El yapımı mobilyada üretim merkezi olacağız

El yapımı mobilyada üretim merkezi olacağız

Antakya’da mobilya üreticilerini tek çatı altında toplayan bir ortak üretim merkezi yapılıyor. Mobilya üreticileri bu merkezde ileri teknoloji ekipmanlarını kullanarak markalaşma yolunda adımlar atacak. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, ortak üretim merkezinin katkısıyla el yapımı butik mobilya üretiminde dünyadaki 10 merkezden biri olmayı hedeflediklerini söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

Antakya, Altınözü, Samandağ ile Yay-ladağı kapsayan ve 7 bin kayıtlı üyesi olan Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, önemli bir projeye imza attı. Suriye’deki savaş nedeniyle ticaretin yanı sıra özellikle turizmde ciddi kan kaybeden Antakya’nın mobilya üretiminde önemli bir merkez olduğunu ifade eden Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin, el yapımı butik mobilya üretimine önemli katkı sağlayacak bir projeye başladıklarını söylüyor.

Antakya’da 7,3 milyon Euro kaynakla devreye giren ortak üretim merkeziyle 100’ün üzerinde mobilya üreticisinin ileri teknoloji ekipmanları birebir kullanmalarını sağlayacaklarını belirten Çinçin, projenin detaylarını ve kentin ekonomik durumuna dair sorularımızı yanıtladı:

Antakya’da sanayi ve ticaret açısından son durum nedir?
Hatay ilinin ekonomik hayatına hakim sektörler ticaret, tarım, sanayi, nakliyecilik ve inşaattır. Fakat maalesef 2011’den itibaren Suriye’deki iç savaş nedeniyle ekonomik büyüme beklenenin gerisinde kaldı. Güvenlik sorunu olduğu izlenimi imajımızı etkiliyor. Savaş ortamı algısı nedeniyle turizm de epey geriledi. Vizelerin kalkmasıyla Halep ve Antakya ortak destinasyon olarak ifade edilmeye başlamıştı. Günübirlik ziyaretlerle kente nakit para giriyordu. En büyük etki turizmde oldu. Tabii Suriye’de yaşanan olaylar nedeniyle siyasi ve ekonomik ilişkiler büyük oranda bozulmuş olsa da Türkiye ve Suriye arasındaki ticaret bir şekilde devam ediyor.

Ticaret hangi noktada ve nasıl yapılıyor?
Aslında rakamlara bakılırsa artış yıllar içinde net bir şekilde görülüyor. 2011 yılında Suriye’ye 96 milyon dolar olan gıda ihracatı 2012 yılında 56, 2013’te 122, 2014’te 224, 2015’te 232 ve 2016’da da 213 milyon dolar oldu. Bu artışın temel nedeni, Hatay üzerinden Suriye’ye giden insani yardımlar. Hatay’ı Suriye’ye ve dolayısıyla Ortadoğu’ya bağlayan sınır kapılarının kapanması genel ihracatı, nakliye ve turizm sektörlerini sekteye uğrattı. Hatay’ın 2015 yılı ihracatı 1 milyar 826 milyon dolarken, 2016 yılında yüzde 4,5 azalarak 1 milyar 744 milyon oldu. 2016 yılında ihracatın yüzde 45’ini gerçekleştirdiğimiz ilk beş ülkeden üçü olan Suriye, Irak ve Mısır ile sorun yaşıyoruz. İlimiz, Ortadoğu’ya yatırım yapmak isteyenler için güvenli bir bölge. Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı, dünya üretim ve tüketim üsleri arasında geçiş noktası.

Peki Suriyeli şirketlerden nasıl bir katkı söz konusu?
Yoğun göç alan bölgelerde Suriyelilerin etkilerini ölçmeye yönelik gerçekleştirilen bir çalışmada Hatay ili için önemli bulgular ortaya çıktı. Çalışmada yapılan ankete göre en yoğun iş kaybı oranı Hatay’da gerçekleşmiş ve işini kaybedenlerin yüzde 87’si işlerini kaybetmeleriyle Suriyeli misafirleri iliş-kilendiriyor. İşin sosyal tarafı düşünüldüğünde 3 milyon mültecinin yüzde 54’ü 18 yaş altı. 900 bin olan eğitim çağındaki çocukların 300 bini eğitim olanaklarından faydalanabiliyor. Ekonomik anlamda ise yeterli düzeylerde olmamakla beraber Suriyelilerin yavaş yavaş kurdukları şirketlerle ekonomik hayata katılmaya başladığını da gözlemliyoruz. İlimizin ticaret ve sanayi odasına kayıtlı toplam 487 Suriyeli firma var. Suriyeli şirketler daha ziyade gıda ticareti yapıyor. Kendi ülkelerine gıda malzemesi yolluyorlar.

Yaptıkları ticaretin boyutu nedir?
Tabii bunun için gayri resmi rakamlara bakmak lazım. Fakat şöyle bir tespitim var. Rejim ile Türkiye’nin tek bağı olarak Hatay’daki Yayladağı kapısı kaldı. Cilvegözü muhaliflerin elinde, diğer bölgeler ise YPG’nin elinde. Rusya, Suriye, İran ittifakının desteklediği rejim ile Türkiye’nin tek bağlantısı Yayladağı kapısı. Dolayısıyla bu önümüzdeki günlerde bölge için ciddi bir avantaj olacaktır. Bu nedenle önümüzdeki süreçte ticaretin daha da artmasını bekliyoruz.

Bu potansiyeli görüp toparlanma sürecine hazır olmak için size başvuran veya yatırım planlayan şirketler var mı?
Bu talebi alacak bir sanayi alanı yok. Sanayi arazisi üretme kapasitemiz yeterli değil. Sit alanları ve tarım alanları nedeniyle sanayi yatırım alanı yok. Hatay ilinde, Antakya ve Payas’ta birer ve İskenderun’da iki tane olmak üzere toplam dört adet organize sanayi bölgesi (OSB) bulunuyor. Söz konusu OSB’lerde 8 bin 500 kişinin üzerinde istihdam sağlanıyor. İldeki OSB’lerimiz yüzde 100 doluluk oranına sahip. Bu nedenle yeni OSB’lerin sanayiye kazandırılması için çalışmalar devam ediyor. Bu kapsamda Hassa, Erzin, Kırıkhan ve Altınözü’nde yeni OSB kurma çalışmaları sürüyor. Hassa’da 80 bin dekar sanayi arazisini OSB haline getirme girişimleri için müteşebbis heyeti de kuruldu. Burayı Amanos Tüneli ile İskenderun’a bağlama girişimi var.

Sanayi ve ticaret ortamını geliştirmek üzere odanızın üzerinde çalıştığı başka proje var mı?
Şu ara üzerinde çalıştığımız ve Hatay’dan mobilya alanında marka çıkarmayı hedefleyen bir projemizi çok önemsiyoruz. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimiyle, Antakya Mobilyacılığını Geliştirme Projesi (ANMOGEP) ile hayata geçirilen ortak üretim merkezi, bilgisayar tabanlı ileri teknoloji üretim makineleriyle donatılarak mobilya sektörünün hizmetine sunulacak. ANMOGEP ile Antakya’daki mobilyacılık sektörünün üretim kalitesi ve kapasitesinin geliştirilmesi, uluslararası pazarda rekabet gücünün artırılması, yeni tasarımlar geliştirilmesi ve markalaşması hedefleniyor.

Projenin içeriği nedir? Merkezden kaç şirket faydalanabilecek?
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uygulanan, Avrupa Birliği ile eş finansmanla gerçekleştirilen Rekabetçi Sektörler Programı’nın ilk dönem projeleri arasında yer alan ve 7,3 milyon Euro bütçesi onaylanan bu proje kapsamında inşa edilen ortak üretim merkezi alanında bir ilk. Antakya el yapımı mobilyada önemli bir noktada. Hatta büyük mobilya şirketlerinin el işi gerektiren işlerinde en önemli tedarikçi. Sırf bu alanda bin kadar mobilyacı var. İleri teknoloji makine ve üretim ekipmanları ile el yapımı mobilya üreticilerine üretim hizmetinin sunulması hedefleniyor. Bu alanda Antakya’dan marka çıkarmak ve dünyada ilk 10 üretici arasına girmek istiyoruz.

Kaç üreticiyi kapsayacak?
Açıkçası belli bir kapasitesi var. Yaklaşık 100 kadar üreticiyi ileri teknoloji ekipmanlarla buluşturacağız ve onların buradaki ekipmanlarla el işçiliğini güçlendirmelerine aracı olacağız. Üretim, danışmanlık, eğiti



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap