Kadın girişimcilerin 3’te 1’ine dokunduk

Kadın girişimcilerin 3’te 1’ine dokunduk

Ekonomist, Garanti Bankası ve KAGİDER işbirliğiyle düzenlenen Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması bu yıl 10’uncu kez yapılacak. Yarışmaya bugüne kadar yaklaşık 31 bin kadın girişimci başvurdu. Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, “Türkiye’de 100 bin civarında kadın girişimci olduğunu düşünürsek, yarışmayla bunların 3’te 1’ine dokunduk” diyor.

BURCU TUVAY
btuvay@ekonomist.com.tr

Bu yıl Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması 10’uncu kez düzenlenecek. Ekonomist Garanti Bankası ve Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) işbirliğiyle düzenlenen yarışma, genetikten nakliyeye, hizmetten servise, turizmden üretime pek çok alanda ve sektörde ekonomiye katılmaya başlamış, yaptığı işe inanan, cesur ve heyecanlı kadınları Türkiye ile tanıştırıyor ve başarı hikâyelerini duyurmalarını sağlıyor.

hb307Türkiye’nin Kadın Girişimci Yarış-ması’na önceki yıllarda yarışmaya katılan ancak derece alamayanlar da başvuruda bulunabiliyor. Başarı hikâyesini Türkiye’yle paylaşmak isteyen tüm kadın girişimciler, www.kadingirisim-ciyarismasi.com web sitesinden ya da tüm Garanti şubelerinden yarışmaya bizzat başvurabiliyor.

Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere, İlk yılında 26 ilden sadece 113 girişimcinin başvurduğu yarışmaya, bugüne kadar yaklaşık 31 bin kişinin katılma talebinde bulunduğunu söylüyor. Karadere, “Türkiye’de 100 bin civarında kadın girişimci olduğunu düşünürsek, yarışmayla ülkemizdeki kadın girişimcilerin 3’te 1’ine dokunduk” diyor.

Nafiz Karadere ile Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nın 10 yılda hangi noktaya geldiğini konuştuk.

Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması fikri nasıl ortaya çıktı? Bize süreci anlatır mısınız?
Garanti Bankası olarak, müşterilerimizden ve Anadolu’yu gezerken tanıştığımız kadın girişimcilerden birbirinden etkileyici başarı hikâyeleri dinliyorduk. Bir kısmına sahada tanık olduğumuz hikâyelerin etkisi ve Türkiye gibi gelişen ekonomiler için kadın işgücünün ne kadar önemli olduğunun farkındalığıyla, 2006 yılında harekete geçtik. Böylece, kadın girişimciliğini farklı bir segmentte değerlendiren ilk banka olduk.

Öncelikle Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’da, kadın girişimcilere özel ürün ve hizmetler sunan kurumlardaki uygulamaları inceledik. Türkiye’de araştırmalar yaptık. Sahada edindiğimiz tecrübeye ek olarak araştırmalarda ortaya çıkan kadın istihdamı ve girişimciliği konusundaki veriler, bu konudaki engelleri çok net görmemizi sağladı.

Ne gibi veriler buldunuz?
Tespitlerimiz doğrultusunda çalışmalarımızı, 10 yıl boyunca finansman yönetimi, cesaretlendirme ve eğitim olmak üzere üç temel alanda yoğunlaştırdık. Bugün geldiğimiz noktada; kadın girişimcilerin yeni pazarlara açılması ve uluslararası ağlara katılması için yaptığımız çalışmalarla, dört temele dayanan bir yapıya ulaştık.

2006’da yola çıkarken oluşturduğumuz üç temelli yapı kapsamında; özellikle finansman alanındaki sorunlara çözüm bulmak amacıyla Kadın Girişimci Destek Paketi ürünümüzü geliştirdik. Ancak finansmanı doğru kullanmak, üretime çevirmek ve istihdama katkı sağlamak için, yol göstermenin finansman sağlamaktan daha önemli olduğuna inandık. Bu nedenle 2007’de kadın girişimcileri cesaretlendirmek, rol modellerini kamuoyuyla paylaşıp hemcinslerinin bu işi başarabildiğini göstermek amacıyla, Ekonomist dergisi ve KAGİDER işbirliğiyle Türkiye’nin Kadın Girişimcisi Yarışması’nı hayata geçirdik.

Yarışmaya katılım anlamında nasıl bir değişim yaşandı?
Bu yıl 10’uncusunu gerçekleştirdiğimiz yarışma, kadın girişimcileri cesaretlendirmek için yaptığımız çalışmaların lokomotifi oldu. İlk yılında 26 ilden sadece 113 girişimcinin başvurduğu yarışmaya, bugüne kadar yaklaşık 31 bin kişi katılma talebinde bulundu. Ulaştığımız kadın girişimci sayısı, ne kadar doğru bir iş yaptığımızın göstergesi oldu. Yarışmaya ilginin her geçen yıl artması, bizi daha iyisini yapmak için teşvik ediyor.

Yarışma kadın girişimciliğin gelişmesi anlamında nasıl bir sinerji yarattı?
Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (UN CSW) 59’uncu oturumunda, Türkiye’den İyi Uygulama Örneği olarak anlattığımız yarışmanın başarısı bize gurur veriyor. Yarışma, her şeyden önce girişimci kadınların başarılarının farkına varmasını, kendilerine inançlarının pekişmesini sağlıyor. Ortaya çıkan başarı hikâyeleri, iş hayatına yeni atılan kadın girişimcilere yol gösteriyor ve ilham kaynağı oluyor.

Bütün hikâyelerde cesaretin yanı sıra, azim, kararlılık, hedefe odaklanma, çok çalışma ve elbette kadın duruşu, ortak nokta olarak dikkat çekiyor. Yarışma kadınlara motivasyon sağlamasının yanı sıra, girişimcilerin faydalı iş ilişkileri geliştirebilecekleri bir platform da sunuyor. Yarışma sayesinde doğan etkileşimin, daha fazla kadının girişimciliğe adım atmasını teşvik ettiğine inanıyoruz. Türkiye’de 100 bin civarında kadın girişimci olduğunu düşünürsek, yarışmayla ülkemizdeki kadın girişimcilerin 3’te 1’ine dokunduk.

Derece alan kadın girişimcilere yarışma nasıl bir katkı sağlıyor?
Her biri kendi iş alanlarında önemli başarılara imza atıyor, biz de onlara destek veriyoruz. Yarışmada dereceye giren kadın girişimciler KAGİDER’in üyesi olarak, dernekte de aktif görev alıyor. Bu nedenlerle, girişimci kadınların ne kadar çok şey yaptıklarını görmeleri, başarılarının farkına varmaları, diğer kadınlara ilham ve örnek olmaları için, yarışmaya daha fazla başvuru yapılmasının önemli olduğunu düşünüyoruz.

10 YILDA YARIŞMADA NELER DEĞİŞTİ?
Yarışmanın ilk yılarında, hakim ortak olduğu şirketi yıllık 25 milyon TL’nin altında ciro yapan ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her kadın girişimci, başarı hikayesini paylaşmak üzere seçmelere katılabilmişti. Bu koşullara sahip girişimciler kendileri aday olabildikleri gibi, bağlı oldukları kurum veya diğer kişiler tarafından da aday gösterilebildiler. 2013 yılında başvuru koşullarını değiştirilerek, Türkiye’de yaşayan ve hakim ortak olduğu işletmenin yıllık cirosu 40 milyon TL’nin altında kalan tüm kadın girişimciler yarışmaya kabul edildi.

Yarışmanın başında en başarılı üç projeye ödül veriliyor; birinciye 20 bin TL, ikinciye 15 bin TL, üçüncüye ise 10 bin TL değerinde bonus yüklenmiş Aynalı Bonus kart hediye ediliyordu. 2009’dan itibaren Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi de 5 bin TL bonus yüklü Aynalı Bonus Card verilerek ödüllendirilmeye başladı. 2010’da yarışmanın ödülleri değiştirilerek; birinciye 20 bin TL, ikinciye 15 bin TL, üçüncüye 10 bin TL, Yılın Kadın Sosyal Girişimcisi’ne 5 bin TL nakit para ödülü hediye edilmeye başladı.

2011’de ilk kez Türkiye’nin Gelecek Vaat Eden Kadın Girişimcisi ve Yöresinde Fark Yaratan Kadın Girişimci kategorilerinde ödül verilmeye başlandı. Bu değişiklikle hedef, sadece büyük ölçekli işletmeleri değil, ölçeği ne olursa olsun tüm kadın girişimcileri teşvik etmekti.

2013’te yarışmaya bir kategori daha eklenerek, Türkiye’nin Kadın Sosyal Girişimcisi de ödüllendirildi. Yeni kategoriyle, bir sosyal sorunun veya ihtiyacın farkına varan, girişimcilik anlayışıyla ürettiği çözümlerle sosyal değişim yaratmayı hedefleyen adayların başarılarına ışık tutulması hedeflendi.

Yarışmanın ilk yıllarında, kadın girişimciler, yaratıcı ve üretici fikrin sermaye ile birleştirilmesi, gelişmeye uygun yeni bir projeyle alanında/sektöründe fark yaratılması, dış pazarlara yönelik çalışmalar yapılması ve büyüme stratejileri hazırlanması, istihdam yaratılması gibi kriterlere göre değerlendirildi. 2013’te başvurular, risk alma, cesaretli olma, etkin müşteri ilişkileri yönetimi, pazarlama faaliyetlerinde farklılaşma, finansal yapı, yöre ekonomisine katkıda bulunarakfark yaratma, çevreye duyarlı olma, sosyal bir soruna yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler getirme kriterlerine göre değerlendirilmeye başlandı.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap