Kamu-özel işbirliğini Körfez’e taşıyacağız

Kamu-özel işbirliğini Körfez’e taşıyacağız

Kayseri, Manisa, Konya ve Şanlıurfa’da kamu ve özel sektör işbirliği (PPP) modeliyle şehir hastanesi yatırımlarını sürdüren YDA Group, bu modelle yurtdışında da işlere imza atmayı planlıyor. 5 milyar TL aktif büyüklüğe sahip YDA Group’un yönetim kurulu başkanı Hüseyin Arslan, PPP modelini Suudi Arabistan ve Katar başta olmak üzere yurtdışına taşımak üzere talepler aldıklarını söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

İnşaat, tarım, sağlık, bilişim, havacılık sektörlerinde 2 milyar TL ciroya sahip olan YDA Group, üstlendiği dört şehir hastanesinin ikisini bu yıl teslim edecek. 5 bin yatak kapasiteli 2 milyar Euro’luk dört şehir hastanesini kamu ve özel sektör işbirliği (Public Private Partnerships -PPP) modeliyle yapan YDA, bu modeli yurtdışına da taşıyacak.

YDA Group Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Arslan, Suudi Arabistan ve Katar başta olmak üzere PPP modelini yurtdışına taşımak üzere talepler aldıklarını ifade ediyor. Bu modeli yurtdışında 100 kadar organizasyonda anlattıklarını ve büyük ilgi gördüğünü aktaran Arslan, üç yıllık süreçte yurti-çinde devam eden projelere odaklanacaklarını ve ardından bu bilgi birikimini yurtdışına taşıyacaklarını anlatıyor.

Son dönemde şehir hastanesi yatırımlarıyla dikkat çeken grup açısından bu yıl nasıl bir hedef var?
Sağlık, gayrimenkul, inşaat, havacılık, tarım sektörlerinde iş yapan YDA, riski dağıtmış bir şirket. Şunu söylemek gerekir ki, 2016 yılı ekonomik anlamda sıkıntılı geçmesine rağmen YDA için iyi geçti. Krizleri fırsata dönüştürmeyi başardık. 2016’da en büyük avantajımız, yatırımlarda sağladığımız uluslararası krediler oldu. Bildiğiniz gibi dört şehir hastanesi ve bir havalimanı yatırımımız var. Bunların hepsi döviz bazında anahtar teslim projeler ve finansmanları sağlandı. Mesela Konya Şehir Hastanesi’nde hibrit bir finansman modeline gittik. 350 milyon Euro bütçeli bu proje için 18 yıl vadeli, hem İslam hem de konvansiyonel bankacılıktan kredi aldık. PPP modeliyle yapılan bir şehir hastanesine İslam Kalkınma Bankası ilk defa finansman sağladı. Hatta İslam Kalkınma Banka-sı’nın Türkiye’deki ilk proje finansmanı bu oldu. Manisa projemizde ise tam İslami finansman olacak.

Bu yıl büyüme planınız nedir?
Dediğim gibi geçen yılı iyi rakamlarla kapattık. 2016’da öz sermayemiz 1,1 milyar TL’ye çıktı. Konsolide brüt kârımız 531 milyon TL, aktifte yüzde 49 büyüdük. 5 milyar TL aktif büyüklüğe ve 2 milyar TL ciroya ulaşan grubumuz bu yıl ise ciddi bir büyüme yakalayacak.

Bu yüksek büyüme nereden gelecek?
Devam eden gayrimenkul projelerimizin bitmesi, özellikle de altyapıdaki işlerimiz çift haneli büyümeyi sağlayacak. Kayseri ve Manisa’da yaptığımız iki şehir hastanesi işletmeye açılacak. Bunların katkısıyla 2017’de ciroda 5 milyar TL büyüklüğe ulaşmış oluruz.

Gündemde yeni yatırım var mı?
2017 yılında hem alt hem üst yapıda önemli işler üstlenmeye devam edeceğiz. Mesela Dalaman Havalimanı’nda 250 milyon Euro’luk yeni terminal yatırımımız var. 2018’de hizmete açmayı planlıyoruz. Şu an 5 bin yatak kapasiteli ve 2 milyar Euro’luk dört şehir hastanesi yatırımımız devam ediyor. Bunlardan bin 600 yataklı Kayseri projemiz haziranda bitecek ve temmuz gibi açarız. Manisa ise yaklaşık 600 yataklı bir hastane olacak ve bu hastaneyi de bu yıl hizmete açacağız. Konya bin 250, Şanlıurfa bin 700 yataklı olacak. Bunların hepsinin finansmanları yurtdışından sağlandı. 15-18 yıl vadeli ve proje dışında teminat vermediğimiz projeler.

Peki İstanbul’daki finans merkezi projenizde son durum nedir?
İstanbul’da finans merkez projesinin ilk ayağını biz yapıyoruz. BDDK’nın hizmet binasını yapıyoruz. Ayrıca Halk-bank GYO tarafından çıkarılan Halkbank kulelerinin müteahhitliğini yapıyoruz. 150 milyon TL bütçeli bu projede inşaat çalışmaları sürüyor. Ankara’da da gayrimenkul geliştirme projelerimiz var.

Grubun faal olduğu alanlardan biri de tarım. Orada nasıl bir yapılanmanız var?
Tarımda jeotermal kaynaklarla beslenen seralarımız var. İç ve dış pazar için domates üretiyoruz. İzmir’in Dikili
bölgesinde 3 bin dönüm arazi üzerinde 150 bin metrekare kapalı alana sahip alanda üretim yapıyoruz. Biz tarım sektörünü seviyoruz. Çünkü sürdürülebilir sektörlerden bir tanesi. YDA olarak geleceği planlarken stratejik sektörlere yatırım yapıyoruz.

Bu dönemde yeni girdiğiniz işler olacak mı?
Tabii girdiğimiz yeni işler oldu. Mesela bu yılın başında bilişim ve hizmet sektöründe bir girişimimiz oldu. Hizmet sektörünü çok önemsiyoruz. Neticede havalimanı, hastaneler, sosyal yaşam merkezi ve yurtlar yapıyoruz. Bunların hizmet tarafı da var. Batı’da önemli hizmet şirketleri var, Türkiye’de de bunu yapabiliriz. Hizmet sektöründeki en önemli konu yüksek istihdam. Biz de buradan yola çıkarak bir Facility Management Services şirketini kurduk ve bu yıl hizmet sektörüne girmiş olduk. Gayrimenkul sektöründeki kiralanabilir alanlar, site yönetimleri, havalimanı ve hastanelerle bu alanda büyük bir ölçeğe ulaşacağız. Bunu yurtdışına da açabiliriz.

Yurtdışı nasıl olacak?
Altyapı, hizmet, bilişim, gayrimenkul sektörlerini tek çatı altında toplayıp bu modelle açılabiliriz. Yurtiçi ve yurtdışında müteahhitlik tarafımız devam edecek. Ama biz altyapı yatırım tarafında büyümeyi istiyoruz. Bu tecrübemizi yurtdışına da taşımak istiyoruz. PPP’leri yurtdışına ihraç etmek üzere özellikle Körfez ve Kazakistan’dan talep var. Önümüzdeki üç yıl yurtiçinde elimizdeki portföye odaklanmak istiyoruz. Sonrasında ise PPP modelini Kazakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Afrika ülkelerine taşımak istiyoruz. Bakınız son üç yılda 100’ün üzerinde uluslararası PPP konferansına katıldım. Dolayısıyla bu iş yurtdışına taşınabilir.

Beş yıl sonra grubu nerede görüyorsunuz?
Üç yıl sonra 7,5 milyar TL cirolu bir grup olacağız. İstihdamı 20 binin üzerine çıkmış bir YDA düşlüyorum. Küresel altyapı şirketi olarak yerini almış bir grupla, sürdürülebilir bir YDA altyapısını hazırlamak asıl hedef.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap