Kilo başına ihracatı 60 dolara taşıyacağız

Kilo başına ihracatı 60 dolara taşıyacağız

DowAksa Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Berkman, şirketin şu anda yaklaşık 18 dolar olan kilo başına ihracat gelirini 60 dolara taşımayı hedeflediklerini söylüyor. Şirket, bunun için savunma sanayiindeki iHA’lar başta olmak üzere önemli ürünlerin üretimine yönelik yatırımlar planlıyor. Berkman, 10 yılda 1 milyar dolarlık yatırım yapmak hedefiyle ilerlediklerini kaydediyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

DowAksa, kompozit sektöründe Türkiye’nin ilk üreticisi olarak 2012 yılında Dow Chemical ve Aksa Akrilik ortak girişimiyle kurulmuştu. Şirket, savunma sanayiinde insansız hava araçları (IHA) için yaptığı üretimin yanı sıra yeni alanlara da giriyor.

DowAksa Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Ali Berkman, kompoziti insansız hava uçaklarının yanı sıra inşaat, enerji, tekstil gibi sektörlere de taşımak üzere çalışmalar yürüttüklerini söylüyor. Berkman, yüksek katma değerli üretimle hedeflerinin ihracatta kilo başına 60 dolara ulaşmak olduğunu ifade ediyor.

Sanayideki dönüşümde başarıyı yakalamanın katma değerli üretimden geçtiğini söyleyen Mehmet Ali Berkman, sorularımızı yanıtladı.

Akkök Holding kuruluşlarından biri olan Aksa Akrilik’te bir dönüşüm yaşandı ve bu yeni bir sektörün doğmasına ön ayak oldu. Bu dönüşümü anlatır mısınız?
Biz Aksa olarak karbon elyaf üretim işine 2008 yılında başladık. Aksa kısa sürede tek fabrikada dünyanın en büyük kapasitesine sahip şirketlerden biri oldu. Akrilik elyafta sadece tekstile üretim yapmaktansa ileri teknoloji içeren alanlara yönelik girişimlerimiz de oldu. Biz piyasaya girdiğimizde dünyada kilosu 23 dolar olan ürün bir anda 13 dolara indi. Çünkü bu alan iki Amerikalı ve üç Japon şirketin domine ettiği bir pazardı ve yeni şirketleri zorlamak istediler. Biz elyafta güçlü pozisyonda iken Dow bize ortaklık teklifiyle geldi. Neticede onların reçinedeki gücü bizim elyaftaki kurulu gücümüzle birleşti ve bugüne gelindi.

Şirketin pazarda durumu nedir?
Öncelikle kompozit sektöründe Türkiye’nin tek şirketiyiz, dünyanın da önde gelen isimlerindeniz. Türkiye’nin üretiminin olmadığı bir alanda üretimimizi devam ettiriyoruz. Yerli insansız hava uçakları için ana kom-pozit malzemeyi üretmek üzere çalışmalarımız sürüyor. Savunma sanayi-indeki bu girişimlerimizin yanı sıra yeni ürünlere yönelik teknik çalışmalarımız da var. Otomotiv, inşaat, petrol platformları ve tekstilde yer alacak teknolojiler üzerinde çalışıyoruz.

Akrilikten elyaf ve ardından karbon elyaf üretimine geçmenizin gelirlerinize nasıl yansıması oldu?
Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. Kompozit ürünlerin Türkiye’de bir pazarı yok. Bu ürünlerimizin tamamı ihraç ediliyor. Şimdi sözünü ettiğim ürünlerle birlikte iç pazarda da yaygınlaşmaya başlayacaktır. Biz bu sektöre girdiğimizde 13 dolar olan kilo başına ihracatımız şu an 18-20 dolar. IHA’la-rın kanat malzemesi üretimiyle birlikte bu rakam kilo başına 23-25 doları bulacaktır. En nihayetinde kilosu 60 dolarlara kadar gidecek bir iş kolu bu. Hedefimiz bu rakamlara ulaşmak.

Şu an şirketin ciro ve üretim gücü nedir? Yeni ürünlerle birlikte hedefiniz nedir?
300’e yakın çalışanımız var ve bunun yüzde 85’i mühendis. Bizim ürettiğimiz ürün hafif olduğu için dünya genelinde 60 bin ton toplam üretim var. Bizim üretimimiz ise 3 bin 500 ton. Hedefimiz 10 yıl içinde 1 milyar dolarlık yatırımla 30 bin ton üretim gücüne ulaşmak. Fakat bunun için teşvikleri bekliyoruz.

Şirketin cirosu nedir?
Biz şu an yaklaşık 50 milyon dolar civarında ciro yapıyoruz. Küçük bir şirketiz ama dev işler yapacak bir şirketin temelini attık. Bu noktada dediğim gibi teşvikler çok önemli.

İş dünyası yeni bir teşvik beklentisinde. Sizin teşviklerden beklentiniz nedir?
Öncelikle yüksek teknoloji ürünler klasik yatırımlar ve teşviklerle yürümez. Bizde ana teşvik anlayışı vergi indirimidir. Sistem KDV veya gümrük vergisi almıyor. Gelir vergisinde indirim yapıyor. Fakat yüksek katma değerli üretim için öncelikli olan finansman desteğidir. Mesela Savunma Müsteşarlığı bir teminat karşılığı baştan bir teşvik veriyor, eğer başarılı olursanız o parayı hibe ediyor. Bunun yanı sıra en büyük girdi olan enerjide bir düzenleme yapılabilir. Ülkemizde duy fiyatı 8 cent iken Amerika’da 2,5 cent. Enerji fiyatlarında stratejik ürünlerde özel bir uygulama yapılmalı. Bir de tabii insan kaynağı.

Savunma Müsteşarlığı’nın da katılımıyla Yalova’da Kompozit İhtisas OSB’nin açılmasına öncülük ettiniz. Bu alana girecek şirketler var mı?
Neticede enerjiden bilgisayara kadar her alanda kullanılan çeliğin yeri-ni tutacak bir malzemeden söz ediyoruz. Yalova’da bu doğrultuda OSB kuruldu. Bizim ardımızdan yeni şirketler de devreye girecek. Şu an her şey hazır, yeni şirketlerin gelmesi bekleniyor. Malzemenin yaygınlık kazanmasıyla Kocaeli ve Yalova bu alanda merkez olacak.

Kompozitte üzerinde çalıştığınız yeni ürünler var mı? Hangi alanlara gireceksiniz?
Yakında Yalova’da bir test yapılacak. Sunacağımız ürünle binalar yıkılmayacak. Binanın taşıyıcı kolonlarını kundaklar gibi saran bu ürünle mukavemetini güçlendireceğiz. Sallanan ama yıkılmayan bir yapıya kavuşulacak. Enerjide de bir girişimimiz var. Kontratı imzalanan ürünümüz henüz yapım aşamasında. Buna göre ithal edilen rüzgar santrali kanatlarını kısa sürede yerli olarak biz üreteceğiz.

Yaptığınız bu yatırımlarla ne kadarlık bir ithalat önlenmiş olacak?
Çok farklı sektörler var, o nedenle bir şey diyemem. Mesela savunmada üretimimiz olmayan bir alana girmiş oluyoruz. İnşaatta olmayan bir ürün, enerjide ise tamamen ithal bir ürünü üreteceğiz.

Bu girişimlerinizle Sanayi 4.0’a yönelik görüşleriniz neler? Türkiye’nin bu yolda adımlarını hızlandırması neye bağlı?
Yüksek teknolojili üretimlerle bu yolda önemli adımlar atılıyor. Fakat Türkiye için henüz çok yol var. Ben uzun yıllar Arçelik’te çalıştım. Ayrıldığımda bugünün teknolojileri üzerinde çalışıyorduk. Baktığınızda 16 yıl geçmiş, neticede bu uzun zaman alan bir yol. Biz Türkiye’yi gerçekten ileri teknoloji ürünleri üretebilen bir noktaya getirmek istiyorsak, bizim gibi veya Arçelik gibi örnekleri artırmamız lazım. Türkiye bu yolda ilerleyecekse, bu örnekleri çoğaltarak gidebilir.
“RUSYA’DA ÇALIŞMALAR DURDU”

DowAksa’nın ABD, Almanya ve Rusya’da şirketleri olduğunu aktaran Mehmet Ali Berkman, Rusya’da yüzde 33 ortak oldukları şirkette çalışmaların çıkan krizin ardından devam etmediğini anlatıyor. Berkman, şunları söylüyor: “Ruslarla petrol boruları konusunda AR-GE çalışmaları süren ürünlere yönelik çalışmalarımız vardı.

Problemler nedeniyle işler yavaşladı. Hatta çalışmalar devam etmiyor, bizim Türk mühendisler devam edemiyor. Kompozitten 4 metre çapında boru hatları yapmak istiyorduk. Çeliğe göre hafif ve paslanmaz özelliğiyle öne çıkabilecek bu ürün için şimdilik Ruslar çalışmaları kendileri yürütüyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap