Konutta yatırımdan oturuma geçiş var

Konutta yatırımdan oturuma geçiş var

Türkiye’de son 10 yılda hızlı bir büyüme gösteren gayrimenkul sektöründe son dönemde trendlerde değişim yaşanıyor. Eskinin yüzde 50-60’lara varan kâr marjları artık yok. Bu durum ise yatırım amaçlı konut alımını azaltıyor.

LEVENT GÖKMEN
lgokmen@ekonomist.com.tr

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya, “Alımlarda yatırım amaçlıdan oturum amaçlıya doğru bir geçiş yaşanıyor” diyor. Gayrimenkul sektörü Türkiye’de her dönem güvenli limandır. Ancak son 10 yılda birbiri ardına lüks projelerin sunulduğu gayrimenkul pazarında dinamikler de değişmeye başladı. Eskiden inşaat başlarken konut alımı yapan bir yatırımcı inşaat tamamlandığında yüzde 50-60’lara varan kâr elde ederdi. Ancak şimdi durum değişti ve eski kâr marjları kalmadı. Kârlılığın azalması, gayrimenkul fiyatlarının çok yükselmesi yatırımcıların eğilimlerine de yansıyor.

TSKB Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Makbule Yönel Maya ile gayrimenkul sektörünü ve değişen trendleri konuştuk.

2017 yılı gayrimenkul sektörü için nasıl geçiyor?
Bu yıl teşvikler, konut kredisi faiz oranlarındaki düşüş trendi kapsamında özelikle konut tarafında hareketli başlamıştı. İkinci çeyrekte ise bu hareketlilik ilk çeyreğe göre nispeten azaldı. Bu yıl bana göre gayri-menkule dayalı ezberlerin her alt fonksiyon bazında değişmeye başladığı bir yıl. Konutta genel olarak hissettiğim, alımların yatırım amaçlıdan daha çok oturum amaçlıya doğru bir geçiş yaşamakta olduğu. Ayrıca, kredi faiz oranlarının yüzde 1 altı cazip nitelendirdiğimiz seviyelerde iken alım motivasyonunu artırıcı etki yaptığı bir ortamdan bahsetmek mümkün. AVM ve ofiste ise dolar ve Euro bazlı kira piyasalarının olmasından kaynaklı olarak kur sabitlemeleri, stoka eklenen ofisler ve yeni kiracı potansiyelindeki daralma bu aralar gündemi oluşturan temel maddeler.

3 Temmuz’da yürürlüğe giren Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’ne kadar yapılan yeni düzenlemeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce kentsel dönüşümün önü açılır mı?
Direkt etkiden bahsetmek bence çok mümkün değil. Sadece 1 Ekim 2017’ye kadar alınacak ruhsatlar için ilave kazanım alanları ile kentsel dönüşüm görüşmelerini sürdüren geliştirme firmaları ve arsa sahipleri arasındaki anlaşmalardaki alanlar, bu tarihten sonra alınacak ruhsatlarda ilgili madde uzatılmadığı takdirde geçerli olmayacaktır. Bu nedenle uzlaşma görüşmelerinin ve anlaşmaların yeni yönetmeliğe göre tekrar değişmesinin gündeme gelme potansiyeli bulunuyor.

Kentsel dönüşümün hız kazanması için neler yapılmalı?
Kat/arsa malikleri ile müteahhitler arasındaki ‘anlaşabilme’ konusu bence çok önemli. Her iki taraf da biraz empati yapabilse keşke. Bu işin direnç noktasını oluşturan kısım bence açgözlülük. Bazen öyle uzlaşma görüşmeleri görüyoruz ki kat maliklerinin isteklerini yeri getirdiğinizde müteahhit işten para kazanamıyor. Dolayısıyla uzlaşılamıyor. Çok ironik olacak ama tecrübe ettiğim bazı toplantılarda ‘bir düzenleme ile arsa sahibi tavan kazanç oranı ile müteahhit kâr oranı tavan şartı mı gelse’ diye düşünüyorum. Vatandaş kentsel dönüşüm için kendisi açısından SWOT analizini bence iyi yapmalı. Artısı, eksisi, fırsatı ve tehdidi alt alta yazıp bir bakmalı, resmin hangi tarafı daha ağır basıyor. Bir de her zaman çok, en iyi değildir bana göre. Bunun unutulmaması gerekli. Güven, önceki tecrübeler gibi unsurlar da önemli emarelerdir.

Gayrimenkulde tüketici eğilimleri nasıl değişiyor?
Yatırımda kiralama dengesi, bölgede talep gören gayrimenkul tipi, bölgesel gelişmelerin hangi gayrimenkul tipini daha olumlu etkileyeceği gibi unsurlar ön plana çıkıyor. Yatırım amaçlı alınan gayrimenkulde ödenen miktar daha önemli. Sırf bu nedenle özelikle konut projelerinde yatırım amaçlı alınan dairelerin metrekarelerinin daha düşük olduğunu gözlemliyoruz. Büyük metrekareler ise konutta daha çok oturum amaçlı tercih ediliyor. Ofiste ise yatırım amaçlı ile kullanım amaçlı arasındaki farklılaşma daha da derinleşiyor. Çünkü ofiste kullanıcı olmak hitap ettiğiniz sektörden tutun da çalışan kişi sayısına kadar, çalışan profilinden firmanın kullanım alanlarına,minimum standartlarına kadar birçok değişken söz konusu.

Son dönemde ortaya çıkan yeni trendler neler?
Konutta emsalden kazanmak adına yapılmayan balkonlara bir geri dönüş var. Akıllı kullanıma yönelik tasarlanan plan tipleri gün geçtikçe daha öncelikli hale geliyor. Bir de deneyimleme kelimesi bence her geçen gün daha kıymetli hale geliyor. Yaptığınız her gayrimenkul yatırımı yatırımcının deneyimlemesi adına önemli. Bu deneyimlemelerden doğru ders çıkartan geliştiriciler her geçen gün daha başarılı hale gelirken, bu deneyimlemeleri doğru okuyamayanlar giderek ayrışmaya başlıyor.

Gayrimenkul fiyatları önümüzdeki dönemde nasıl bir seyir izler? Gevşeme olur mu?
Bölgesel hareketler görülebilir. Bir de tabii kimin nakde ne kadar ihtiyacı olacağı bu dönemde belirleyici unsur olacaktır. Gevşeme noktasında ise genel bir durumdan bahsetmek bence doğru olmaz.

Darbe girişimi sonrası piyasaları canlandırmak için yapılan çalışmalar sonrasında şu anda durum nedir?
İlk etapta verilen teşvik ve yapılan indirimler piyasada çok olumlu geri dönüşleri beraberinde getirdi. Zaman içinde sezon etkisiyle birlikte bir yavaşlamadan bahsetmek mümkün. Eylül ve okulların açıldığı tarihten sonraki süreç bize bu noktada daha çok ışık tutacaktır.

Yabancı yatırımcıların ülkemize olan talebi ne durumda? Bu yılı ne kadarlık yabancıya satışla tamamlarız?
Konut yatırımı anlamında soruyorsanız buradaki hacim hiçbir zaman çok önemli miktarlara ulaşmamıştı. Yıllık 10 bin adet konut satışlarından 20 binli seviyelere çıktık ki toplam konut satışları içindeki payı 2013’ten bu yana yüzde 2’yi geçemedi. Geçtiğimiz yıl yapılan toplam satışların yüzde 1,4’ü yabancı satışlardan oluşuyordu. Ben açıkçası bu yılın da geçen yıla çok benzer bir seviyede kapanacağını öngörüyorum.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap