Odaklandığımız müşteri segmentinde büyüyeceğiz

Odaklandığımız müşteri segmentinde büyüyeceğiz

Geçen yılı yeni stratejisiyle birlikte yeniden yapılanma yılı olarak geçiren HSBC Türkiye, bu yılı ise yatırım dönemi ilan etti. Genel Müdür Selim Kervancı, odaklandıkları müşteri segmentinde sıçrama yapacaklarını söylüyor. Selim Kervancı, “Doğru müşteri segmenti ve doğru yapıyla daha verimli ve kârlı hale geldik. Amacımız da sürdürülebilir kârlılığa ulaşmak” diyor.

TALİP YILMAZ                                       GÖZDE YENİOVA
tyilmaz@ekonomist.com.tr                gyeniova@ekonomist.com.tr

Türkiye’de kalma kararının açıklanmasının ardından oluşturduğu stratejiyle yeniden yapılanma dönemini geçen yıl tamamlayan HSBC Türkiye, hedefi olan kârlılığa da bu yıl ulaştı. Yeni stratejiyle kurumsal ve yatırım bankacılığı ile bireysel bankacılıkta orta üst ve üst gelir segmentine odaklanan HSBC Türkiye, hedeflediği segmentlerde yüzde 30’luk kredi büyümesi yakaladı.

Bundan sonraki hedef de büyüme ve kârlılığı devam ettirmek. Geçen yıl göreve gelen genel müdür Selim Kervancı ile HSBC’nin yeniden yapılanma dönemini ve gelecek ajandasını konuştuk. Selim Kervancı’nın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

Göreve geldiğiniz sürenin ardından bir yıllık dönem geride kaldı. 2015’te strateji değiştirerek Türkiye’de kalan ve 2016’da yeniden yapılanan HSBC’de bu dönüşüm sürecinde neler yaptığınızı anlatır mısınız?
Bildiğiniz gibi 1 Temmuz 2016 yılında göreve geldim. Şubat 2016 tarihinde de HSBC Grubu Türkiye’de sürdürülebilir kârlılığa ulaşacak şekilde kalma kararını açıklamıştı. Ben 21 yıldır HSBC’de görev yapıyordum. Türkiye’den önce Dubai’deydim. Türkiye’de kalma kararımızı açıkladıktan sonra kendimize yeni bir strateji belirledik. Özellikle kurumsal ve yatırım bankacılığı ile bireysel bankacılıkta orta üst ve üst gelir segmentine odaklanarak yol almaya karar verdik. Ben göreve geldikten sonra 2016 yılının ikinci yarısı bizim için yeniden yapılanma dönemi oldu.

Yeniden yapılanma çerçevesinde neler yapıldı?
Yeni stratejimize uygun olarak şube ağımızı yeniledik. Şu anda 89 şube, 2 bin 600 çalışana sahibiz. Daha önce 280 şubemiz vardı. Buna bağlı olarak genel müdürlük ekip ve birimlerimizi bu yapıya uygun şekilde oluşturduk. Tamamıyla ürün portföyümüzü gözden geçirdik. Bu kapsamda artık rekabet edemeyeceğimiz ve fark yaratamayacağımız ürünlerimizi eleyerek daha iyi olduğumuz ürünlere yatırım yapma kararı aldık, müşteri portföyümüzü de gözden geçirdik. 2017 yılı ise yatırım yılı oldu.

Bu zamana kadar ne gibi yatırımlar yapıldı?
Yatırımların bir kısmı 2016 yılının son çeyreğinde başladı. Bunların en önemlisi ana bankacılık sistemi. İleriye dönük olarak stratejimize yön verecek teknoloji altyapımızı sıfırdan yeniliyoruz. Bu hizmeti bir Türk şirketinden alıyoruz. 117 milyon dolarlık bütçesi olan bir proje. Yatırımın yüzde 60’ı tamamlandı, şu an test aşamasındayız. Ürün tarafında ise Advantage markamızı güçlendirmek için yatırım yaptık. Çalışanlarımıza da yatırım yapmaya devam ediyoruz.

2017 yılı ilk yarıda bankanın aktif, kredi, mevduatta büyüme ve kârlılık performansı nasıl oldu?
Yeniden yapılanma ve yatırımlarımızın pozitif etkilerini bilançolarımızda görüyoruz. 2017 yılının altı ayında 93 milyon TL vergi öncesi kâr elde ettik. 2016 yılı sonunda 352 milyon TL zarar yazmıştık. 2017’deki kârda yapılandırma maliyetlerinin de içinde olduğu düşünüldüğünde, iyi bir performans. Toplamda bakıldığında yılbaşına göre kredilerde yüzde 4 büyüdük ama orada önemli olan, bizim yeni hedef kitle olarak belirlediğimiz segmentte ne yaptığımız? Orada da kredilerimizi yüzde 30 büyüttük.

Gelirlerimiz 791 milyon TL olarak gerçekleşti. Giderlerimiz yüzde 27 azalarak 479 milyon TL oldu. Aktif büyüklüğümüz ise 26,8 milyar TL olarak gerçekleşti. 2016 yılsonu aktif büyüklüğümüz 24,4 milyar TL idi. Doğru müşteri segmenti ve doğru yapıyla daha verimli ve kârlı hale geldik. Amacımız da sürdürülebilir kârlılığa ulaşmak.

Kurumsal ve bireysel tarafta yatırım yılı diyorsunuz. Aktif, kredi ve mevduatta bir sıçrama bekliyor musunuz?
Odaklandığımız müşteri segmentinde sıçrama olacak. 2017, yatırım yılı olmasına rağmen odaklandığımız alanda sektör üzerinde kredi büyüme oranına ulaştık. Mevduat tarafında bu seviyelerde gideriz. Kredi büyümesi kurumsal tarafından geldiği için kârlılığa da etkisi oldu. Portföyümüzde kurumsal krediler yüzde 65, bireysel taraf ise yüzde 35 civarında. Bu dağılımın yüzde 70-30 civarına oturacağını düşünüyoruz.

Kredi faizlerinin geldiği nokta için görüşünüz nedir?
Türkiye’de bankacılık sektörüne baktığımızda kârlılık yüksek. Ama bu kârı elde etmek için bankaların ne kadar sermaye koyduklarına bakmak lazım. Aslında abartılı rakamlar olmadığını görüyoruz. Bankalar elindeki her şeyi krediye dönüştürmüş durumda. Bunun arkasında yaratılan istihdam kaynağı var. Bu yatırımları yapmayıp sabit getirili menkul kıymetlere yatırım yapsalardı, yüzde 11-12 civarında getiri elde edeceklerdi. Bu yatırımları yaparak ve ilgili riskleri alarak bunun üzerine 1-1,5 puan getiri elde ettiklerini görüyoruz. Diğer ülkelere bakıldığında makul rakamlar olarak ortaya çıkıyor.

Bundan sonraki süreçte nasıl adımlar atacaksınız, ajandanızda önemli gündem noktaları olarak neler var?
Hedeflediğimiz alanlarda yatırımlarımıza devam ederek Türkiye’de hızla büyüyeceğiz. Kurumsal ve yatırım bankacılığı dediğimizde, büyük kurumlar, devlet, bankacılık sektörü, banka dışı finansal kurumlar, Türkiye’de faaliyet gösteren çok uluslu şirketler bizim odak noktamız olacak. Biz bu şirketlere uluslararası ağımız sayesinde çok daha farklı çözümler üretebiliyoruz. Bugün kurumların en fazla ihtiyacı olan şey, yurtdışından finansman sağlamak. Sadece 2016’da 8 milyar dolarlık finansmana aracılık ettik. 2017 ilk yedi ayda ise bu rakam 7,6 milyar dolar oldu. Banka sendikasyon kredilerini bunun içinde saymıyoruz. Türkiye bugüne kadar öncelikli olarak Avrupa’dan fon çekti. Dünyanın her yerinden fon çekmeye ihtiyacımız var.

“ASYA’DAN DAHA FAZLA FON GELEBİLİR”
ÇİN ÖNEMLİFIRSAT
“Son dönemde Asya’dan fon çekme trendinigörüyoruz. Çin’in ‘Kuşak ve Yol’girişimivar. Türkiye de bu yol haritasında önemlibiryere sahip. Çin’in bu kuşaktaki ülkelerle şu anda 1 trilyon dolar iş hacmivar, 10 yılda 2,5 trilyon dolara ulaşması bekleniyor. HSBC de bu kuşakta yer alan çoğu ülkede faaliyet gösteriyor. Biz Türk şirketlerini buradaki fırsatlarla tanıştırabiliyoruz. Onun dışında yurtdışında Türkiye’ye sermaye tarafında işlemlere aracılık ediyoruz. Her coğrafyadan yatırımcıyı Türkiye’ye getirdik. Bu tarafta odaklanmaya devam ediyoruz.

ODAK PREMİUM SEGMENT
Bireysel bankacılıkta, orta üst ve üst dediğimiz premium segment belirledik. Çalışmalarımıza göre Türkiye’de bu segmentte 4,5-5 milyon müşteri var. Şu anda bu segmente göre müşteri portföyümüz 400¬500 bin civarında. Bunu artırmayı hedefliyoruz. Burada hizmet tarafında farklılaşıyoruz. Birikim fonu alanında güçlüyüz. Teknoloji altyapı yatırımı yapıyoruz. Yurtdışında da özel hizmet veriyoruz.”

“MEVDUAT TABANI BÜYÜMELİ”
“Sermaye yeterlilik rasyolarında sektör geneline bakıldığında yüzde 14-15 civarında tatmin edici rakamlar var. Bizim yüzde 19-20 civarında bulunuyor. İleride sektörde bu anlamda sıkıntı olmayacağını düşünüyoruz. Burada fon kaynağı sıkıntı yaratabilir. Sektörün daha fazla kredi verebilmesi için mevduat tabanının genişlemesi gerekiyor. Mevduat tabanı genişlemezse sektör yurtdışından fonlama sağlıyor. Burada sorun yok ama maliyet burada öne çıkıyor. Bu nedenle Türkiye’de krediye dönüştürülemiyor. Bu nedenle mevduat tabanlarının büyümesi önemli.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap