Sanayide yatırım fırsatı kovalıyoruz

Sanayide yatırım fırsatı kovalıyoruz

Turizm, inşaat ve sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren Gürallar Grubu, yurtdışında yeni yatırım fırsatlarını kovalıyor. Yurtdışında ilk adımı turizmde Maldivler’deki otel yatırımı ile atan Gürallar Grubu’nun Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, sanayide de yatırım fırsatlarına baktıklarını söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

Argat, “Sadece cam değil, başka alanlarda da olabilir bu girişim. Bir fırsatı geldiğinde bunu yapmaya hazırız” diyor. Sanayi, turizm ve inşaat sektörlerinde faal olan Gürallar Grubu, turizmde yatırım için rotasını çevirdiği Maldivler’de ilk otel yatırımını tamamlamak üzere.

120 milyon dolarlık otel projesini kasım ayında açmaya hazırlanan grup, yurtdışında yeni fırsatları da kovalıyor. Yaklaşık 1,5 milyar TL iş hacmine sahip olan ve cam sanayiinde LAV markasıyla dünyanın beşinci büyük üretim kapasitesi bulunan grup, sanayi yatırımlarında da yurtdışına açılacak.

Gürallar Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Esin Güral Argat, için sadece cam sanayii değil, farklı sektörlere yatırımla da ilgilendiklerini belirtiyor. Her yıl 100 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptıklarını ve bu yıl yüzde 20 büyüme hedeflediklerini söyleyen Argat, sorularımızı yanıtladı:

Gürallar Grubu’nun en önemli iş alanlarından biri turizm. Turizmde yaşanan gerilemenin gruba etkisi ne oldu?
Sözünü ettiğiniz gibi 2016 turizm açısından zordu. Diğer işlerde ise hedeflerimize ulaştık. Her şeye rağmen yüzde 15 gibi bir büyüme sağladık.

Turizmin grup gelirlerindeki payı nedir, sektördeki küçülmenin sizin gelirlerinize yansıması ne oldu?
Bildiğiniz gibi Antalya’da Alibey markasıyla 3 bin yatak kapasiteyle hizmet veriyoruz. Toplam gruptaki cironun yüzde 30’unu turizmden sağlarken, bu pay bugün yüzde 10’a düştü. Fakat ülke çapında bu kayıplar yüzde 50’yi buldu. Bu noktada asıl önemli olan konu şu, gelir kaybı daha fazla geriledi. Bugün Ruslar gelmeye başladı. 2017’de beklenti 3,5 milyon Rus turistin gelmesi ama fiyatlar düşük. Dolayısıyla 2014’teki ciroları ülke olarak yakalamak zor. Yani aynı ziyaretçi sayısı gelse bile yüzde 35 civarında fiyatlar geride kalır. Fiyatın düşmesini doğru bulmuyorum. Çünkü o fiyatlara çıkmak yılları bulabiliyor.

Turizme dair yatırım gündeminiz nasıl ilerleyecek? Bu kayıpların ardından turizm sektörüne dair kararlarınız nasıl şekillendi?
Antalya’nın yanı sıra, yurtdışında da Maldivler’de yatırım süreci devam ediyor. Türkiye’de kapasitemizi yeterli buluyoruz. Burada önemli olan gelen misafirin niteliğinin ve gelirlerin yükselmesi. Kamu ve sektör bu konuda çalışmalı. Yatırım yatak kapasitesine değil, misafir niteliği ve gelirlere yapılmalı.

Maldivler’deki otel yatırımınızda süreç nasıl işliyor?
Muravandhoo adalarındaki projemiz devam ediyor. 73 villa şeklinde yaptığımız otelin yanı sıra beş farklı restoran konsepti olacak. Kasım’da açılacak otelimizin resmi açılışı ise gelecek nisan ayında olacak. Bu yatırımla Maldivler’deki en uzun deniz villalarını yapıyor olacağız. Maldivlerde ikinci adanın yatırımlarına da başladık. Orası da 2019 Ağustos’ta bitecektir.

Yatırım tutarı nedir?
Lojistik şartlar ve realiteye bakıldığında ilk yola çıkarken ki fizibilitenin üzerinde oldu. Buradaki ilk otel yatırımımız 120 milyon dolarlık bir maliyetle tamamlanmış olacak. İkinci otel içinse çalışmalar sürüyor, şu an bir rakam söylemek mümkün değil. Bu iki otelin katkısıyla turizmin grup gelirleri içindeki payı, tekrardan yüzde 25’lere çıkar diye planlıyoruz.

2017 yılı için bütçe öngörünüz nedir? Büyüme planlarınızdan söz eder misiniz?
Sanayi, turizm ve inşaat sektörlerinde 4 bin kişi istihdam eden grubumuz geçen yıl özellikle sanayi alanında iyi bir büyüme yakaladı. 2017’de ise yüzde 20 büyüme hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Sanayi alanındaki yeni girişimlerinizden söz eder misiniz? LAV markasının performansından memnun musunuz?
Camda günlük 2 bin ürün üretme kapasitemizle dünyada beşinci sırayız ve 130 ülkeye ihracat yapıyoruz. LAV markasında yenilikçilik çok önemli. Marka ile içi dolu bir kişilik ortaya çıkarıyorsunuz. Afrika ve Güney Amerika’da kendi markamızla satış yapıyoruz ve bunlar hep rekabeti yüksek ülkeler. Dolayısıyla bizim sanayide hem bilgi hem de üretim teknolojileri anlamında yatırımlarımız sürüyor. Eğer rekabette sürdürülebilirliği istiyorsak, mutlaka
gelişmek zorundayız. Bütün dünya endüstri 4,0’ı konuşuyor. Bugün rekabette en önde olan ülke Almanya 4,0’ın da liderliğini yapıyor. Çünkü biliyor ki rekabetin sürdürülebilir şekilde önde olması gerekiyor. Dolayısıyla buna yatırım yapıyor. Biz de marka olarak bu süreçte kendi üretim araçlarımızı kendimiz üreterek rekabetçiliğimizi sürdürülebilir kılıyoruz.

Nasıl bir üretim sürecinden söz ediyorsunuz?
Dünyada cam üretimiyle ilgili sadece bizde olan, Gürallar Makine tarafından geliştirilmiş teknolojilerimiz var. Üretime dönük teknolojileri burada kendimiz üretiyoruz. Çok güçlü bir mühendisliğimiz var.

Türkiye’deki yatırımların belli bir doygunluğa gelmesi veya iç pazardaki sıkıntılar nedeniyle birçok şirket yatırımlarını yurtdışına kaydırıyor. Sizde turizmin ardından sanayide de bir yurtdışı hamle gelir mi?
Biz her yıl ortalama 100 milyon TL yatırım yapan bir grubuz. Bu noktada pek tabii yurtdışında da sanayiye dönük bir yatırım olabilir. Çünkü ben bunu güzel bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Bu yatırımlar Türkiye’deki sanayicinin, uluslararası alanda rekabet gücüne sahip olduğunu gösteriyor. Üretim kabiliyetinin yanı sıra, sermaye sahipliğini ve finansmana ulaşmayı başarabildiğini gösteriyor. Bu müthiş bir şey.

Sanayide yurtdışı hamlesi nereden gelir? Üzerinde çalıştığınız bir yatırım var mı?
Şu an incelemelerimiz sürüyor. Çeşitli alanlarda fırsatları kovalıyoruz. Sadece cam değil, başka alanlarda da olabilir bu girişim. Bir fırsat geldiğinde bunu yapmaya hazırız. Yurtdışında yatırıma ilgimiz yüksek. Yeni bir sektör konusunda ise bir sınırlamamız yok. Katma değerli işlere girmeniz gerekiyor. Bizimde bu yönde çalışmalarımız var.

“SÜRECİ İYİ YÖNETTİK VE GÜÇLENDİK”
Kütahya’nın önde gelen isimlerinden Güral ailesinin 2013 yılında işlerini ayırma kararının ardından yaşanan süreci sorduğumuz Esin Güral Argat şunları aktarıyor: “Biz bu süreçte ilerlerken, aile konularına ve ayrılığa odaklanmadık. İşlerimize odaklandık. Bu ayrılıkla aile üyelerinin hiçbir işi küçülmedi. Herkes kendi alanında büyüdü ve güç kaybı olmadı. Son derece iyi yönetilen bir süreç oldu”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap