Türk kahvesini Çin’e fal ile sevdireceğiz

Türk kahvesini Çin’e fal ile sevdireceğiz

Türk kahvesinin dünyada tüketimini artırmayı hedefleyen Arzum’un hedefinde Çin var. Arzum Yönetim Kurulu Başkanı Murat Kolbaşı, “Çin’deki kahve zincirlerinden birine Türk kahvesini monte edeceğiz. Çin’de ürünün tutması için kahve falını öne çıkaracağız” diyor.

AYŞEGÜL SAKARYA PEHLİVAN
asakarya@ekonomist.com.tr

Arzum, Türkiye’de küçük ev aletleri pazarının önemli oyuncularından biri. Şirket, ikinci kuşak temsilcisi Murat Kolbaşı döneminde yurtdışına açıldı. Bugün cirosunun yüzde 15’ini 35 ülkeye yaptığı ihracattan elde ediyor. Kolbaşı, sadece Arzum’u büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda Türk kahvesini dünyaya tanıtmak için de önemli çalışmalar yürütüyor.

Türkiye’de Starbucks ve Caribou Coffee’nin tüm mağazalarına girdiklerini söyleyen Kolbaşı, hedeflerinde Amerika ve Çin pazarlarının olduğunu belirtiyor. Şirket, Çin’de de benzer bir stratejiyle lokal kahve zincirlerine girmeye çalışıyor. Çin’de ürünün tutması için kahve falının öne çıkarılması planlanıyor.

Türk kahvesinin toplam kahve pazarı içinde yüzde 10 olan payını yüzde 20’lere çıkarmayı hedeflediklerini belirten Murat Kolbaşı ile Arzum’dan küçük ev aletleri pazarına, Türk kahvesinden Çin pazarına kadar pek çok konuyu konuştuk.

Küçük ev aletleri sektörü için 2017 nasıl bir yıl oldu?
Küçük elektrikli ev aletleri tüm dünya geneline bakınca 71 milyar dolarlık bir pazar. Türkiye’deki pazarın büyüklüğü ise 1 milyar dolar civarında. Dünyadaki büyüme yüzde 7-8. Türkiye’deki büyüme yüzde 10’un altına düşmüyor.

Arzum nasıl bir büyüme trendi izliyor?
Türkiye özeline bakınca bizim geçen yılki büyümemiz yüzde 22 civarında. Arzum’un toplam cirosu 300 milyon TL. Ciromuzun yaklaşık yüzde 15’ini 35 ülkeye yaptığımız ihracattan elde ediyoruz. Biz sektörün üzerinde büyüyoruz. Dünyada ve Türkiye’de toz torbasız süpürgeler pazarı büyütüyor. Ardından kişisel bakım ve sıcak içecek grubu geliyor. Türkiye’de sıcak içecek çok önemli bir kategori. 2017’de Türk kahvesi makinelerinin cirosal büyümesi yüzde 34 oldu. Arzum olarak ise pazarın çok üzerinde yüzde 65 gibi bir büyüme gerçekleştirdik.

Türk kahvesinin dünyadaki konumu nedir?
Dünyada toplamda 32 milyon adet kahve makinesi satılıyor. Dünya kahve trendinde espresso ve filtre kahvenin öne çıktığını görüyoruz. Dünyada her gün sabah akşam arası 2,2 milyar fincan kahve içiliyor. Bizim 500 yıllık Türk kahvesi pişirme yöntemi nedeniyle sadece yüzde 10 pay alabiliyor. Hedefimiz Türk kahvesi tüketiminin iki misli artması yani yüzde 20’ye çıkması.

Bunu başarabilmek için neler yapıyorsunuz?
Öncelikle işe Türkiye’den başladık. Türkiye’deki Starbucks’ın ve Caribou Coffee’nin bütün şubelerine kahve makinesi markamız Okka’yı sokmayı başardık. Starbucks’ın Türkiye temsilcisi Alshaya Grubu’nun Ortadoğu’da 300 şubesi var. Biz şimdi Ortadoğu’ya sıçramak istiyoruz. Bunun için görüşmelerimiz sürüyor. Ardından hedefimiz Amerika ve tüm dünyaya yayılmak. Biz bunu sadece şirket hedefi olarak görmüyoruz.

2018 için ihracatta hedefleriniz nelerdir?
Türk kahve makinelerinin liderliğinde ihracatta iyi bir trend yakaladık. Kilo başı ihracatta bizi iyi bir noktaya çekti. Sektörün kilo başına ihracatı 7 dolar. Okka’nın ise kilo başı ihracatı 30 dolar. 2018’de ihracat yaptığımız ülke sayısını 35’ten 50’ye çıkarmak istiyoruz. Toplamda yüzde 10’un üzerinde büyüme hedefliyoruz. 2019’a kadar ihracatın ciro içindeki payını yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyoruz. Hedefimizdeki pazarlardan biri de Çin.

Çin’de nasıl bir ihracat planınız var?
Çin’de de benzer bir strateji izliyoruz. Çin’in lokal kahve zincirleri var. Oradaki kahve zincirlerinden birine Türk kahvesini monte etmek için çalışıyoruz. Makineyi gönderdik, şu an deneme aşamasında. Onların damak tadına ayarlamaya çalışıyorlar. Çin’de ürünün tutması için kahve falını öne çıkarmayı düşünüyoruz.

Falcı mı göndereceksiniz Çin’e?
O da olabilir tabii ama artık fal aplikasyonları bile var. Birtakım farklı projeler geliştirmeyi planlıyoruz.

Türkiye’deki şirketler için Çin’in potansiyelini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Çin, eski İpek Yolu’nu hayata geçirmek ve ihracatın yanı sıra ithalat yapmak istiyor. Her yıl 1 trilyon dolarlık mal alacaklarını açıkladılar. Bu 10 yılda 10 trilyon dolara ulaşacak. Bunun olabilmesi için de 5 Kasım’da Shanghai’de Çin Uluslararası İthalat Fuarı düzenlenecek. Türkiye milli katılımla 600 metrekarelik yer tuttu. Münferit firmaların katılımı da destekleniyor. Bu fuar ciddiye alırsa Türk markaları için iyi bir fırsat olur.

Çin’de iş yapmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?
İş yapmayı planladıkları şirketlerin üretim merkezleri var ise fabrikalarını mutlaka yerlerinde gezip görmelerini tavsiye ediyorum. Uzun dönemli çalışacakları firmaların patronları ile ilişkilerini geliştirip yemekli sohbetlerde bulunsunlar. Ayrıca kafalarındaki iş modelini karşı tarafla paylaşmalılar ki birbirlerini anlayabilsinler.

“AR-GE’YE YATIRIM YAPIYORUZ”
“Ciromuzun her yıl ortalama yüzde 2’sini AR-GE’ye, yüzde 2,5’ini yeni ürünler için kalıp yatırımına ayırıyoruz. Tasarım ve AR-GE çok önemli. Hong Kong’ta bir üniversiteyle çalışıyoruz. Orada AR-GE’yi üniversiteler yapıyor ve bilgiyi tüm şirketlerle paylaşıyorlar. Bu çok önemli. Mesela ses izolasyonu bizim sektörde kurutma makinesi için kullanılırken uçakta bambaşka bir işlevi var. Benim saç kurutmada bulduğum inovasyonu uçak şirketinin fark etmesi çok zor. Üniversitelerde olduğunda bu bilgiyi her şirket kendi ihtiyacı doğrultusunda kullanabiliyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap