Türkiye’de artık sağlıkta büyüyeceğiz

Türkiye’de artık sağlıkta büyüyeceğiz

P&G Türkiye’de son bir yıldır ciddi bir dönüşüm söz konusu. Yerelleşme stratejisiyle Türkiye’de satılan ürünlerin üçte ikisi ülke içinde üretilir hale gelirken, ocak ayında şirket yönetiminin taşındığı yeni ofisle çalışma kültürü de tamamen değişti. P&G Türkiye, ürün porftöyündeki sağlık ürünlerinin artmasıyla, kişisel bakım şirketinden kişisel sağlık şirketi olma yönüne doğru evriliyor.

FATOŞ BOZKUŞ
fbozkus@ekonomist.com.tr

Türkiye’de 30’uncu yılını kutlayan P&G için 2017 yılı oldukça hareketli başladı. Ocak ayında 30 milyon TL’ye mal olan yeni ofisine geçen şirket, şubat ayında ise 250 milyon TL yatırımla Gebze’de yeni fabrikasını açtı. Kurdaki değişimlerden daha az etkilenmek için ürünleri yerelleştirme stratejisi dahilinde yapılan bu yatırımla birlikte artık Türkiye’de satılan ürünlerin üçte ikisi ülke içinde üretilir hale geldi.

Bir taraftan da dünyada olduğu gibi Türkiye’de de P&G’nin kişisel bakım şirketi yapısından kişisel sağlık şirketine evrilmesiyle ilgili çalışmalar sürüyor. Özellikle eczane kanalına yatırım yapılıyor.

Eczane kanalı için yeni ürünler geliştiren şirket, dünyada P&G bünyesinde yer alan reçetesiz ilaçları Türkiye’ye getirmek için lisanslama aşamasında bulunuyor. Bu stratejinin ilk hamlesi olarak P&G markası olan Vicks’in pazarlamasını geçen yıl P&G Türkiye yapmaya başladı. P&G Türkiye ve Kafkaslar Yönetim Kurulu Başkanı Tankut Turnaoğlu, “Yeni ofisle birlikte P&G Türkiye yeniden doğdu gibi görüyorum” diyor.

Turnaoğlu, sorularımızı aşağıdaki gibi yanıtladı…

2016 Türkiye için çok zor bir yıldı. P&G Türkiye olarak yılı nasıl kapattınız?
Biz 2016’yı henüz kapatmadık. Özel hesap dönemli bir şirketiz. Temmuz ayında 2015’i çift haneli bir büyümeyle kapattık. 2016’ya ise temmuz ayında başladık. Havaalanı patlaması ve ardından darbe girişimi her şirketi olduğu gibi bizi de olumsuz etkiledi. Ama ağustos ayında toparlanmaya başladık. Yıl için üç farklı kur üzerinden senaryolarımız vardı. Kurun geldiği bu noktaya uygun senaryomuz da vardı ama çok ihtimal vermiyorduk. Biz baz olarak enflasyon kadar artış olur diye düşünmüştük. Sonuç olarak senaryolarımızın hepsinde bu noktaya gelirsek piyasa kaybetmeden neler yapacağımız vardı. Kurdaki artışı fiyatlara hemen yatsıtmamız mümkün olmadığı için birkaç yıldır yerelleşme üzerine çalışıyoruz.

Yerelleşmeden kastınız ürünlerin Türkiye’de üretilmesi değil mi?
Evet. Gebze’de açtığımız fabrika da yerelleşme strateji doğrultusunda hayata geçirdiğimiz bir yatırım. Artık Prima ve Orkid’i Türkiye’de üretmeye başladık. Şu anda satılan ürünlerin üçte ikisi Türkiye’de üretiliyor. Belli bir dönem içinde bunu daha yukarıya çekmek istiyoruz. Diğer önem verdiğimiz konu ise markanın değerini tüketiciye güçlü bir şekilde anlatabilmek. Bu doğrultuda iletişimi hiç kesmedik. Türkiye köklü markalarına sahip çıkıyor. İletişimde geri adım atmadık. İletişimini güçlü yaptığımız markalar kazandı. Son dokuz ayda pazar payı kazandık ve bu yılı iki haneli büyümeyle kapatacağımızı öngörüyoruz.

Yani büyümenin ardında yerelleşme ve iletişim mi var?
Bir de inovasyon. Yıl içinde Prima’nın kilot bezini çıkardık. Köpük saç kremini piyasaya sunduk. Kısacası yenilik ve inovasyona devam ettik ve edeceğiz.

Kurdaki artışı fiyatlara yansıtmadınız mı?
Bu yılın ilk ayında bir miktar yansıtmak durumunda kaldık. Üründen ürüne farklılaşsa da tek haneli bir artış söz konusu oldu diyebilirim.

Bazı markalarınızı farklı şirketlere sattınız. Son olarak Blendax’ı Henkel’e sattınız. Bu sürecek mi?
Şu anda bünyemizde 18 marka var. Sürekli portföyümüzü yeniliyoruz. Örneğin P&G markalarından olan Vicks’in Türkiye’de pazarlamasını yapmaya başladık. Vicks, büyütmek istediğimiz bir marka. Türkiye’de kişisel bakım şirketi algımız var. Ama Amerika’da sağlık yönümüz güçlü. Sağlıkta Türkiye’de de büyümemiz gerekiyor. Reçetesiz ilaçlardan sağlıklı barlara kadar getirmek istediğimiz pek çok ürünümüz var. Lisans almak ne kadar kolay olursa bu alana o kadar hızlı gireceğiz.

Kişisel bakım şirketinden kişisel sağlık şirketine dönüşüyorsunuz diyebiliriz o zaman değil mi?
Türkiye’ye uyum stratejisi bu. Türkiye’de 50 yaş üstü insan sayısı artıyor. Biz dünyada önemli bir sağlık şirketiyiz. Türkiye’de de sağlık tarafımızı güçlendireceğiz. Bu strateji doğrultusunda 2014’te Eczacıbaşı ile güçlü bir eczane dağıtım kanalı işbirliğine imza attık. Eczaneleri bizim için stratejik bir kanal olarak görüyoruz. Bu kanala özel ürünler çıkartıyoruz. Örneğin Head & Shoulders’ta eczaneye özel ürün çıkardık. Doğru ürün konusunda portföyü geliştirmek istiyoruz. P&G satış organizasyonunda her kanalda kazanmak üzerine olan oyun planımızı özellikle eczanelerde daha güçlendirmek için çalışıyoruz. Eczacıların kolay alıp satacağı paketler dizayn ediyoruz.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap