Türkiye’de büyüme için yeni satın alma olabilir

Türkiye’de büyüme için yeni satın alma olabilir

Son dönemde Türkiye’ye gelen yabancı yatırımlar azalıyor ama ülkemize olan yabancıların güveni devam ediyor. Türkiye’de 53’üncü yılını geride bırakan Alman devi Henkel, Blendax’ı satın aldıktan sonra Dilovası’nda inşa ettiği son teknoloji fabrikasıyla büyüme düğmesine bastı.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Türk Henkel Yürütme Kurulu Başkanı Hasan Alemdar, “Türkiye’de yatırıma devam ediyoruz. Yeni satın almalar olabilir” diyor. Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırım miktarı Ocak-Ekim 2016 döneminde yüzde 59,8 düşerken, ülkemizin son dönemde bozulan imajı yabancı yatırımların giderek azalacağı endişesi yaratıyor.

Fakat yarım asırdır Türkiye’de faaliyet gösteren Alman devi Henkel yeni yatırımlar için kolları sıvadı. Geçen yılı 420 milyon Euro ciro ile kapatan Türk Henkel, Türkiye’de istihdam ettiği bin 500 çalışana yenilerini eklemek üzere hem üretim hem de marka alanında büyümeyi hedefliyor.

Biz de geçen yıl Türkiye’de 53’üncü yılını kutlayan Türk Henkel’in yürütme kurulu başkanı Hasan Alemdar ile şirketin yeni dönem hedeflerini ve yabancı yatırımcıların Türkiye algısını konuştuk.

Türk Henkel’in geçmişinden biraz bahseder misiniz?
Henkel ilk kez 1963’te Çukurova Grubu ile ortak olarak Türkiye’ye bir yapıştırıcı teknolojileri fabrikası ile giriş yapıyor. 1965 yılında ise İzmir’de Turyağ’ı satın alıyor ve çok bilinen bir marka olan Tursil ile tüketici ürünleri sektörüne giriyor. Henkel, 1997’de bu iki şirketi İstanbul merkezli olarak birleştirdi. Bu çatının altına daha sonra kozmetik bölümümüz de girdi. Böylelikle şu an üç ana alanda tek çatı altında yüzde 100 Türk Henkel sermayesi ile faaliyet gösteriyoruz.

Şirketin yönetim yapısı nasıl işliyor?
Bu her üç birimimizin bir genel müdürü ve altında kendi teşkilatları var. Ben hem kozmetik birimi genel müdürlüğünü yürütüyorum hem de bu üç alanı kapsayan yönetim kuruluna başkanlık ediyorum. Şu anda Tuzla, Gebze ve Ankara’da olmak üzere üç fabrikamız var. Ankara’daki fabrikamız Henkel’in dünya genelindeki ikinci büyük deterjan fabrikası konumunda. Kozmetiğe ait Türkiye’de üretim tesisimiz yok. Ürünlerimizin bir kısmını Türkiye’de fason ürettiriyoruz, bir kısmını ise dünya genelindeki Henkel fabrikalarından ithal ediyoruz. Ayrıca yakın zamanda Dilovası’nda sanayi 4.0 ile uyumlu inşa edilecek yapıştırıcı teknolojileri fabrikamızın temelini attık. Endüstriyel yapıştırıcılar alanında Ortadoğu ve Afrika’nın en büyük fabrikası olacak. 2017 sonunda tamamlayacağız.

Şirket olarak 2016 yılını nasıl kapatacaksınız?
2016 bizim için iyi geçti. Çok başarılı bir dokuz ay geçirdik. Üçüncü çeyreğe baktığımızda Henkel dünya genelinde yüzde 3 büyürken, Henkel’in gelişmekte olan ülkelerdeki operasyonları yüzde 6,7 büyüdü. Türk Henkel ise bu dönemde büyümede çift haneye ulaşarak Rusya ile birlikte en başarılı ülke oldu. Bu başarıda hem sanayiye hem de bireysel tüketiciye hitap ediyor oluşumuzun da payı var. Bizim ürün sattığımız otomotiv, beyaz eşya, kozmetik, gıda gibi ihracatçı sektörlerin de durumu iyi gidiyor. Bu pazarlar yaklaşık yüzde 8’lerde büyüyor. Bunu kendi rakamlarımızdan görebiliyoruz.

2017’ye ilişkin beklentileriniz neler?
Son açıkladığımız verilere göre, Türk Henkel olarak ciromuz 420 milyon Euro. Bu yılı da çift hanelere yakın bir büyüme ile kapatmayı hedefliyoruz. Bizim için en kritik konu dövizdeki dalgalanmalar. Hammadde girdisinin çok önemli bir kısmı döviz bazında alındığı için, ne üretirseniz üretin maliyetleriniz yukarı çekiliyor.

Türkiye hem ekonomik olarak hem de siyaseten zor bir dönemden geçiyor. Mevcut atmosfer, sizin gibi büyük yatırımcıları nasıl etkiliyor?
Ne yazık ki son dönemlerde plan yapamıyoruz, onun yerine farklı durumları içeren senaryolar oluşturuyoruz. 2017’nin birkaç tane belirsizliği var. Hükümetin mevcut tüketim trendinin devamı için çabaları var. Bu çalıştığı takdirde büyüme gelecektir. Ben yüzde 3-3,5 arası bir büyüme bekliyorum. Ancak Türkiye’de hem iç hem de dış yatırımları çekebilmek gerekiyor. Şu anda yabancı yatırım miktarı çok düşük seviyede. Şu anda Türkiye’ye gelmeye çekinen yatırımcıyı nasıl çekebiliriz, bununla ilgili çabamız olmalı.

Türkiye’nin dünyadaki imajı son dönemde bozulan bir seyir izledi. Bu ortamda yabancı yatırımcının Türkiye’ye bakışı hakkında neler söylersiniz?
Biz çok fazla basın karşısına çıkan bir şirket değiliz. Ancak 1963’ten beri Türkiye’ye yatırım yapan bir şirket olarak bugün bazı şeyleri söylememiz gerekiyor. Biz Türkiye’deyiz ve mutluyuz. ‘Yatırım yapmaya devam ediyoruz’ demek istiyoruz. Dünyaya bu mesajı vermek istiyoruz.

2017 ve sonrası için Türkiye’de yeni yatırımlar planlıyor musunuz?
Yeni temelini attığımız fabrikamız ile birlikte Türkiye’de önemli bir satın almaya imza attık. 2016’daki en büyük işlerimizden biri Türkiye’nin ilk şampuan markası Blendax’ı satın almak oldu. Ağustos ayı itibariyle bünyemize kattık. Blendax’ın kendi bünyemizde tanıtımına da 2017’nin birinci çeyreğinde başlayacağız. Türkiye’de saç boyaları ve saç şekillendiricilerde pazar lideriyiz. Şampuan markamız Gliss ise biraz üst segment kalıyordu. Şimdi Blendax ile daha aileye, daha geniş bir kitleye hitap edeceğiz.

Türkiye’de yeni satın almalar planlıyor musunuz?
Henkel, dünya genelinde firma satın almaya sıcak bakan bir yapıya sahiptir. Eğer toplam portföyümüze katkı sunuyorsa, yeni satın almaları stratejik olarak isteyen bir şirketiz. Örneğin eylül ayında Henkel, Kuzey Amerika’da Sun Products Corporation’ı 3,2 milyar Euro’luk anlaşma ile satın aldı ve dünyanın en büyük çamaşır bakım pazarında ikinci sıraya ulaşmış oldu. Dolayısıyla Türkiye’de de stratejiye uygun bir şirket olduğu zaman mutlaka satın alma seçeneği değerlendirilir.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap