TÜRSAB’da asıl davayı eylül ayında açacağız

TÜRSAB’da asıl davayı eylül ayında açacağız

TÜRSAB’da şubat ayında bayrak değişimi yaşanmış ve eski yönetime de borçlar nedeniyle dava açılmıştı. Şimdi ikinci bir dava daha geliyor. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, “TÜRSAB’ın borçlarının oluşmasına imza atan herkesten hesap sorulacak” diyor.

LEVENT GÖKMEN DEMİRCİLER
lgokmen@ekonomist.com.tr

Türk turizmine hizmet veren 10 binin üzerindeki seyahat acentesini tek çatı altında toplayan Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), turizme yön vermesi bakımından önemli bir kurum. Şubat ayında çekişmeli bir seçimle başkanlık koltuğunda bayrak değişimi yaşanan kurum, son dönemde eski yönetimin borçları ve bu yönetime açılan dava ile gündemde.

18 yılı başkanlık olmak üzere 22 yıldır TÜRSAB yönetiminde bulunan Başaran Ulusoy’u deviren Firuz Bağlıkaya, TÜRSAB başkanlığı görevini üstlenmişti. İbra edilmeyen eski yönetime yasa gereği bir dava açtıklarını ancak TÜRSAB’ın borçlanmasına neden olanlara yönelik asıl davayı eylül ayında açacaklarını belirten Bağlıkaya ile TÜRSAB’ı ve gelecek planlarını konuştuk.

TÜRSAB’da yaşanan dava sürecinizden bahseder misiniz?
Şubat ayında yaptığımız genel kurulda eski yönetim yüzde 75 oranında ibra edilmedi. Geçmiş yönetimin ibra edilmediğini kaynak gösterip rutin dava açtık. Sonrasında iki bağımsız denetim şirketi ile bakanlık denetimleri ve yapılan araştırmaların ardından eylül ayında esas davayı açacağız. Geçmiş dönemde TÜRSAB’ın borçlarının oluşmasına imza atan herkesten hesap sorulacak.

TÜRSAB’ın toplam borcu ne kadar? Nasıl ödenmesi planlanıyor?
Denetleme raporları yeni bitti. Sonuçları bakanlığımızla paylaştık, onlar gerek görürlerse açıklarlar. TÜRSAB’ın iştiraki şirketlere ait bu borçları dondurduk. TÜRSAB’ın rutin gelirleriyle ödeyebileceği bir borç değil. Ödeme planı için istişare halindeyiz, borçların denmemesi gibi bir şey yok. Ayrıca TÜRSAB yönetimi olarak gelir-gider dengemizi kurduk. Kendi yağımızla kavruluyoruz ve hatta sağa sola sponsor bile oluyoruz. TÜRSAB’ın geliri giderini sağlayabilecek seviyede, ayrıca başka bir kaynağa ihtiyacı yok.

Yeni yönetim olarak gündeminizde neler var?
TÜRSAB’ı sektörü denetim ve kontrol altına alacak bir hale getiriyoruz. 10 binin üzerinde üyemiz ve yüzlerce üye müracaatı var. Acenteci olmayanlara belge vermiyoruz. Başkanlık sistemiyle birlikte bürokrasi daha azalmış durumda, yeni yasal düzenlememizin de bu yıla yetişmesini bekliyoruz. Bizim en acil konumuz meslek yasamızla ilgili sorunları çözmek. Burada üç önemli sorun var: İlki seyahat acentelerinin getirdiği yolcuların taşınması sorunu, bununla ilgili acil yasa lazım. İkinci sorun biletle ilgili, havayolları seyahat acentelerinden daha ucuz bilet satıyor. Üçüncü sorun ise resmi seyahat acenteleri dışında kaçak satış yapanlar. Derneklerden belediyelere herkes tur yapıyor. Benim TÜRSAB binasında diş hekimliği yapmam gibi bir şey bu. Biz ülkeye nasıl daha fazla turist ve döviz getiririz konusuna odaklandık.

Turizmde bu yıl nasıl geçiyor?
Türk turizmi başarılı bir dönem geçiriyor. 2017 yılında Türkiye’ye gelen turist sayısı yüzde 27 artışla 32,4 milyona çıkarken turizm geliri ise 26 milyar doları aşmıştı. Bu yıl büyüme trendinin devam ettiğini görüyoruz. 2018 yılının ilk altı ayında turist sayısı yüzde 30 artışla 16 milyona ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Turizm gelirlerinde de benzer yükseliş oranlarına ulaşmış durumdayız. Türkiye’ye turist gönderen pazarların tamamına yakın kısmında artış var. Ana pazarlarımız Rusya ve Almanya’nın yanı sıra potansiyel gördüğümüz, büyümesi için gayret sarf ettiğimiz birçok pazarda da önemli oranda artış kaydedildi. Yıl sonunda 40 milyon turist ile 32 milyar dolar turizm geliri hedefini aşarak tüm zamanların turizm rekorlarını kıracağımıza inanıyoruz.

Kurlardaki artış turizmi nasıl etkiliyor?
Türkiye’nin kıyı kesimlerine gelen turistlerin önemli kısmı ‘her şey dahil’ konseptini tercih ediyor, dolar ve Euro ile paket turları satın alıyorlar. Otel dışı aktivitelere katılım gösteren, şehir turlarına, müze ziyaretlerine, alışveriş ve kültür turlarına katılan yabancı misafirler için daha cazip bir durum ortaya çıksa da seyahat tercihlerini etkileyecek bir katkı sağlamaz. Turistlerin daha çok otel dışı etkinliklere katılmasını sağlayacak konser, kültürel faaliyet, alışveriş olanakları geliştirilmeli. Döviz kurlarındaki artış yurtdışına turist gönderen acentelerimizin planlamalarını zorlaştırıyor. Döviz kurlarında istikrarın sağlanması ve dengelerin oturmasıyla bu sorunun aşılmasını bekliyoruz. Ağustos ayının ikinci yarısındaki bayram tatiliyle birlikte yurtdışı turların yeniden hareketleneceğini öngörüyoruz.

Şu anda turizmin en büyük sıkıntısı nedir? Çözüm önerileriniz neler?
Gelir düzeyi yüksek turistleri ülkemize çekmek en önemli hedefimiz. Türkiye’nin turizmde elde ettiği kişi başı gelir 2017 itibariyle 681 dolar. Bu rakam 2016’da 705 dolar idi. Yüksek gelir grubundaki turistlere ülkemizi tanıtıp onları çekecek kültür, sanat ve otel dışı etkinlikleri arttırmalıyız.

Turizmi geliştirmek üzere ne gibi projeler planlıyorsunuz?
Türkiye’nin sahip olduğu tarihi, kültürel, doğal ve turistik zenginlikleri stratejik bir plan çerçevesinde pazarlayabilecek yaklaşımlar üzerinde yoğunlaşıyoruz. TÜRSAB’ın girişimleriyle Turizm İstişare Kurulu (TİK) oluştu. TİK’te yer alan turizm sektörünün ilgili paydaşlarıyla turizm sektörünü en ileri seviyeye ulaştırmak için değerlendirmeler yapıp kararlar alıyoruz. Kültür, golf, sağlık, spor, mice turizmi gibi alanlarda sorunları çözerek gelişimi sağlayacak yasal altyapıyı oluşturacağız.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap