Yerli üretim oranını yüzde 90’a çıkaracağız

Yerli üretim oranını yüzde 90’a çıkaracağız

17 yıldır Türkiye’de de faaliyet gösteren Astra Zeneca, ülkemizde yeni yatırım için düğmeye bastı. Son 10 yıldır Türkiye’de pazara sunduğu ilaçların yüzde 57’sini ülkemizde üreten şirket, bu oranı yüzde 90’a çıkarmak için harekete geçti.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Astra Zeneca Türkiye Ülke Başkanı Pelin Eriştiren İncesu, “Uzun vadede Türkiye’den bölge ülkelerine ihracat yapmayı da planlıyoruz” diye konuşuyor. Onkoloji, kardiyovasküler hastalıklar, diyabet ve solunum hastalıkları alanlarına odaklanan, ilaçları 100’den fazla ülkede hastalara ulaşan Astra Zeneca, 17 ülkede üretim yapıyor ve yılda ortalama 5,6 milyar dolarlık AR-GE yatırımı gerçekleştiriyor.

1999 yılından beri Türkiye’de de faaliyet gösteren şirket ülkemizde yeni yatırım kararı aldı. Ülkemizde pazara sunduğu ilaçların yüzde 57’sini Türkiye’de üreten şirket, bu oranı yüzde 90’a çıkarmak için harekete geçti.

Bu yatırımı yerli bir partner ile gerçekleştirecek olan Astra Zeneca Türkiye, uzun vadede Türkiye’den bölgeye ihracat yapmayı da planlıyor.

Astra Zeneca Türkiye Ülke Başkanı Pelin Eriştiren İncesu, “Diğer ülkeler için rol model olarak görülen bir ülkeyiz. Dünyadaki itibarımız çok iyi. Bu nedenle ülkemizde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen globali yatırıma ikna etmekte zorlanmadık” diyor.

Pelin Eriştiren İncesu, sorularımızı şöyle yanıtladı:

15 Temmuz darbe girişimi, çok uluslu bir şirket olarak sizi nasıl etkiledi?
Olaylardan etkilendik tabii ama çok kısa sürdü. Sonrasında hükümetin dikkatli davrandığını düşünüyorum. Hasta, hekim alanının etkilenmemesi için hassas davrandı. İş süreçlerimizde hastaneler, hekimler, hastaların ilaca erişimi en hassas alanımız. Orada bir şey yaşamadık. Doktorlarla ilgili münferit olaylar var tabii ama bunlar bizim işimizi engellemedi.

Global bir şirket olarak yaşananları merkezinize anlatırken zorlandınız mı?
Bir şeyleri anlatmak çok kolay olmadı tabii. İçinde yaşadığınız zaman ve Türk olduğunuz zaman biraz daha anlayabiliyorsunuz. Sonundaki ışığı görebiliyorsunuz ama çok uluslu bir şirkette yukarıdaki kişilere bunu anlatırken zorlanıyorsunuz. Biz de bu konuda çok soru aldık. Bir tek kalkışma değil, terör olayları, Suriye konularında da birçok konu var Türkiye gündeminde. “Türkiye nereye gidiyor?” diye sorular geliyor. Bunun cevabını vermek çok da kolay değil.

4014

Peki yaşananlar Türkiye’ye yatırım kararlarını etkiledi mi?
Yatırım konusunda bir eteleme kararı almadık. Şu anda yatırımlarımız sürüyor.

Yatırım ajandanızda neler var?
Son 10 yıldır kutularımızın yüzde 57’sini Türkiye’de üretiyoruz. Bu oran zaman içinde yükselerek bu seviyeye geldi. Ancak şimdi biraz daha hedef büyüttük. Kutu hacmimizin yüzde 90’ını Türkiye’de üretmek istiyoruz. Son 3-4 yıldır üzerinde çalıştığımız bir konu bu.

Bu yatırım ne zaman başlayacak?
Türkiye’deki farklı paydaşlarla çalışacağız. Çünkü Türkiye’de daha üretim yapacak kapasite var. En geç yıl sonu gibi kontratlarımızı imzalamayı planlıyoruz. Şu anda görüşmelerimiz sonuna geldi. İmzalanacak ve sonra teknik transfere, ürünlerin burada nasıl üretileceğine dair büyük yolculuk başlayacak. Fabrika için teknoloji transferine hemen ocak ayında başlayacağız. O da en az 1,5 yıl sürecek.

İlk tablet ne zaman çıkar?
Globali ikna etmek, buradaki doğru paydaşı bulmak gibi işin önemli kısmını hallettik. Şimdi daha çok kurdele kesmeye hazırlanıyoruz. İlk tableti de 2018’e doğru çıkarmayı planlıyoruz. Yerli partnerimiz hakkında şimdilik isim veremiyoruz.

Operasyon nasıl olacak?
Hem partnerimiz bizim için üretim yapabilir hem de üretime yönelik sıfırdan bir yatırım yapabiliriz. Çünkü sadece bir ürün üretmeyeceğiz. Bir portföy gibi düşünün. İhtiyaçlara göre kimisi için yeni bir tesis yapmak gerekebilir, kimisi için ise mevcut üretim hattından devam edebiliriz.

Ne kadarlık bir yatırım planlıyorsunuz?
Net olarak yatırım miktarı belirtemiyoruz. Ancak şu anda tahmini olarak 80 milyon dolarlık satışı bulunan ürünün üretimini yaparken, yeni yatırımın bu rakamı 150 milyon dolara çıkaracağını söyleyebiliriz.

Üretim anlamında ne kadarlık bir artış olacak?
Türkiye’deki üretim kapasitemizi 10 milyon kutudan 30 milyon kutuya çıkarmak üzere çalışmalarımızı sonuçlandırmak üzereyiz. Yerli üretim seviyemizi yüzde 57’den yüzde 90’a çıkarıyoruz. Bununla beraber farklı ürün portföylerinin üretimini yeni teknoloji transferleriyle Türkiye’ye getiriyoruz.

Yeni yatırımın ihracatınıza etkisi olacak mı?
Şu anda Türkiye’den ihracatımız yok ama yeni yatırımımızla birlikte ileri dönemlerdeki planlarımız arasında. Şu anda konuşulan rakamlar iç talebe yönelik. Kapasite artırımıyla uzun vadede bölgeye de hizmet vermeyi planlıyoruz.

Peki Türkiye’de AR-GE’ye yönelik yatırımlarınız var mı?
Evet var. İlaçta AR-GE farklı fazlarda söz konusu. Hep klinik araştırmalar konuşuldu. Mevcut bir ürünün lansman öncesi Faz 3 çalışmalarının hastanelerde, kliniklerde yapılması gündemde. Biz bunu Türkiye’de nasıl farklılaştırırız diye düşündük. Koç Üniversitesi ile 2014 yılında bir işbirliğine gittik. Onların ilaç geliştirme bölümündeki değerli bilim insanları ile çalışıyoruz. Bu tür bir işbirliğini Türkiye’de ilk yapan şirketiz. Bu çalışmalar globalde Türkiye’nin bilinirliğini de artırdı. Hatta bu duruma çok şaşırıyorlar da diyebilirim.

Daha çok hangi alanda çalışıyorlar?
Bu projede üniversiteden 11 kişi çalışıyor. Astra Zeneca onlara veri tabanını açtı. Bilim insanlarımız araştırdılar ve ilgi alanları olan prostat ve meme kanseri üzerine çalışmayı seçtiler. Bu iki alandaki molekülleri çalışıyorlar şu anda. Belki de buluş Türkiye’den çıkacak.

Türkiye’de klinik araştırmalar da yapıyor musunuz?
Evet. Astra Zeneca olarak Türkiye’de yürüttüğümüz klinik araştırma sayısını son üç yıl içinde 2 kat arttırdık. Bundan sonraki süreçte de nitelikli insan gücünün ve araştırmacı sayısının arttırılması için gerekli desteği vermeyi hedefliyoruz.

Geçen yılki cironuz neydi? Bu yıl cironuzda ne kadarlık bir artış bekliyorsunuz?
Şu anda 400’ün üzerinde çalışanımız var ve 2015 yılında 220 milyon dolar ciroya ulaştık. 2016 ise zor bir yıldı. Astra Zeneca Türkiye olarak 2016 sonunda çift haneli büyüme öngörüyoruz. 2017’de de istikrar istiyoruz. İstikrar olmazsa, bu yatırım planlarını etkiliyor.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap