|
"Ürettiğimize sahip çıkmazsak, açık kapanmaz"
Haber : Sibel Atik / 17.07.2011
61’inci Hükümet’in güvenoyu almasının
ardından gözler yeni
bakanlara ve icraatlarına çevrildi.
Çünkü ‘ustalık dönemi’ adı
verilen yeni dönemde Başbakan beklenti çıtasına oldukça yükseğe koymuş
görünüyor. Bu nedenle yeni bakanlıklarda
ilginç projelerin gündeme gelmesi
sürpriz olmayacak. Özellikle kabinenin
20 icracı bakanlığında bu beklentiler
yüksek. Kuşkusuz bu dönemde bakanlıklarda
oluşturulacak ‘yardımcı’
isimlerin yanında merak edilen bir diğer
önemli konu da doğal olarak yeni
bakanların gündemi.
İstikrara vurgu yapan yeni hükümette
en önemli sorumluluk şüphesiz
ekonomi kurmaylarının omuzunda olacak.
61’inci Hükümet’in ekonomi yönetiminde
yeni adıyla Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanı olarak yerini alan Nihat
Ergün’le önümüzdeki icra sürecini
konuştuk.
Bugünlerde ekonominin önemli
gündem maddelerinden biri olan cari
açıkla ilgili “Açığın rakamsal değeri kadar
niteliği de önemli. Niteliğe bakılırsa
sanayide köklü bir dönüşümün gerçekleşmesi
gerektiğine inanıyorum” diyen
Ergün, yeni döneme ilişkin Ekonomist’in
sorularını yanıtladı.
Ekonomist: ‘Ustalık dönemi’nde başında olduğunuz bakanlığın gündeminde öncelikle ele
alınacak konu ne olacak?
Nihat Ergün: Bakanlığımızın yeni yapılanması
ve yeni ismi, öncelik vereceğimiz
konuların ne olacağını ve üreticilerimizi
nelerin beklediğini az çok ortaya
koyuyor aslında. Ekonomi yönetiminde
yeni bir yapılanmaya gidilerek
oluşturulan Bilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanlığı’nın ustalık dönemindeki ihtisas
alanı bilim ve teknoloji olacak. Bakanlığımız,
bundan sonra üreticilerimizin
teknoloji kapasitesini artırmaları ve
üniversite-sanayi işbirliğinin tesisi gibi
konulara daha yoğun bir şekilde odaklanacak.
Bakanlığımız yeni ismiyle müsemma
bir bakanlık olacak.
Gelecek dört yıllık süreçte bakanlığın programında
yer alacak en önemli konu nedir? Bu
dönemde yol haritanız nasıl oluşacak, sanayiciyi
neler bekliyor?
Şu an teknoloji odaklı girişimciliği
artırmak, yeni ürün geliştirme süreçlerini
desteklemek, bilgiyi ürüne dönüştürmek
için yürüttüğümüz önemli
programlar var. Önümüzdeki dönemde
mevcut destekleri geliştirmekle birlikte
yeni destek programları da açıklayacağız.
Sanayicilerimizin de hem üretim biçimlerinde
hem de nihai ürünlerinde
teknoloji kavramına yoğunlaşmalarını
sağlayacak bir strateji benimsiyoruz. Sanayicilerimiz
hali hazırda ürettiklerini
daha az maliyetle ve daha kaliteli üretecek
ve yeni ürünler ortaya çıkaracak faaliyetler
içinde olmalılar. Dinamik rekabet
koşulları, üreticilerimizin kendilerini
sürekli yenilemelerini gerektiriyor.
Yenilenmenin yolu da hiç şüphesiz Ar-Ge, markalaşma, tasarım ve inovasyondan
geçiyor.
Bakanlıkta neden böyle bir dönüşüme ihtiyaç
duyuldu? 61’inci Hükümet’in çizdiği hedefler
içinde bakanlığınız nerede duruyor?
Türkiye gibi ülkelerin zenginleşmesi
için sadece bir yol var: Üretmek. Ancak
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey sadece
daha çok üretmek değil, daha nitelikli
bir üretim yapısına da geçişi sağlamak.
Türkiye, lider bir ülke olmak istiyorsa,
dünyadaki güç dengelerinin ana belirleyicisi
olan bilim ve teknoloji gibi kilit bir
alana azami önem vermek zorunda. Teknoloji
kapasitemizi artırmak, hem ülkemizin
ithalatını azaltacak hem de ihracatının
artmasına katkı sağlayacak.
1 | 2 | 3 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|