Dijital dönüşümde yol haritası nasıl olmalı?

Dijital dönüşümde yol haritası nasıl olmalı?

Şirketler dijitalleşmenin getirdiği dönüşümün iş süreçlerine adapte edilmesi gereken bir döneme girdi. Herkes bunun farkında ama sadece bazıları harekete geçti. Geç kalanlar rekabette geri kalacak. Peki dijital dönüşümde stratejiler nasıl oluşturulmalı?

GÖZDE YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

İş dünyasının son yıllarda en sıcak gündemlerinden biri dijital dönüşüm. Gerek global anlamda gerekse Türkiye özelinde, dijitalleşmenin getirdiği ‘yıkıcı etki’ şirketleri dönüşüme zorluyor. Bu konuda birçok şirket hazırlık sürecine başlamışken bazıları henüz emekleme aşamasında. Ancak artık herkes dijital dönüşümün kaçınılmaz olduğunun farkında.

Türkiye, yeni ürünler geliştirerek rekabet avantajı yaratma yetkinliğini gösteren İnovas-yon Endeksi’nde 69’uncu sırada yer alıyor. Türkiye, AR-GE yatırımları ve özgün fikri mülkiyet üretiminde istenen seviyeye geldiği takdirde yüksek katma değerli bir yapıya geçilebilecek.

TÜSİAD ve BCG Consulting Group’un ortak hazırladığı ‘Türkiye’de Sanayinin Dijital Dönüşüm Yetkinliği’ çalışmasına göre, Türkiye’nin dijital dönüşümü gerçekleştirebilmesi, şirketlerin yüksek katma değerli üretime geçmesini ve ülkenin orta gelir tuzağından çıkmasını sağlayacak.

Ancak bunun için Türkiye’de öncelikli olarak şirketlerin strateji ve yönetişim yetkinliklerinin geliştirilmesi ve yapılan yatırımların belirlenen stratejik hedeflere göre önceliklendirimesi gerekiyor.

STRATEJİK YATIRIMLAR
Teknoloji kullanıcısı şirketlerin stratejik yatırımlar konusunda yetkinliklerinin artırıldığı, sanayide dijital dönüşüm yolculuğunda çıkabilecek olan yeni ihtiyaçlara yönelik önlemlerin alındığı, şirketler ile yerli ve yabancı tedarikçiler arasında köprü kuran yapıların oluşturulduğu bir ekosistemin kurulması oldukça önemli.

Yukarıda bahsettiğimiz rapora göre, bütün bunların gerçekleşmesiyle, Türkiye’nin sanayide dijital dönüşüm yarışına öncülük eden ülkeler arasında yer alması kolaylaşacak. Bu doğrultuda oluşturulacak politikaların ana sanayi ve büyük şirketler ile KOBİ’leri de bütünsel olarak kapsamasının yanında şirketlerin ihtiyaçlarına göre özelleştirilmesi kritik önem taşıyor.

FIRSAT GÖRÜLÜYOR
TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, dijital dönüşümü fırsata çevirebilmek için eğitim ve istihdam alanında uzun dönemli stratejilere ihtiyaç olduğunu söylüyor. Bilecik, “Bunları hayata geçirmek ise kamu ve özel sektör işbirliğiyle mümkün. Sanayide dijital dönüşüm yarışında Türkiye’nin önünde koşan birçok ülke var. Bu ülkeleri dikkatle izlemek, onların hatalarından ders çıkarmak, elbette çok önemli. Bununla beraber Türkiye, kendine en uygun dönüşüm modelini yine kendi inşa etmeli” diyor.

Dijital Sistem Geliştiricileri Derneği’nin (DSDER) Başkanı Gül Gürer Alimgil, dijital-leşmeden, tüketicilerin, müşterilerin, şirketlerin, değer zincirlerinin, sektörlerin alışılagelen değişim hızından farklı biçimde değişime zorlanması ve oyunun kurallarının yeniden yazılmasını anladıklarını ifade ediyor.

Alimgil, “Artık ‘beyaz’ ve ‘mavi’ yakalıların yanı sıra ‘dijital yakalı’ çalışanlarımız da var. Türkiye’de dijital dönüşüm konusuna henüz bütünsel yaklaşılmıyor. Dijital dönüşüm ve Endüstri 4,0’ı bir fırsat olarak görüyoruz” diye konuşuyor.

YÜZDE 46 UYGULUYOR
Günümüzde işletmeler teknolojiyi benimseme ve ona adapte olma ihtiyacını anlıyorken, yüksek maliyet sorunu varlığını sürdürüyor. Fujitsu’nun “Dijital Dönüşüm Uzlaşması” araştırmasına göre, dijital dönüşümün önemini kabul eden işletmelerin yüzde 46’sı halihazırda dönüşüm projeleri uyguluyor. Yüzde 86’sı teknolojinin işletmeler üzerindeki etkisini gelecek 12 ayın ötesini planladıklarını söylüyor.

Fujitsu CEO’su Amerika ve EMEIA Başkanı Duncan Tait, konuyla ilgili olarak, “Teknoloji gerçek anlamda dönüşümcü olabilir ancak dijitalde en iyisini yapmak en yeni araçlardan daha fazlasını gerektirir. En iyi uygulamaları ve cihazları almak artık yeterli değil, yetenekli insanlar olmadan bunları kullanmak anlamsız” diyor.

GELECEK DİJİTAL ŞİRKETLERİN
Dijital dönüşüm için gerekli araçları şirkete adapte ederken insan kaynağı da burada önem kazanıyor. Ama asıl önemli olan, bu değişimi önceden görüp aksiyon almaya başlamak.

‘Yaratıcı yıkım’ için geleceği beklemeye gerek olmadığına vurgu yapan Index Grup Dijital Dönüşüm Danışma Kurulu ve Ekoten Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Serdar Urçar da, “Şirketler, eğer aksiyon alıyorlarsa, almayanlara göre daha şanslı.

Dijitalleşme şirketlerin iş yapma biçimlerini, çalışanlar ve müşterilerle ilişkilerini dönüştürüyor. İş süreçlerini yeniden tasarlamak zorunda bırakıyor. Özellikle bazı kategorilerde ürünleri dijital hizmetlere dönüştürüp iş modelini ters yüz ediyor” diyor.

Serdar Urçar’a göre geleceğin trendi ve kazananları ‘Dijital Şirketler’ olacak. Bu da yeni nesil teknolojileri rekabet aracı olarak kullanabilen organizasyonlar anlamına geliyor. Urçar’a göre, yeni nesil teknolojilerin en önemlileri ise yapay zeka ve akıllı, öğrenen teknolojik altyapılar olacak.

SİNEM CANTÜRK KPMG TÜRKİYE BİLGİ SİSTEMLERİ RİSK YÖNETİMİ BAŞK.
“SÜRECE EN HAZIR OLAN SEKTÖR FİNANS VE BANKACILIK”
“Dijitalleşme sürecine en hazır sektörlerden biri olarak finans ve bankacılık örnek gösterilebilir.
Bankalar dijitalleşme sürecine geçtiğimiz yıllarda yaptıkları yatırımlar ve sistematik yaklaşımlarıyla dahil olmuştu. Bankalar bu anlamda CDO (Chief Digital Officer) görevlendirmeleriyle dijital süreçlerin yönetimine C seviyede stratejik ve yönetişim olarak doğru şekilde yaklaşıyor.

Diğer sektörlerde de bu konudaki farkındalık hızla artıyor. Özellikle sanayi, enerji ve telekom kuruluşları dijitalleşme yönünde önemli yatırımlarda bulunuyor. Son yıllarda holding, endüstriyel üretim ve perakende sektörlerinde de hızlı bir gelişme var. Olgunluk seviyesi yükselen şirketler için en önemli kıstaslardan biri dijital stratejinin tanımlanmış ve dijital kurum kültürünün oluşmuş olması.

Dijitalleşme sürecindeki şirketler için tavsiyemiz, öncelikle kurumlarda dijitalleşme süreçlerinin ve stratejilerinin oluşturulması ve buna ilişkin bir yol haritasının belirlenmesi. Öncelikle şirketlerin stratejik önceliklerini dikkate alarak bir dijitalleşme süreci geliştirmeleri gerekiyor.”

DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN ETKİLEYECEĞİ 5 SEKTÖR
Dünya Ekonomik Forumu’nun dijital dönüşümün sektörleri nasıl etkileyeceğine dair hazırladığı rapor beş sektörü kapsıyor. Buna göre lojistik, sağlık, otomotiv ve tüketim sektöründe farklı değişimler yaşanacak.

1- LOJİSTİK: Gelecek 10 yılda dijital teknoloji lojistik endüstrisinde 2 milyon işin yaratılmasını sağlayacak. Ayrıca 10 milyon ton karbon emisyonunu azaltması bekleniyor. Kilit dijital girişimlerin sektöre yapacağı toplam değer etkisinin ise 1,5 trilyon dolar olması bekleniyor.

2- SAĞLIK: Sağlık inovasyonu alanında robotlar, 3D yazıcılar ve sensörler kilit teknolojiler olacak. Akıllı ve bağlantılı sağlık cihazları sadece ABD sağlık sisteminde yılda 30 milyar dolardan fazla tasarruf edilmesini sağlıyor. Tele Tıp ile birlikte evde bakım da hastane girişlerinin yüzde 35 azalmasına olanak tanıyor.

3- ELEKTRİK: Bağlantılı sensörler ve anlık analizi içeren kilit teknolojiler, rüzgar çiftlikleri ve diğer varlıklar için tahmini bakım sistemlerini yaratıyor. Gelecek 10 yılda dijital girişimlerin elektrik sektörüne etkisi 1,7 trilyon dolar olacak. Ayrıca karbon ayak izinde 16 milyar metrik ton azalma da yaratacak.

4- OTOMOTİV: Dijital dönüşüm girişimlerinden sektöre gelecek değerin önümüzdeki 10 yılda yaklaşık olarak 700 milyon dolar olması bekleniyor. Bu çerçevede, bu girişimler 2018 milyon canlının korunmasını ve karbon emisyonunun 540 milyon metrik ton azalmasını sağlayacak.

5- TÜKETİM: Kilit dijital trendler olan hiper-kişiselleştirme, ürünlerden hizmet ve deneyime değişim, akıllı fabrikaların kayda değer ölçüde sinerji yaratması ve sektöre tasarruf sağlaması bekleniyor. Dijital girişimlerin sektörde yaratacağı değer ise 5 trilyon dolara yakın.

ŞİRKETLERİN GERÇEKLEŞTİRMESİ GEREKEN 8 DEĞİŞİKLİK
Columbia Business School’da strateji profesörü olan Rita Gunter McGrath’ın araştırmalarına göre, şirketler dijital stratejilerini geliştirirken sekiz değişimi hayata geçirmeli. Bu sekiz madde şöyle:

1. Sektörleri düşünme, alanları düşün.
2. Serbest konular düzenle ve insanların bunu tecrübe etmesini sağla.
3. Girişimcilikle ilgili büyümeyi destekleyecek ölçümlerin benimsenmesini sağla.
4. Problemleri çözmeye ve tecrübe etmeye odaklan.
5. Güçlü ilişkiler ağı kur.
6. Sağlıklı serbest bırakmayı öğren.
7. Erken aşama inovasyon için sistematik ol.
8. Tecrübe et, tekrarla ve öğren.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap