Nesnelerin interneti iş şeklini etkileyecek

Nesnelerin interneti iş şeklini etkileyecek

Dijitalleşme her sektörü etkiliyor ve dönüştürüyor. İş yapış şekillerini önce internet sonra da akıllı telefonlar değiştirdi. Intel Genel Müdürü Burak Aydın, teknolojide üçüncü kırılmayı yaşadığımızı söylüyor.

Aydın, “Bu kırılma diğerlerine göre daha büyük ve yıkıcı olacak. İş yapış modellerini derinden etkileyecek. Bu nesnelerin internetiyle yani her şeyin internete ve teknolojiye dokunmasıyla olacak” diyor.

Teknoloji hem yatay hem dikey olarak konumlanan bir sektör. Dolayısıyla teknoloji sektörünün dünya ile rekabetçi olması, diğer sektörleri de rekabetçi kılacaktır.

Teknoloji sektörünün gelişmesi ve sektörlerin rekabetçi olabilmesi için birkaç şeyin aynı anda ve büyük bir hızla olması lazım. Birincisi ve en önemlisi, şirketlerin teknolojiyi amaç değil araç olacak şekilde konumlandırması ve teknoloji ile para kazanmayı düşünmeleri gerekiyor.

Teknoloji, bugünün dünyasında rekabetçi olmak ve sürdürülebilirlik açısından çok fazla anlam ifade ediyor. Teknoloji bir masraf kalemi değil, çok önemli stratejik bir enstrümandır.

İNOVASYONA ŞANS TANINMALI
Öte yandan şirketlerin kendi etraflarında kendilerine teknolojik çözüm sağlayabilecek ekosistemi yaratmalan ve bunu beslemeleri gerekiyor. Şirketlerin etrafında bu ekosistemin yaratılması, Türkiye’deki girişimci ekosisteminin olgunlaşması için de önemli.

Burada birbirini besleyen simbiyotik bir ilişki var. Ancak Türkiye’de özellikle küçük, inovatif, yeni kumlan şirketlere büyük şirketler pek şans tanımıyor ki bu büyük hata. Hâlbuki gelişmiş ülkelerde inovasyonun çoğunlukla yeni kurulan, çözüm ve sonuç odaklı küçük şirketlerden geldiğini ve birçok ezberi bozduğunu görüyoruz.

Bir diğer önemli başlık bugün bütün şirketlerin “yeni petrol” olaraktanımlanan veriye odaklanmaları ve bunu değere dönüştürmeye çalışmaları gerekiyor. Teknoloji sektörü ise dünün ve bugünün teknolojilerini değil yarının teknolojilerini Türkiye’ye getirerek diğer sektörlerin hizmetine sunmalı. Bu noktada, yapay zeka, sanayi 4.0, nesnelerin interneti gibi popüler başlıklar ortaya çıkıyor.

KOBİ TEŞVİKLERİ ARTMALI
Hükümet AR-GE teşvikleri ve yapısal düzenlemeler ile ilgili birçok adımı 2016 yılında attı. Bu, sektör için çok güzel bir gelişme. Ancak özellikle yeni teknolojileri kullanmayı özendirecek teşviklerin verilmesi ve bazı alanlarda özellikle KOBİ’leri daha fazla teknoloji kullanmaya zorlamak iyi bir fikir olabilir.

Zira Türkiye’deki KOBİ’lerin teknoloji kullanımı, Avrupa ve gelişmiş pazarların hala çok gerisinde. Bu, KOBİ’lerde hala daha çok emek yoğun çalıştığımızı gösteriyor ve sürdürülebilir değil.

Öte yandan bilgisayar ürünlerine getirilen vergi artışları ve taksit sınırlamaları teknolojinin geniş kitlelere yayılmasını ve adaptasyonu da engelliyor. Bilgisayar, akıllı telefondan farklı olarak bir üretim aracıdır. Bizim ülke olarak çok daha fazla üretmeye ihtiyacımız var.

VERGİ SIFIRLANMALI
Benim önerim, bilgisayardan alınan verginin sıfırlanması. Bu hem yazılım sektörünün gelişmesi hem de KOBİ’lerin daha fazla teknoloji kullanması için kritik ve kaybedilen vergi geliri verimlilik ve katma değerli üretim ile fazlasıyla yerine koyulacak.

Öte yandan nitelikli istihdamı artırmak için yazılım geliştirme uzmanlarında gelir vergisinin düşürülmesi de düşünülebilir. Bu daha fazla yazılım ürünü, daha fazla verim ve hatta yazılım ihracatı olarak geri dönecek. Romanya’da ve farklı ülkelerde bu teşviklerle sektörde ciddi derinlik yaratıldı.

Son olarak gelişme olmasına rağmen Türkiye’de üniversiteler ve sanayi, ki buna bilişim sanayi de dahil-birbirlerinden hala çok ayrık duruyorlar. Belirli düzenleme ve daha fazla teşvik ile özel sektör sanayi iş birliktelikleri özendirilmeli.

ÜÇÜNCÜ KIRILMAYI YAŞIYORUZ
Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde teknoloji iş dünyasındaki iş yapış şekillerini iki defa değiştirdi. İlki internetin ve web sayfalarının hayatımıza girmesi ve bununla birlikte CRM, SCM gibi kurumsal yazılımların ortaya çıkmasıyla oldu.

İkincisi, cep telefonlarının yaygınlaşması ile mobil uygulamaların hayatımıza girmesiyle gerçekleşti. Geçtiğimiz yıldan itibaren teknolojide üçüncü kırılmayı yaşıyoruz. Bu kırılma diğerlerine kıyasla çok daha büyük ve yıkıcı olacak. İş yapış modellerini derinden etkileyecek. Bu nesnelerin internetiyle yani her şeyin internete ve teknolojiye dokunmasıyla olacak.

Bugün 13 milyar olan akıllı cihaz sayısının 2020’li yıllarda 50 milyara çıkması bekleniyor. 200 milyar sensör ile hayatımızın her alanının nabzı tutulacak. Bütün bunlar, yeni iş modelleri, yeni cihazlar, yeni uygulamalar ve hatta yeni şirketler demek.

Öte yandan yapay zeka ve büyük veri de iş yapış modellerini en temelden etkileyecek. Örneğin bugün pazarlama kampanyalarını biraz duygusal kararlarla veriyoruz ama yeni trend yapay zeka ile öngörülebilen pazarlama kampanyaları tasarlamak.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap