Tekstilciler fasondan tasarıma geçiş yaptı

Tekstilciler fasondan tasarıma geçiş yaptı

Tekstil ve hazır giyim sektöründe oyunun kuralları değişti. Artık dünya devleri Türk tekstil ve hazır giyimcilerinden fason üretim değil kendileri için tasarım yapmalarını talep ediyor. Bu da sektördeki şirketleri AR-GE ve tasarım merkezi kurmaya yönlendiriyor.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Ekim 2017 itibariyle Türkiye’de 94 tasarım merkezi var. Burada 29 tasarım merkeziyle tekstil ve hazır giyim sektörü başı çekiyor. Ülkelerin ekonomik anlamda güçlenebilmeleri katma değerli üretime ağırlık vermelerinden geçiyor.

Bu noktada ise AR-GE ve tasarım öne çıkıyor. Türkiye ekonomisinin 2023 yılı hedeflerine ulaşabilmesi için de bu iki alana yatırım yapılması şart.

Bu gerçekten yola çıkan devlet geçtiğimiz yıl şirketlerin üzerindeki yatırım maliyetlerini hafifletmek için AR-GE ve tasarım faaliyetlerine bazı destek ve teşvikler verdi. AR-GE mevzuatına ilk defa tasarım faaliyetleri de dahil edildi.

Tekstil ve hazır giyim sektörü, yapılan bu düzenlemelerin ardından hızla aksiyon aldı. Çünkü son 5-6 yıldır tekstil sektöründe oyunun kurulları değişti. Önceleri fason üretimin ağırlıklı olduğu sektörde tasarımın önemi arttı. Artık global tekstil devleri Türk şirketlerinden koleksiyonlarını üretmesini değil, onlar için tasarım geliştirmesini talep eder oldu. Ayrıca teknik tekstil anlamında da niş ürünler geliştirilmesine yönelik çalışmalar hız kazandı.

TEKSTİL BAŞI ÇEKİYOR
Bu süreç tekstil ve hazır giyim şirketlerini AR-GE ve tasarım merkezleri kurmaya yöneltti. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Ekim 2017 verilerine göre, Türkiye’de tekstilde 38 AR-GE ve 29 tasarım merkezi var. İpekyol, Vakko, Kiğılı, Koton, Zorluteks gibi tanınmış markaların yanı sıra son dönemde Anadolu’daki gizli kalmış tekstil ve hazır giyim oyuncularının da tasarım merkezleri kurduğu dikkat çekiyor.

Bugün pek çok tekstil ve hazır giyim şirketi cirolarının bir bölümünü bu alana ayırıyor. Bu şirketler günümüzdeki rekabet koşullarında geride kalmamak için kurdukları merkezlerde istihdam ettikleri AR-GE ve tasarım ekipleriyle ürün ve koleksiyon geliştirmeye ağırlık veriyorlar.

AR-GE MERKEZİ KURDU
Bugün ‘nonwoven’ (dokunmamış tekstil yüzeyleri) olarak birçok sektöre yarı mamul ve bitmiş ürünler üreten Hassan Tekstil, bu şirketlerden biri. İstanbul ve Tekirdağ’daki tesislerinde gerçekleştirdiği üretiminin yüzde 50’sini beş kıtadaki 60 ülkeye ihraç eden şirketin geçen yıl 232 milyon dolar olarak cirosunun yüzde 35’i ihracattan geliyor. Hassan Tekstil, bu yıl yüzde 5’lik ihracat artışı bekliyor.

Ara sanayi mamulü olarak birçok markaya ve ürüne nonwoven parçalar ürettiklerini söyleyen Hassan Tekstil Genel Müdürü Ahmet Şişman, “Aslında yaptığımız ürünler birçok alandaki markalar tarafından binlerce satış noktasına ulaşıyor ama tüketiciler nihai ürünü ve markayı görüyor” diyor.

Bu ürünleri yoğun AR-GE ve inovasyon çalışmaları sonucunda geliştirdiklerini dile getiren Şişman, 2017 yılı içerisinde Sanayi Bakanlığı’na bağlı 449’uncu AR-GE merkezini kurduklarını ifade ediyor. 45 AR-GE çalışanı bulunan şirket cirosunun yüzde 1,5’ini bu alana ayırıyor. Öte yandan şirket AR-GE çalışmaları kapsamında 14 adet patent ve faydalı model başvurusunu da tamamlamış durumda.

KATMA DEĞERLİ ÜRETİM
Yurtiçinde altı, yurtdışında ise iki üretim tesis bulunan TYH Tekstil de AR-GE ve tasarıma yönelen hazır giyim şirketleri arasında yer alıyor. Gant’tan COS’a kadar birçok dünya devine üretim yapmanın yanı sıra kendi kadın giyim markası Roqa’yı da yurtdışında büyüten şirket, yüzde 100 ihracata yönelik çalışıyor. Geçen yıl 100 milyon dolar ciroya ulaşan TYH Tekstil bu yıl ise 130 milyon dolar ciro hedefliyor.

Hazır giyim sektöründe AR-GE ve tasarımın kumaştan başlayıp ürün tasarıma kadar uzandığını belirten TYH Tekstil Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Kaya, şirketlerinde bu faaliyetleri yürüten 15 kişilik bir ekip olduğunu söylüyor.

Her yıl cirolarının yüzde 1,5-2’sini bu alana ayırdıklarını belirten Kaya şöyle devam ediyor: “Bu çalışmalarımızın sonucunda katma değerli üretim yapıyoruz. Türkiye’de konfeksiyon ihracatının birim fiyatı 4-4,5 Euro seviyelerindeyken bizde 7.5-8 Euro. Hedefimiz ise çift haneleri yakalamak. İhracatımızın yüzde 20-25’lik kısmını kendi AR-GE tasarım ekibimizden çıkan ürünler oluşturuyor. Bu oranı her geçen yıl artırmayı hedefliyoruz.”

30 KİŞİLİK EKİBİ VAR
Global markalara private label üretim yapmanın yanı sıra kendi markası Blackspade’ı de büyüten İzmir merkezli Narkonteks de tasarıma ağırlık vermeye başlayan şirketlerden biri. Markasını 22 ülkeye ihraç eden şirket yurtiçinde mağazalaşmaya da hız verdi. Kuzey Avrupa ülkelerindeki güvenlik güçlerinin özel ihtiyaçlarına yönelik teknik tekstil ürünleri geliştiren şirket, Hollanda güvenlik güçlerini giydiriyor.

Geçen yıl 80 milyon TL ciroya ulaşan şirketin bu yılki cirohedefi ise 100 milyon TL’yi buluyor. Narkonteks Yönetim Kurulu Başkanı Toygar Narbay, şirketin 30 kişilik mühendis kadrosunun AR-GE çalışmalarına odaklandığını söylüyor. Narbay, her yıl cirolarının yüzde 1,5’ini AR-GE’ye ayırdıklarını belirtiyor.

TASARIM İHRAÇ EDİYOR
Taypa Tekstil, irili ufaklı pek çok şirketin faaliyet gösterdiği denim sektöründeki 10 büyük oyuncudan biri. Üretiminin yüzde 80’ini ihraç eden şirket, önümüzdeki dönemde yeni yatırımlarının etkisiyle bu oranı yüzde 85’e çıkarmayı planlıyor. 2016 yılında 100 milyon Euro ciroya ulaşan şirket, bu yıl cirosunda yüzde 10’luk artış bekliyor. Levis, Dockers, Calvin Klein, Tommy Hilfiger, Zara, Massimo Dutti ve Uniqlo gibi dünya markalarına kendi tasarımlarını ihraç eden Taypa, AR-GE ve ino-vasyona büyük önem veriyor.

Cirolarının yüzde 5’ini AR-GE ve inovasyona ayırdıklarını belirten Taypa Tekstil Genel Müdürü Burak Karaars-lan, bin metrekarelik tasarım ve AR-GE merkezi kurduklarını ve 25 kişilik bir ekipleri olduğunu söylüyor.

Karaarslan, bu konuda şöyle konuşuyor: “Sektörümüzde işler değişti. Önceden şirketler bize gelip elindeki tasarımı üretmemizi istiyordu. Artık onlar için neler tasarladığımızı soruyorlar. Bizim tasarımlarımız ünlü markaların koleksiyonlarında yer alıyor. Şu anda ciromuzun yüzde 21’i kendi tasarımlarımızdan geliyor. Bunu yüzde 50’lere çıkarmayı hedefliyoruz.”

TASARIM DESTEĞİ ALDI
Üretiminin tamamını ihraç eden Farbe Textile, Jack and Jones, Inditex ve Mango gibi firmaların tedarikçisi konumunda. Danimarka, İspanya, İsveç, Hollanda ve Almanya’nın başı çektiği sekiz ülkeye ihracat yapan şirket, 2016’da 100 milyon TL ciro elde etti. Bu yılki ciro hedefi ise 130 milyon TL. Şirket cironun önemli kısmını ihracattan sağlıyor.

Şirketin altı kişiden oluşan bir tasarım ekibi var. Farbe Textile Yönetim Kurul Başkanı Emre Kızılgüneşler, Ekonomi Bakanlığı’nın uyguladığı Tasarım Destek Tebliği’ne uygun bulunan ilk şirket olduklarını söylüyor. Kızılgüneşler, “Ünlü markalara tasarım satıyoruz. Onlar için koleksiyonlar hazırlıyoruz. Şu anda üretimimizin yüzde 60’lık kısmını kendi tasarımlarımız oluşturuyor. Tasarıma yatırıma devam edip bu oranı arttırmak istiyoruz” diyor.

YENİ KANUN AR-GE’YE HIZ VERDİ
Geçen yıl çıkan kanunla birlikte AR-GE mevzuatında birtakım değişiklikler oldu. Mesela AR-GE personel sayısı 15’e indirildi. AR-GE projeleri kapsamında ithal edilen eşya gümrük ve damga vergisinden istisna edildi. AR-GE ve tasarım faaliyetlerinin desteklenmesiyle ilgili uygulama yönetmeliğinin ve Bakanlar Kurulu Kararı’nın çıkmasının ardından merkez başvurusu sayısında ciddi bir artış oldu. Ekim 2017 itibariyle Türkiye’deki AR-GE merkezi sayısı 660’a, tasarım merkezi sayısı ise 94’e ulaştı.



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap