|
"Sektörde kurumsallaşma ve birleşmeler hız kazanacak."
Haber : Ekonomist Online / 27.11.2011
Dünyanın en büyük denetim ve
danışmanlık şirketi olan Price-
WaterhouseCoopers (PWC),
1981 yılından bu yana Türkiye’de
de faaliyet gösteriyor. 13
kişilik bir ekiple kurulan şirket bugün
bin 250 kişilik çalışanı ve 2 bin 300’ün
üzerinde müşterisiyle şirketin dünyada
en hızlı büyüyen ofisleri arasında.
Hem yeni TTK’nın (Türk Ticaret
Kanunu) etkisi, hem de Türkiye ekonomisindeki
büyüme ile birlikte beş yıl içinde
şirket büyüklüğünün iki katına çıkmasını beklediklerini söyleyen PWC
Türkiye Başkanı Cansen Başaran Symes,
yeni TTK’nın büyüme ile birlikte sektöre
çetin bir rekabeti de getireceğinin altını çiziyor.
Rekabetçi olmayı isteyen, uluslararası
standartlarda kurumsallaşma niyeti
olan ve sürdürülebilir hale gelmeyi arzulayan
şirketler için TTK’nın itici güç olacağının üzerinde duran Symes, TTK’nın
orta öçlekli şirketlerin değişimi için bir
platform yaratacağını söylüyor. Symes,
denetim dışında birleşme ve satın almalarda
da hareketlilik beklediğini ifade
ediyor. Tüm sektörlerin yatırımcıların
göz hapsinde olduğuna değinen Symes, Türk şirketlerin de yurtdışındaki satın almalarını sürdüreceğini anlatıyor. Ancak
toplam yatırımın dörtte üçünün yapıldığı Avrupa’nın dışına bir kayış olduğunu
söyleyen Symes Ekonomist’in sorularını
şöyle yanıtladı:
Ekonomist: Siz ağırlıklı olarak sistem
ve süreç denetimi, finansal raporlama,
vergi ve mali hukuk, insan kaynakları, şirket
birleşme ve satın alma işlemleri ve yönetim
danışmanlığı gibi hizmetleri veriyorsunuz.
Bugün aldığınız talebe göre en
öne çıkan hizmetler hangileri?
Cansen Başaran Symes: Biz Türkiye’de
denetim ücretlerinin, kanunen
‘kabul edilmeyen gider’ olarak kaydolduğu bir dönemde başladık bu işe. 30 yıl
önce sadece denetim ve danışmanlık
hizmeti veriyorduk. Sonra vergi departmanımızı kurduk. İnsan kaynakları danışmanlığı hizmetini 90’ların başından
itibaren veriyorduk. Ardından birleşme
ve satın almalardaki gelişme bu alandaki
hizmetlerimizi daha da geliştirmemizi
beraberinde getirdi. Stratejik danışmanlık ve şirket değerlemeleri bizim olmazsa
olmaz işlerimiz arasına girmeye başladı.
Gümrük danışmanlığına ilk yatırım yapan
şirket olduk. Bugün tüm bu hizmetler
talep görüyor. Ancak sistem ve süreç
denetimi, finansal raporlama, vergi risklerinin
değerlendirmesi konularının
öne çıktığını söyleyebilirim.
Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesiyle
birlikte her ölçekteki şirketin denetimi,
bağımsız denetim kuruluşlarına, küçük ve
orta ölçekli sermaye şirketlerinin denetimi
ise en az bir SMMM veya YMM’ye bırakılacak. Bu denetim alanında nasıl bir değişim ve gelişimi beraberinde getirecek?
Dünyada bağımsız denetim zorunluluğu olmayan birkaç ülkeden biriyiz. Bu
anlamda geç gelmiş bir kanun. Ama sektörün
önünü tamamen açacak. Çünkü
ne kadar şirket varsa hepsi denetlenecek.
Sadece kurumsal denetim şirketlerine
değil, bu, serbest mali müşavirlik ve
yeminli mali müşavirlik hizmeti sunan
kurum ve bireysel kişiler için de yeni iş
imkanı anlamına geliyor. TTK ile birlikte
kanunun getirdiği zorunluluk itibariyle
sadece nihai yapılacak denetime de
tek başına bakmamak lazım. O süreçte
birçok şirket kurumsallaşma sürecinden
geçecek. Risk ve kurumsallaşma bazlı süreç
yönetimi, kontrol odaklı önemli hizmetlerin
danışmanlık piyasası oluşacak
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|