|
Yerli oto, otomotiv endüstrisinin de en temel gündemlerinden oldu.
Haber : Sibel Atik / 23.10.2011
Yaklaşık 10 ay önce Başbakan Erdoğan’ın dile getirdiği yerli
otomobil konusu, o gün bugündür
gündemdeki yerini
koruyor. Bu alanda en önemli
girişimi şüphesiz Karsan yaptı. Hem de
Başbakan’ın gündeme getirmesinden
daha önce. New York taksi ihalesine girerek
yerli üretim konusunda önemli bir
adım atan Karsan, yerli otomotiv üretim
vizyonunu 5 yıl önce çizmiş. Üretim çalışmalarına bugün başlansa en az 36 ay alacak
yerli marka otomotiv konusunu New
York taksi ihalesiyle bu işte elini taşın altına koymuş bir isim olan Jan Nahum ile
konuştuk.
1973 yılında Koç Grubu'nda kariyerine
başlayan ve 2002 yılına değin Koç
Topluluğu'na bağlı otomotiv şirketlerinde
çeşitli görevler üstlenen Nahum, bugün
Karsan’ın murahhas azası ve Hexagon
Danışmanlık AŞ'nin kurucu ortağı.
Otomotiv sektöre önemli katkılar yapmış
olan Nahum’a göre Türkiye otomotiv sanayii
yerli üretimle mezun olacak. “Türkiye’den
illa bir tane çıkacak diye bir şey
yok. İlk yapan grup yaptığında popüler
olur ve apoletleri olur. Fakat ben bir değil 2-3 marka çıkar, diye düşünüyorum”
diyen Nahum ile konuştuk…
Ekonomist: Siz Türkiye’yi Avrupa’ya
otomotiv ihracatıyla tanıştırmış kişisiniz. O
günlerde yaşanan duyguyu biraz anlatır
mısınız?
Jan Nahum: O günün Türkiye’sinde,
en fazla ihracatı yapan Tofaş’tı. En çok
da Ortadoğu ve Mısır’a ihracat yapıyordu.
Dolayısıyla Ortadoğu’ya eski bir aracın ihracatını yapmakla, Avrupa’ya güncel
bir aracın ihracatını yapmak arasında
çok büyük bir fark vardı. Acaba Avrupa
Türkiye’den gerçekten yılda 20 bin adet
alır mı almaz mı endişesi vardı. Bir de
Türkiye’nin yan sanayi alt yapısı o gün bu
işi yapmaya elverişli değildi. Liman sıkıntısı vardı. Dolayısıyla o gün, Tempra ihracatı
devreye girerken bunun başarılı
olup olamayacağı ile ilgili ciddi tereddütler
vardı. Bunun olabileceğine inanç yoktu,
fakat oldu…
Otomotivde yerli üretimi konuşan
Türkiye’yi nasıl görüyorsunuz, dünya otomotiv
sanayiinde nerede duruyor?
Türkiye otomotiv sanayi olgunlaşma
evriminde son halkaları yerine koyma döneminde.
Yani mezun olmak üzereyiz.
Birçok şeyi yaptık. Olgun bir alt yapımız
var. Yan sanayii, insan kaynağı, yatırım ve
kapasiteler, mühendis ve teknisyenler…
Şu an otomotiv sanayiimizde Ar-Ge yapan
5 bin mühendis var. Araba tasarımı nedir,
motor tasarımı nedir nasıl yapılır, hangi
süreçlerden geçilir hepsi biliniyor. Şimdi
bu olgunlukta kendimize has ürünler yapmaya
sıra geldi. Bunlar belli segmentlerde
otobüs, kamyon, minibüs, traktörde
var. Ancak hasretimiz otomobil.
Neden illa ki yerli otomotiv?
Çok daha gösterişli bir ürün olan otomobilde
üretimi ya yabancı markaları ithal
ederek, ya üreterek ya da üretip ihraç
ederek sağlıyoruz. Bu da sıkıntılı bir durum.
Çünkü yabancı marka, katma değerin
dışarıya gitmesi demek. Geleceğimizi
üstüne inşaa ettiğimiz markalar, gelecekte
bizimle olmayabilir. Olgunlaşmış bir
Türkiye otomotiv sanayiinin stratejik olarak
yabancıların karar mekanizmasına tabi
olmaması için kendi markamızı yaratmaya
ihtiyacımız var. Türkiye otomotiv
sanayii de bugün bunu konuşuyor. Bunu
yapacak vizyonu var, ihtiyacı ve stratejisi
tespit edilmiş. Bugün nasıl yapılması gerektiği tartışılıyor.
Yerli üretim en yakın ne zamanı gösterir?
Karsan-Kıraça olarak biz elimizin taşın altına koyduk zaten. Yatırım yapmaktayız uluslararası ihalelere giriyoruz. Biz
Türkiye’nin marka yaratması gerektiğine
inanıyoruz. 5 yıl önce Ar-Ge yatırımını
yaptık sırf bunun için. Markalaşabileceğimiz
ihaleleri takip etmeye başladık. Şimdi
aracın dünya üzerindeki pazar araştırmalarını yapıyoruz ve aracı geliştirmeye
devam ediyoruz. OSD raporu “48 ay” diyor,
biz kendimize 36 ay koyduk. Bunun
12 ayı geçti. 2013 sonlarında aracı üretilir
hale getirmek istiyoruz. .
Mustafa Koç “herkes bizden bekliyor”
diyor…
Doğru. Tofaş – Otosan 400 bin kapasitesi
var. Otokar gibi savunma sanayi şirketi
var. Koç, pazarın yüzde 50-60’ına sahip.
Dolayısıyla onlardan beklemekten
daha doğal bir şey yok.
1 | 2 | Sonraki Sayfa ► | Son Sayfa ►►
|
|