Beyaz yakalılar sahillere göçüyor

Beyaz yakalılar sahillere göçüyor

Artan yatırımlar ve iyileşen ulaşım koşullarının yanında ücret paketlerinin İstanbul ve Ankara’ya yaklaşmasıyla profesyonellerin Anadolu şehirlerine bakışı değişiyor. Özellikle İzmir, Mersin, Antalya, Çanakkale gibi kıyı şehirleri beyaz yakalı orta ve üst düzey yöneticilerin merceğine girdi. Anadolu’da CTO, bilgi işlem müdürü, yazılım uzmanı, sistem mühendisi gibi çalışanlara talep artıyor.

FATOŞ BOZKUŞ
fbozkus@ekonomist.com.tr

Anadolu’daki birçok şirketin yıllardır temel sorunlarından biri orta ve üst düzey yönetici bulamamaktı. Çünkü başarılı yöneticileri Anadolu’ya götürmek hiç kolay değildi. “Değildi” dememizin nedeni bu durumun artık yavaş da olsa değişmeye başlaması. Özellikle İzmir, Mersin, Muğla, Antalya, Çanakkale gibi kıyı şeridindeki şehirlerdeki şirketler artık yetenekleri kendilerine çekebiliyor.

Bunların yanında Bursa, Kayseri, Balıkesir, Eskişehir, Konya ve Gaziantep gibi illerdeki şirketler de artık yetenekleri kendilerine çekmekte geçmişe oranla daha az zorluk çekiyor. Bu illerdeki yaşam standartlarının yükselmesinin ilgiyi artırdığını söyleyen İK uzmanları, bu kentlerdeki ücret paketlerinin de İstanbul ve Ankara’ya yaklaştığını hatta bazı pozisyonlarda geçtiğini ifade ediyor.

İSTANBUL’DAN KAÇIŞ VAR
İstanbul’da yaşayan profesyonellerin çoğunun hedefi emekli olduklarında kıyı şeridinde bir yere yerleşmek. Bazı profesyoneller artık emekliliği de beklemiyor. Şu anda İstanbul’un trafiğinden, keşmekeşinden, kalabalığından ve diğer tüm zorluklarından bıkan bir kesimin Anadolu’daki fırsatlara açık olduğu görülüyor.

HumanGroup Yönetici Ortağı ve IRC Global Executive Search Partners EMEA Bölge Lideri Gaye Özcan, son yıllarda bunu artan oranlarda gözlemlediklerini belirtiyor. Özcan, başta İzmir, Antalya, Muğla, Mersin, Balıkesir, Çanakkale olmak üzere kıyı kesimlerdeki illerde bulunan iş fırsatlarına eskiye oranla daha sıcak bakan önemli bir kesim olduğunu anlatıyor.

Bu noktada The Boston Consulting Group’un 2030’da dünyada en büyük potansiyel pazarlara sahip şehirleri incelediği araştırmasını hatırlatan Özcan, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Araştırmaya göre 717 şehir geleceğe damgasını vuracak.

Bunlar arasında Türkiye’den İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Mersin, Kayseri, Konya ve Antalya yer alıyor. Bu araştırmayı önemsiyorum çünkü hem kurumsal olarak gözlemlerimiz hem de sektörümüzdeki dinamiklere baktığımızda benzer bir eğilimi görebiliyoruz. Yani yalnızca kıyı illerimiz değil, İç Anadolu’dan da bazı iller yetenekleri çekmekte geçmişe oranla daha az zorluk çekiyor.”

CAZİBEYİ ARTIRAN NEDENLER
Geçtiğimiz yıllarda Marmara Bölgesi dışında yatırım yapan ulusal ve global oyuncuların görece kısıtlı olduğunu dile getiren REED Türkiye Genel Müdürü Asiye Yıldırım, “Son yıllarda Türkiye’nin ekonomik anlamda peri ferisi diyebileceğimiz bölgelerde daha fazla yatırımın gündeme geldiğini gözlemliyoruz” diye konuşuyor.

Örneğin enerji sektöründeki yatırımlar sınır tanımıyor. Uluslararası bir oyuncu Anadolu’da bir ilçede fabrika kurup rüzgar enerjisi sektörüne dönük olarak üretim yapabiliyor. Buna benzer örnekler farklı sektörlerde de gündeme geliyor. Örneğin gıda sektöründe de Anadolu sathına yayılmış ilgi çekici büyük yatırımlar mevcut. Yatırımların Marmara Bölgesi dışına doğru genişlemesi, yöneticiler için de çekim merkezi yaratıyor.

Ergene Consulting & HGA Group Türkiye Başkanı Murat Ergene, İzmir, Bursa ve Ankara gibi şehirlerde istenilen rollerde aday bulmanın eskiye göre daha kolaylaştığını ifade ediyor. Ergene, yeni yapılan köprüler ve yollarla ulaşımın çok daha hızlı hale gelmesinin bu illere yönetici transferlerini kolaylaştırdığını söylüyor.

GENÇLER VE YABANCILAR
Şehrin gürültüsü, kalabalığı, yaşam koşullarından kaynaklanan nedenlerle daha sakin yörelerde yaşamayı tercihi edenlerin genellikle belli bir yaş ve deneyimde olan yöneticiler olduğu tahmin edilir. Fortune Danışmanlık Ortağı Ayşen Arıduru, bu anlamda ilginç bir noktaya parmak basıyor. Arıduru, son 2-3 yıldır kıyı bölgelerinde yaşamak ve çalışmak isteyen daha genç insanlara da rastladıklarını söylüyor.

İstanbul dışındaki şirketlerin maaş bütçelerini eskiye göre artırdığına da vurgu yapan Arıduru, yurtdı-şından ülkemize dönmek isteyen bir işgücü olduğunu hatta yurtdışından gelen yabancı yöneticilerin sayısının da arttığını anlatıyor.

Sanayide nitelikli işgücü ihtiyacının artmasıyla birlikte CTO, bilgi işlem müdürü, yazılım uzmanı, sistem mühendisi, sistem uzmanı, AR-GE uzmanı, ERP müdürü gibi bazı rollere olan talepte artış olduğu görülüyor.

Murat Ergene, aynı şekilde sosyoloji ve psikoloji dallarına olan ilginin de arttığından bahsediyor. Ergene, konuşmasını şöyle sürdürüyor: “Eskiden CIO, ARGE yöneticileri, fabrikalarda işletme direktörü gibi teknik rolleri bulmak görece daha zordu. Ancak İzmir, Bursa ve Ankara için şimdi çalışan bulmak çok daha kolay. İşletme dalları, satış/pazarlama ya da fabrika mühendisliği gibi mesleklerde çalışanların bu anlamda daha mobil olduğunu görüyoruz.”

ALIM SÜRECİ FARKLILAŞTI
Asiye Yıldırım, İstanbul dışındaki pek çok şehirde de geleneksel iş yapış şekillerini bir yana bırakan şirketlerin katma değeri yüksek yöneticileri çekme yarışına girdiğini ifade ediyor.

Geleneksel bölgesel oyuncuların artık işe alım sürecinde daha titiz ve seçici olduğunu belirten Yıldırım, bu konuda şunları söylüyor: “Ciddi değerlendirme merkezi yatırımları yapan, hatta adaylarını İstanbul’daki bu tür merkezlere gönderen firma sayısı her geçen gün artıyor. Özetle bölgesel oyuncular yerel ve global pazarlarda ben de varım demek istiyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap