Türk yöneticileri dünyada iyice kıymete bindi!

Türk yöneticileri dünyada iyice kıymete bindi!

Uluslararası şirketlerin Türkiye dışındaki ofislerine yönetici olarak atanan, hatta farklı bölgeleri yöneten Türklerin sayısı giderek artıyor. Deneyim ve bilgilerinin yanında küresel fırsatlarla daha proaktif olarak ilgilenmeleri de Türk yöneticileri öne çıkarıyor.

FATOŞ BOZKUŞ
fbozkus@ekonomist.com.tr

Global arenada boy gösteren büyük şirketlerin kritik pozisyonları için Türkiye’deki yöneticilerin tercih ediyor olması artık hiçbirimizi şaşırtmıyor. Özellikle 2008 yılından bu yana…

Tabloları görmek için görsellere tıklayın.

Çünkü VUCA (değişkenlik, belirsizlik, karmaşıklık ve muğlaklık) dünyasının gerektirdiği değişime hızla adapte olup değişikliklere uygun stratejiler geliştirecek yönetici isteyen global şirketler, Türkiye’deki iş hayatının dinamik ve hızlı yapısında görev yapan yöneticilerin tecrübesinden yararlanmak istiyor.

Son yıllarda uluslararası fırsatları değerlendirmek isteyen ve iyi deneyimler yaşamayı hedefleyen Türk yöneticiler de bu iş fırsatlarına daha sıcak bakıyor. Bunun da etkisiyle özellikle son bir yılda Türk yöneticilerin global atamalarında artış var. Yenigöreve gelenlerin yanı sıra görev bölgesi genişleyen Türk yönetici sayısının da yükseldiği dikkat çekiyor.

BÖLGELER VE ÜLKELER ÇEŞİTLENDİ
Odgers Berndtson Türkiye yönetici Ortağı Ayşe Öztuna Bozoklar, çok uluslu şirketlerin özellikle EMEA (Avrupa, Ortadoğu, Afrika) bölgesindeki yükselen pazarları yönetmek için Türk yöneticileri atadıklarını söylüyor. Bozoklar, “Bunun yanında Orta Asya, Asya Pasifik, Uzak Asya ve Latin Amerika ülkelerine atamalar da var” diyor.

Türk yöneticilerin edindikleri tecrübelerle gelişmekte olan piyasalarda daha fazla performans sergileme potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Ayşe Öztuna Bozoklar, bunun nedenlerini şöyle anlatıyor: “Bunda bu piyasalarla benzer özellikler gösteren Türkiye’de yetişen yöneticilerin, o ülkelerdeki süreçlere, problemlere ve çözümlere aşinalığını, kriz çözme becerilerini ve iş disiplinlerini büyük bir etken olarak değerlendirebiliriz.

Ayrıca, Batı ülkelerindeki demografik gelişmeler neticesinde ortaya çıkan yetenek eksikliği karşısında, nispi olarak genç ve kritik deneyim sahibi Türk yöneticiler, Avrupa ve Amerika’daki global yapılarda da tercih ediliyor.”

Globale atanan Türk yöneticilerin 11 ortak özelliği
1- Esneklik,
2- İletişim becerisi,
3- Başarı odaklılık,
4- Adaptasyon yüksekliği,
5- Politik ve ekonomik belirsizlikleri yönetebilme yetkinliği,
6- Teknoloji merakı,
7- İç motivasyonda yükseklik
8- Mobil olmak,
9- Farklı kültürlere aşinalık,
10- Sonuç odaklı olmak,
11- Baskı altında yüksek performans gösterme yeteneği.

TÜRK YÖNETİCİLERİN ÖZELLİKLERİ
Türkiye pazarının dinamiklerinin ve ekonomik dalgalanmaların Türk yöneticilere deneyimlerini artırma fırsatı yarattığı görülüyor. Transearch International Türkiye Direktörü Göksel Önder, “Özellikle Avrupa ve Amerika’da kriz yönetimine alışkın olmayan yöneticiler yerine global ekonomik dalgalanmalarda risk alabilen, girişimci ve kriz yönetiminde deneyimli Türk yöneticiler tercih ediliyor” diye konuşuyor.

Göksel Önder, Türkiye’nin coğrafi konum avantajıyla doğu ve batı kültürlerine aşina olmaları ve kültürler arasında doğru bağlantılar kurmalarının da Türk yöneticilerini öne çıkardığı görüşünde. Önder, ayrıca Türk yöneticilerin yurtdışında çalışma isteğini, esnekliğini, kolay adaptasyon yeteneğini, iç motivasyon yüksekliğini ve kültür değişimini iyi yönetmelerini de bu nedenlere ekliyor.

ÖNE ÇIKAN SEKTÖRLER
Manpower Türkiye Genel Müdürü Feyza Narlı, belli sektörlerde daha hızlı ve çok olan bu global atama sürecinin farklı nedenleri olduğunun altını çiziyor. İlaç sektöründeki lokal oyuncular ve markaların gitgide ön plana çıktığını ve pazardaki paylarını genişlettiğini anlatan Narlı, “Buna karşılık çok değerli Türk yöneticileri olan yabancı ilaç şirketleri de bir taraftan burada ve lokal piyasada rekabetçi kalmaya çalışırken, diğer yandan da buradaki yetişmiş ve yetkin insan kaynağını farklı ülkelere yönlendirip iş sonuçlarını geliştirmeye çalışıyor” diye konuşuyor.

Finans alanında, Türkiye sektörünün dijitalleşme konusunda Avrupa finans sektörüne göre önde olması ve sektörde öncü şirketlere sahip olması yurtdışına gitmek isteyen yöneticiler için bir avantaj.

Bu listeye bilgi teknolojilerinin de eklenebileceğini belirten Feyza Narlı, burada da global dili konuşan ve IT sektörünün son trendlerini takip eden, özellikle global yapılarda çalışan kişilerin kolaylıkla farklı ülkelerde kendilerine yer açabildiğinin altını çiziyor.

NEREDEN YÖNETİYORLAR?
Heidrick & Struggles Türkiye danışmanlarından Duygu Altuntaş Tekeli, özellikle regüle sektörlerde Türkiye pazarında çalışmanın, Türk liderleri, kriz yönetimi, etkin iletişim ve ikna, çeviklik (agility) ve yaratıcılıkta geliştirdiğini anlatıyor.

Tekeli, şirketlerin de zaman içerisinde, Türkiye’de hayata geçirilen üstün uygulamaları farklı coğrafyalarda da gerçekleştirmek hedefiyle, Türk yöneticileri kritik global/bölgesel rollere getirdiğinin altını çiziyor.

Global şirketlerin farklı ülke veya bölgelerdeki yönetimlerini üstlenen Türk yöneticiler görevlerini yurtdışına giderek yürütebildikleri gibi Türkiye’den de yönetebiliyor.

Örneğin Philips Aydınlatma Türkiye ve Ortadoğu CEO’luğuna atanan Göktuğ Gür ve Philips Ortadoğu ve Türkiye CEO’su Özlem Fidancı, bölgeyi Dubai’den yönetiyorlar. Barilla Merkez Avrupa İnsan Kaynakları Kıdemli Müdürü olan Hüseyin Coşkun, Almanya Köln’den çalışmalarını sürdürürken, QNET Global Pazarlamadan Sorumlu Başkanı Müge Uz ise Malezya’da görev yapıyor.

Sorumluluk alanına Türkiye’nin yanı sıra başka bölgeler eklenen pek çok kişi de bu görevi Türkiye’den ayrılmadan ama bol seyahat ederek yürütüyor. Bu isimlerden biri de Promenteon’da 75 ülkeyi yönetmeye başlayan Alp Günvaran. Pirelli markalı endüstriyel lastiklerin üreticisi olan Prometeon bünyesinde Türkiye, Ortadoğu, Afrika, Rusya, Orta Asya ve Kafkasya Bölgesi CEO’su pozisyonuna getirilen Günvaran, yönetimindeki ülke sayısı 75 olsa da tüm bu ülkeleri Türkiye’den yönetiyor.

KİŞİSEL MARKA ÖNEMLİ
Peki halihazırda Türkiye’de çalışan ve global bir göreve gelmek isteyen yöneticiler bunun için nasıl hazırlanmalı? Egon Zehnder danışmanlarından Burcu Bıçakçı, bu soruya şu yanıtı veriyor: “Çok güçlü ayak izleri bırakmalarını ve kariyer gelişimlerinde özellikle network konusuna önem vermelerini öneririm.

Küresel işler yapan her şirkette, uluslararası eğitimlerde yer alan, iş ortaklarıyla çalışan kişilerin gelecekte yurtdışı fırsatlarına kapı açabileceğini unutmamak gerekir.

Kişisel marka üzerine eğilmeli, bunu iletişim planlarının bir parçası haline getirmeliler. Dijital dünyada hem içerik hem de kişisel marka olarak tutarlı ve profesyonel bir tutum sergilemeli ve her şeyden önce fırsatlara açık olmalılar.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap