|
Nasırlı eller Dockers diktirmek kolay değil
Sırf iş gücü maliyetlerinden kaçıp Anadolu'ya giden emek yoğun sektörleri, orada çok ilginç ve sürpriz insan kaynakları sorunları bekliyor.Her şeyden önce gidilen bölgelerdeki tarımsal iş gücünü fabrika koşullarında daha sistemli çalışmaya alıştırmakta zorlanıyorlar. Sanayi işçiliğinin basit fiziksel ağrıları ile düğün gibi geleneksel aktiviteler için alınan uzun izinler ise yatırımcıların adeta kabusu. Bu nedenlerden dolayı, yılan pek çok yatırımcı var.
Türkiye yıllardır, ağırlıklı olarak Marmara Bölgesi'nde kümelenmiş sanayisini Anadolu'ya yaymak istiyor. En azından, yeni yatırımların az gelişmiş bölgelerde gerçekleştirilmesi için bugüne kadar çıkarılmış pek çok teşvik yasası var.
Bugün yürürlükte olan 5084 sayılı yasanın da amacı bu. Yasanın çıkması için en büyük mücadeleyi veren sivil toplum örgütlerinden biri Türkiye Giyim sanayicileri Derneği'ydi (TGSD). Çünkü hazır giyim emek yoğun bir sektördü ve Marmara'da işçilik maliyetleri, son beş yıldır katlanılır olmaktan çıkmıştı. Bu da hazırgiyimcileri ucuz işgücü kaynaklarına doğru zorunlu bir göçe zorluyordu.
Teşvik yasaları bu düşüncenin realize edilebilmesi için itici bir güç olarak kullanıldı. Nitekim bugün APS Giyim'den Timay'a, Libra'dan Domino'ya kadar adı kamuoyu tarafından pek bilinmeyen, ancak dünya markalarının ürünlerine imza atan birçok şirket İstanbul ve çevresinden, şu an bulundukları bölgelere giden şirketler. Şimdi yüzlerce kişiye istihdam olanağı sağlıyorlar. Calvin Clein, Dockers, Hugo Boss, Zara, French Connection, Banana Republic gibi dünya markalarının üretim beşiğini de Anadolu’ya taşımış bulunuyorlar.
Alev
Belviranlı
Haberin devamı 23-29Temmuz 2006/30.sayımızda
|
|