Etnik pazarlara özel ürünlerle büyüyor

Etnik pazarlara özel ürünlerle büyüyor

Geçen yıl 150’yi aşkın ülkeye ihracat yapan Sem Plastik, bu yıl dolar bazında yüzde 8’lik büyüme hedefliyor. Sem Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu, “Etnik pazarlara odaklandık. Özellikle Musevilere yönelik ürünlerle İsrail ve ABD’de büyüyoruz” diyor.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

Geçen yıl 36,5 milyar dolarlık hacme ve 6,2 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşan plastik sektörü, ihracat odaklı bir yıl geçirerek 7 milyar dolar ihracat hacmi hedefliyor. Sektörün önde gelen oyuncularından biri olan Sem Plastik de odağını ihracat pazarlarına çevirmiş durumda.

Bugün üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini 150’yi aşkın ülkeye ihraç eden Sem Plastik, en çok ihracatı İsrail, ABD, İngiltere, Singapur, Suudi Arabistan, Uganda, Mali ve Bahreyn’e yapıyor.

ABD VE İSRAİL PAZARI
Şirket, özellikle ABD ve İsrail pazarlarında büyüme planlıyor. Bu pazarlara yönelik özel ürünler geliştiriyor. Sem Plastik Genel Müdürü Yavuz Eroğlu’nun verdiği bilgiye göre özellikle Musevilerin kullandığı ürünler var. Musevi standartlarını temsil eden Kosher’in de üstünde aranan bazı standartlar mevcut.

Etnik pazarların büyüyeceği beklentisiyle bu standartları barındıran belgeleri daha önceden aldıklarını söyleyen Eroğlu, “Musevilerin ‘hamursuz bayramı’nda kullan-at tarzı ürün talepleri artıyor.

Biz de o dönemde hem mal cinsi hem de ürün çeşitliliği açısından onların talep ettiği her türlü mamulü sunabiliyoruz. ‘Etnik pazar’ olarak değerlendirdiğimiz bu alan çok hızlı büyüyor” diye anlatıyor.

DİNİ TÖRENLERE ÖZEL
‘Kullan-at’ sektöründe pazar lideri olan, ambalaj sektöründe ise ilk üçte yer alan Sem Plastik, ABD ve İsrail dışında Avrupa’da en çok ürün ihracatı İngiltere ve Fransa’ya yapıyor. Ancak hala ABD pazarını büyütmeye odaklanmış durumda.

Başkan Donald Trump’ın gelişmekte olan ülkelere uygulanan sıfır vergi avantajını kaldırarak yüzde 6 oranında vergi getirmesine rağmen bu pazarda büyüme hedeflediklerine değinen Yavuz Eroğlu, şöyle devam ediyor: “Yüzde 6 vergiye rağmen gerek ürün konumlandırmamız gerekse sattığımız ürünlerin marjı ABD’de büyümemize olanak veriyor.

‘Etnik pazar’ olarak gördüğümüz ABD’de güçlüyüz ve gücümüzü daha da artıyoruz. Etnik pazarlarda özel ürün beklentisi var. Biz onu sunuyoruz.”

YÜZDE 8 BÜYÜYECEK
Pek çok şirket gibi Sem Plastik de bu yıl biraz yavaşlamış bulunuyor. Öyle ki bu yıl sadece 5 milyon dolarlık tevsi yatırımlarını devreye almayı planlıyor. Geçen yılı dolar bazında yüzde 5’lik büyüme yakalayarak 170 milyon TL ciro ile kapatan şirketin bu yılki büyüme beklentisi ise dolar bazında yüzde 8 civarında.

İç pazarda büyümenin hızlı büyüyen kahve zincirleri için geliştirdikleri ürünlerden geleceğine söyleyen Yavuz Eroğlu, “Kahve zincirleri çok büyüyor. Onlara destek olmak için tevsi yatırımı yaptık.

Çünkü bazı zincirler bardakları yurtdışından getiriyordu. Onları bu sorununu biz çözeceğiz. Kahve zincirlerine yönelik çok yeni ürünler yapıyoruz. Sadece kahve için değil, bütün içecekler için yaz – kış kullanılabilecek özel ürünler geliştirdik” diye ekliyor.

HAVAYOLU ŞİRKETLERİ
Dünyanın en büyük 10 havayolu şirketinin yedisine ürün veren Sem Plastik, havayolu şirketleri için catering ekipmanları konusunda uzmanlaşmış durumda. Türk Hava Yolları, Emirates, Katar Hava Yollar, Lufthansa ve Singapur Hava Yolları’nın yanı sıra Turkish DO&CO ve LSG Sky Chefs gibi yemek üreticileri de müşterileri arasında yer alıyor.

Yine Sem Plastik, McDonald’s ve Burger King gibi fastfood zincirlerinden Coca Cola, Unilever ve Danone gibi gıda üreticilerine, Carrefour, Migros, BİM gibi zincir marketlerden Ülker, Sütaş ve Pınar gibi süt üreticilerine kadar pek çok dev şirkete hizmet veriyor.

Yaptıkları işte ürünü ve yapılan işi iyi bilmenin önemine vurgu yapan Yavuz Eroğlu, havayolu şirketlerine sadece plastik ürün satmadıklarını, onların bütün iş kültürünü de bildiklerini aktarıyor.

Eroğlu’nun verdiği bilgiye göre, uçak için üretilen bir plastik bardağın yangın olsa ne kadar duman çıkarabileceği hesaplanıyor. Ya da domates suyunu insanların uçakta daha fazla tüketmekten hoşlandığını da. Çünkü yüksekte düşük basınç domatesin daha güzel kokmasını sağlıyor ve ürünü çekici kılıyor.

Eroğlu, “Bizim de basınç faktörünü düşünerek kötü kokmayan, içine koyulan ürüürünün tadını daha da güzelleştiren ürünler geliştirmemiz gerekiyor. Bunları bilmek bize ve yaptığımız işe değer katıyor” diyor.

DEV ŞİRKETLERLE ÇALIŞIYOR
Sem Plastik, her yıl cirosunun yüzde 1,5’ini ARGE çalışmalarına ayırıyor. Ürün geliştirmenin sektörleri için büyük önem arz ettiğini vurgulayan Yavuz Eroğlu, sorunlu bir üretim nedeniyle alınan ihalenin bile iptal edilebildiğini aktarıyor. Eroğlu, bununla ilgili başlarına gelen bir olayı da şöyle aktırıyor:

“Singapur Havayolları’nın ihalesini kazandık. Ancak bir süre sonra bira bardaklarının biranın köpüğünü ortadan kaldırdığına yönelik şikayet almaya başladık. Sorunu bir haftada çözmemiz gerekiyordu. Yoğun çalışmalar yürüttük. Hatta köpük konusunda uzman olan sabun sektöründen danışmanlık aldık.

ARGE ekibimiz, bardakta köpüğün yok olmasına neden olan nano mertebesinde kritik bir nokta olduğunu buldu. Bu sayede, üretimi o yönde değiştirdik. Sonrasında bardaklarımıza koyulan biraların bol köpüklü olmasını sağladık.”

“İÇ VE DIŞ SATIŞLARI DENGEDE TUTUYORUZ”
Genel merkezi İstanbul’da olan Sem Plastik, Silivri’deki 20 bin metrekarelik alana kurulu fabrikasının yanı sıra Malatya’daki 8 bin 500 metrekarelik fabrikasıyla sektörünün en büyük kapalı alana sahip üreticisi konumunda.

Plastik bardak ve tabaktan çatal bıçağa, dondurma kutularından gıda ambalajına kadar pek çok kategoride geniş bir ürün portföyüne sahip olan şirket, üretiminin yaklaşık yüzde 50’sini ihraç ediyor.

Bu yıl ihracatı yüzde 55 bandında tutmayı planladıklarını belirten Yavuz Eroğlu, şunları anlatıyor: “Biz ilk bin ihracatçı arasındayız. Özellikle fast food sektörüne Türkiye ve civar ülkelerde ambalaj üreten en büyük grubuz.

Yüzde 55’lerin çok üzerinde bir ihracat yapmayı uygun görmüyoruz. Yurtiçi ve yurtdışı dengesinden yanayız. Biz doğal bir hedging sistemi olarak ihracatı kullanıyoruz. Maliyetlerimizin içinde yüzde 50’ye yakın kısım döviz. Dolayısıyla ihracat oranımız yüzde 45-55 bandında olduğunda doğal bir hedging oluyor.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap