Otomotive vergi indirimi kademeli kaldırılmalı

Otomotive vergi indirimi kademeli kaldırılmalı

Otomotiv pazarı 2018’i 600 bin civarında satışla kapatmaya hazırlanıyor. Renault Mais Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, “ÖTV indirimleri birden değil de kademeli olarak kaldırılırsa, 2019’da 450 bin civarı olan beklentimin de üzerinde satış olur” diyor.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Türk otomotiv sektörü, 2017 yılını 956 bin adetlik otomobil ve hafif ticari araç satışıyla iyi bir şekilde geride bırakmıştı. 2018 yılı içinse 900 bin civarında bütçelemeler yapılmıştı. Ancak erken seçim ve akabinde de yurtdışı kaynaklı gelişmeler nedeniyle iklim değişti ve hedeflerde ciddi sapmalar gözlendi. Şu ana kadar 425 bini otomobil ve 118 bini hafif ticari araç olmak üzere 543 bin adetlik satış oldu.

Renault Mais Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş, kur kaynaklı olarak satışlarda yaşanan sorunların ardından ÖTV indirimleriyle sektörün kasım ayında moral bulduğunu söylüyor. Çağdaş, ÖTV indiriminin kademeli olarak azaltılarak 2019 yılında da devam etmesi gerektiğini ifade ediyor.

Renault olarak sektörde liderliği korumaya devam ettiklerini anlatan Çağdaş ile sektörü ve şirketin 2019 beklentilerini konuştuk.

ÖTV indirimiyle birlikte sektördeki küçülme durdu mu? Bundan sonra ne bekliyorsunuz?
Otomotiv sektörünün ülke ekonomisine etkisini düşündüğümüzde, sektör zorlu bir yılı geride bırakıyor. Hükümetimiz çok yerinde bir karar alarak vergisel indirimleriyle yılın son aylarında sektörü rahatlattı. Ekim ayında 21 bin 500’e kadar gerileyen satışlar, kasım ayında 58 bine tırmandı. Aralık ayı yaklaşık kasım ayı gibi kapanır ve yılı 610-620 bin adetler civarında tamamlarız.

2019 için ne öngörüyorsunuz? Sektör nasıl bir performans sergiler?
Sektör çok temkinli, iyimser değil. Ben ise o kadar kötümser değilim. Hükümetimizin, ilgili bakanlarının çok desteği var. 2019’da 400-450 bin civarı bir pazar olacağını düşünüyorum. ÖTV’nin 1 Ocak itibariyle eski seviyesine çıkarılması değil de kademeli olarak arttırılması ve bu şekilde piyasanın desteklenmesi söz konusu olursa, bu rakamların da
üzerini görürüz.

Renault olarak pazardaki konumunuz nedir? Liderliği koruyabilecek misiniz?
İlk 11 ay itibariyle 74 bin 303 otomobil ve hafif ticari araç satışı ve yüzde 13,7 pazar payı ile liderliğimizi sürdürüyoruz. Hedefimiz toplam pazarda yılı lider tamamlamak. 2017 yılında 14 yıl aradan sonra toplam pazar liderliğini yakalamıştık. Binek tarafında ise 19 yıldır ilk sıradayız.

2019’da tüketicinin karşısına çıkaracağınız yeni modeller var mı?
2019 bizim için önemli bir yıl. Üç tane lansmanımız olacak. En önemlisi, Türkiye’de üretilen Clio V’i, yılın ikinci yarısından sonra Türkiye’de satışa çıkaracağız. İkincisi Yeni Kadjar var. Önemli değişiklerle tüketicinin beğenisine sunulacak. Captur’da da bir yenilememiz var.

Sizin araç segmentinizde sürpriz yapan, atak yapan bir bölge var mı?
Var, özellikle Dada markamıza ait modeller ve özellikle SUV segmentinde Dacia Duster ile 13-14 ilde tek başına birinciyiz. Karadeniz ve Ege illerinde çok güçlüyüz. Onun dışında genel olarak pazar payında marka lideriyiz. Yine Renault Captur özellikle çocuklu anneler tarafından çok tercih ediyor.

Otomotiv sektöründe bir değişim ve dönüşüm var. Bu yapıya baktığımızda önümüzdeki dönemde Türkiye’deki otomotiv piyasası nasıl şekillenecek?
Otomotiv talebinin uzun vadede değişmesi kaçınılmaz. Bütün dünyada ortalama 10 ile 15 yıllık süreçte otomotiv talebi fosil yakıtlı motorlardan elektrikli, hibrit, otonom, paylaşımlı araçlara dönecek. Türkiye’de bu durum Uzakdoğu ülkeleri gibi hızlı olmayacak. Çünkü Türkiye’de 1.000 kişiye 160 araç düşüyor ve bu oran çok düşük.

Hibrit ve elektrikli araçlarınız olacak mı?
Şu anda Türkiye’de elektrikli araç satılıyor, önümüzdeki dönemde hibrit araçları da devreye sokacağız. Türkiye’de üreteceğimiz hibrit motorlu Clio’yu da 2020’de pazara sunacağız. Hibrit tek-noldjisi elektrikli otomobile geçiş döneminde talep görecektir. Türkiye’de elektrikli otomobile geçiş hızı Avrupa’ya göre daha yavaş olacaktır.

Sektörde vergi teşviklerinin yanında hurda teşviklerinin de önemi ortada. Hurda teşvikinde yaşın 15’ten 10’a çekilmesinin yansıması nasıl olur? Burada Türkiye’nin kazancı ne olur?
Çok yüksek olur. Türkiye’deki araç parkına bakıldığında gerçekten ciddi sorunlar var. 20 milyon araç var. Büyükşehirlerde kullanımda olan araçların ortalama yaşı 13 civarında. Şöyle düşünün, yeni araçlara talebin yüzde 50’si büyük şehirlerde. Doğal olarak özellikle bazı segmentlerde yaklaşık 10-20 yaş araçların park içindeki payı yüzde 30 oranında. Hurda veya başka bir sistemle 200 bini bulan yaşlı araç parkı eritilebilir. Bu süreç 10 yılı alabilir. Sektörün araç parkının değişim ihtiyacı çok fazla. İstanbul’da çok görmüyoruz. Ama İzmit’ten Kars’a kadar gidin, yollarda ağır ticari araçların çok yaşlı olduğunu görürsünüz. Bu, hem can güvenliği hem de çevre için çok ciddi sorun.

Müşteri memnuniyeti çok önemli. Ancak bayi tarafında da şikayetler var. Buralarda nasıl bir mesafe alındı?
Benim CEO olarak üç önemli noktam var. Bir, kesinlikle koşulsuz müşteri memnuniyeti. İki, koşulsuz bayi mutluluğu. Üç, maliyeti ne olursa olsun çalışan memnuniyeti. Onun için bunlarda çok çok iyi noktalara geldik. Servis memnuniyeti ve müşteri memnuniyetinde ilk beşin içindeyiz. Ben uluslararası anketlere çok güvenmiyorum. Sonuçları değiştiriliyor ve bu konuda şikayetimizi yaptık. Bayilerimiz para kazanıyor. Bu yıl yeni inceledik, gerçekten de bu yılın kötü gidişine rağmen iyi para kazanmışlar. Müşteri memnuniyeti açısından hem satış hem de servis tarafında ciddi iyi yol kat ettik. Kamuoyu, piyasa ve bayiler bunu gördüğü için sonuçta sizden feyz alıyor. Altını çizdiğimiz her noktanın arkasında durarak bütün problemlerimizi bu iki yıllık süre zarfında hallettik diyebilirim.

“OTOMOTİVİN HER NOKTASINA YATIRIM YAPACAĞIZ”
“Ana hissedarımız OYAK Grubu, Türkiye’nin çok önemli ve en büyük tamamlayıcı emeklilik fonu olarak, sanayi ve ticarete çok başarılı yatırımlar yapıyor. Üstelik sadece Türkiye’de değil yurtdışnda da birçok yatırımı var. Otomotiv sektörü, OYAK Grubu’nun Renault ile olan 50 yıllık birlikteliğinde hep özel bir yer almış. Özellikle yeni dönemde OYAK Genel Müdürü Süleyman Savaş Erdem’in OYAK Grubu’na çizdiği yeni vizyon,paralelinde benim de MAİS Genel Müdürü olarak kendime bir vizyon ve yol haritası çizmemi sağladı.

Kısa bir süre önce OYAK Grubu, Renault ile ortak, OYAK Renault Fabrikaları AŞ bünyesinde yeni teknoloji, alüminyum gövdeli hibrit motor fabrikası yatırımını yaptı. Bu yatırım, OYAK Grubu’nun 50 yıllık Renault ortaklığına verdiği önemin ayrıca yerli üretim ve istihdamı destekleyen yaklaşımının önemli bir göstergesi niteliğindedir.
MAİS olarak otomotiv değer zincirine büyük önem veriyoruz.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap