Pazar payımızı ikiye katlayacağız

Pazar payımızı ikiye katlayacağız

İsveç merkezli H&M, geçen yıl Türkiye’de 1,6 milyar TL ciroya ulaştı. Grup içinde dört yıldır satışını en çok arttıran ülke olduklarını belirten H&M Türkiye Ülke Müdürü Müge Arpacıoğlu, “7-8 yıllık süreçte pazar payımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz” diyor.

ÖZLEM BAY YILMAZ
obay@ekonomist.com.tr

İsveç merkezli moda perakende markası H&M, ‘fast fashion’ akımının öncülerinden. Uygun fiyatla moda ve kaliteyi bir arada sunmak iş fikriyle yola çıkan marka, 72 ülkede 4 bin 900 mağazasıyla tüketicilere ulaşıyor.

Geçen yıl 210 milyar İsveç Kronu (23,5 milyar dolar) satış rakamına ulaşan H&M, dokuz yıl önce Türkiye pazarına giriş yaptı. 2018 yılında 1,6 milyar TL’lik ciroya ulaşan şirket bu yıl ise yüzde 10’luk büyüme hedefliyor.

H&M Türkiye Ülke Müdürü Müge Arpacıoğlu, “Türkiye için uzun dönem planlamalar yapıyoruz. 7-8 yıllık süreçte pazar payımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz” diyor.

H&M Türkiye olarak geçen yılı nasıl bir performansla kapattınız?
Türkiye için uzun dönem planlamalar yapıyoruz. 7-8 yıllık süreçte pazar payımızı iki katına çıkarmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda geçen yıl bizim için iyi geçti. 2018 yılında 1,6 milyar TL’lik ciroya ulaştık.

Her kur değişiminde, her krizde Türkiye pazarından çekilen şirketlerle ilgili yapılan haberlerde adımız anılıyor. Ama H&M, Türkiye’yi terketmeyecek. Gelecek yıl 10’uncu yılımızı kutlayacağız ve kutlamalarımız da bunu gösterecek.

Bu yıl için ne kadarlık büyüme hedefliyorsunuz?
Şirket olarak online da dahil ciro anlamında yüzde 10’luk büyüme hedefliyoruz. Genel olaraksa bize göre 2019 sakin bir yıl olacak. Bu dönemde potansiyelleri görmek lazım.

Güçlü olunan alanlara daha çok yoğunlaşmak anlamında çalışmalar yapılabilir. Farklı aksiyonlar almak için verimli bir yıl, kafaları daha çok çalıştırmak gerekiyor. 2020’de de aynı seyrin devam edeceğini öngörüyoruz. 2021’den itibaren ise daha fazla hareketlenmenin görüleceğine inanıyoruz.

Şu anda kaç mağazanız var? Yeni mağazalar açmayı planlıyor musunuz?
Şu anda 22 şehirdeyiz ve 62 mağazamız ile 3 binin üzerinde çalışanımız var. İnandığımız ve olmak istediğimiz her projede olacağız. Projelere ve ülkenin durumuna bağlı olarak yeni mağazalarımızı açmayı planlıyoruz. Hala olmadığımız bazı yerler var, oralara da girmek istiyoruz. Yeni projelerin hepsine kapımız açık.

Online mağazanız ne zaman devreye girdi?
İki yıl önce ‘en büyük mağazamız’ olarak nitelendirdiğimiz online mağazamızı açtık. Bu kanaldan bütün Türkiye’ye ulaşabiliyoruz. Online’nin cirodaki payı yüzde 10-15 arasında değişiyor.

Perakende mağazalarımız ve online birbirini tamamlıyor. Çünkü artık trend böyle. Müşteriler her kanaldan alışveriş yapmak istiyor. Dolayısıyla online kanalımızı açtıktan sonra bunun mağazalarımızı da desteklediğini gördük.

H&M, Türkiye pazarını nasıl değerlendiriyor?
Türkiye büyük ve önemli bir pazar. Türkiye, nüfusunun yüzde 50’sinin 30 yaşının altında olduğu bir pazar. H&M için de önemli bir pazar. Türkiye’ye girmekte biraz geç kalındı tabii. Ama doğru zaman o zamanmış demek ki. İyi bir performansla da gidiyoruz.

Ülke için uzun dönemli planlamalar yapıyoruz. Dünyada 72 ülke arasında H&M Türkiye olarak dört yıl üst üste satışını en çok arttıran ülke statüsündeyiz. Bu da bizim en çok gurur duyduğumuz şey. Hacim olarak belki Almanya kadar hacimli bir ülke değiliz ama sürekli yapılanmasıyla büyüyen bir pazarız.

Büyümenizi hangi faktörlere bağlıyorsunuz?
Markamız, moda ve kaliteyi en iyi fiyatla sürdürülebilir bir şekilde sunuyor. Aslında iş modeline baktığınızda bütün sihir burada. Başarımızın altında öyle büyük aksiyon planlarımız yok. Çok güzel bir iş modelimiz var ve ona bağlı kaldığımız sürece büyüme geliyor. Ama tabii ki çok iyi bir ekip de arkamızda yer alıyor.

Alımların ne kadarı Türkiye’den yapılıyor?
Global satın alma firmasıyız. Müşterilerimize moda ve kaliteyi en uygun fiyata sürdürülebilir bir yolla sunmak için dünyanın her yerinden satın alma yapıyoruz. Türkiye konum olarak önemli bir yere sahip.

Satın almalar dönemlere göre değiştiği için net bir rakam vermemiz mümkün değil. Fakat tüm H&M grubu markaları için, mağazada gördüğünüz birçok ürünün Türkiye’den tedarik edilebildiğini memnuniyetle belirtebilirim.

H&M’nin tedarikçisi olabilmenin kriterleri neler?
Tedarikçilerimizin sürdürülebilirlik ve kalite gereksinimlerimizi karşılamalarını, bunun yanında kendi kalite ve sürdürülebilirlik politika ve vizyonlarının olmasını bekliyoruz.

Üretimde teknoloji ve otomasyonu kullanıyor olmaları, hızlı ve kaliteli üretim, üründe ve üretimde inovasyon ve yenilik, H&M materyal ve sürdürülebilirlik hedeflerimizle ilgili gerekli sertifikasyon ve süreç yönetimine sahip olmaları ve beraberinde doğru ürünü, doğru fiyat ve terminlerle sunmaları aradığımız kriterler.

Diğer perakendecilerden farklı olan bir uygulamanız var mı?
‘Back Office’ bize özel bir uygulama mesela. Kasa arkasında mağaza ekibimiz için yaklaşık 200 metrekare olan bir alan mutfak, dinlenme odaları, dolaplar, soyunma odalarından oluşuyor. Onlara özel bir alan sunuyoruz. Satış alanına katabileceğimiz bir alanı biz çalışanlarımıza sunuyoruz.

Molalarında dinlenebiliyorlar. Diğer bazı markaların da bizi örnek alarak bunu uygulamaya başladığını öğrendik. Öte yandan şirketimizde çalışanların kariyer planlamaları çok rahat. Part-time başlayıp ofislerde değişik pozisyonlarda çalışan çok arkadaşımız var. H&M’de mağazacılıktan gelmek çok daha kıymetli diyebilirim.

“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İŞ MODELİMİZE EKLEDİK”
“Sürdürülebilirlik konusunun altını çiziyoruz. Bizim gibi şirketlerin bu konuda büyük sorumlulukları var. Bazı adımlarla farkındalığı artırmamız gerekiyor. İş modelimize de 2015 yılında sürdürülebilirliği ekledik. Sürdürülebilirlik hedefleri çerçevesinde 2020 yılında yüzde 100 sürdürülebilir pamuk kullanma hedefi belirledik.

2018 sonunda ulaştığımız rakam yüzde 95. 2030’da tüm H&M koleksiyonlarının sürdürülebilir kumaşlardan üretilmesini amaçlıyoruz. 2018 yılında bu rakam yüzde 57’ye ulaştı. 2040’ta ise karbon salınımını azaltarak iklime olumlu katkı yapacak üretim koşulları yaratmayı hedefliyoruz.

Bugün grup tarafından kullanılan tüm materyallerin yüzde 57 si geri dönüştürülebilir ya da sürdürülebilir kaynaklardan elde ediliyor. Öte yandan Türkiye’de 2013 yılından beri mağazalarımızda tekstil ürünü topluyoruz.
2018 yılında yaklaşık 470 ton ürün topladık. Bu da 2,5 milyon tişörte eş değer.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap