Türkiye’nin turizmde bölgesel profili nasıl?

Türkiye’nin turizmde bölgesel profili nasıl?

Türkiye, bacasız sanayi olarak da anılan turizmde Akdeniz Çanağı’nın en çok turist alan ülkelerinden biri ama turist başına harcamada gerilerde kalıyor. Akdeniz’den Ege’ye, Karadeniz’den Güneydoğu Anadolu’ya kadar turistlerin harcama eğilimlerini araştırdık.

LEVENT GÖKMEN DEMİRCİLER
lgokmen@ekonomist.com.tr

Türkiye’de son iki yılda turizmde ciddi bir toparlanma yaşandı. Bu yıl bu toparlanmanın daha da hızlanması ve turizm gelirlerinin yeniden 30 milyar doları aşması bekleniyor. Geçtiğimiz yıl 45,6 milyon turist ağırlayıp 29,5 milyar dolar gelir elde eden turizm sektörü bu yıl 50 milyon turist ile 35 milyar dolar gelir hedefliyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.

Bu hedefin önündeki engellerden birini turist başına harcamanın çok düşük olması oluşturuyor. Geçen yıl turist başına harcama sadece 647 dolar oldu. Aslında ülkemizin bazı bölgelerinde turist başına daha fazla gelir elde edilebiliyor.

Örneğin Kapadokya’da yabancı turistlerin otel, yemek ve diğer etkinlikler için günlük harcaması 2 bin dolara kadar çıkabiliyor. Şimdi bu eğilimi ülke geneline yayarak turizmden daha fazla gelir elde edilmesi planlanıyor.

NE KADAR HARCIYORLAR?
Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin yaklaşık yüzde 80’i paket turla geliyor ve bu turistlerin tatil başı harcaması 680 dolara denk geliyor. Oysa münferit turistlerin günlük harcamaları gittikleri bölgenin ve tesislerin çeşidine bağlı olarak 200 dolar ile 2 bin dolar arasında değişebiliyor.

Özellikle kültür ve gastronomi turizmi için gelen turistler daha fazla harcama eğilimindeler. Bu turistler kendilerine iyi hizmet verecek tesisler ve nitelikli hediyelik eşya bulmaları halinde harcamalarını daha da artırabiliyor.

Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, Antalya’ya gelen turistlerin tesislerin niteliğine göre ortalama harcamalarının 680 dolardan başlayıp 2 bin dolarlara kadar çıktığını, kimi lüks tesislerde bu rakamın 5 bin doları geçtiğini söylüyor.

Paket tur müşterisinin münferit turiste göre daha az harcama yaptığını hatırlatan Osman Ayık, turistlerin ortalama kalış süresinin sekiz gün civarında olduğunu belirtiyor. Kültür ve gastronomi turistlerinin daha fazla harcama eğiliminde olduklarına da işaret eden Ayık, tur dışında sunulacak hizmetlerle turistlerin harcama rakamlarının daha yukarılara taşınabileceğine vurgu yapıyor.

DOĞRU ÜRÜN SUNULMALI
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ülkay Atmaca, Türkiye’nin nitelikli turizme hitap edebilmesi için turistlere otel dışında sunulan ürünlerin çeşitlendirilmesi gerektiğini söylüyor. Atmaca, temalı parklar, gastronomi konusunda uzman özel restoranlar gibi turistlerin dikkatini çeken yatırımlarla turizme ivme kazandırı-labileceğine de vurgu yapıyor.

Örneğin dünyaca tanınan ve cazibe merkezi haline gelen Kapadokya, son yıllarda kitle turizminin yanı sıra lüks butik otelleriyle üst segment turistlere ev sahipliği yapıyor. Kapadokya’da Museum Hotel ile hizmet veren İndigo Group’un genel müdürü Tolga Tosun, üst segment turistlere yönelik olan otellerinde ortalama oda satışlarının 500 Euro civarında olduğunu söylüyor.

Tosun, “Ekstra harcama yapan bir turist profiline sahibiz. Bizde ‘her şey hariç’ turizm var. Bütçe sıkıntısından ziyade en doğru hizmeti alma isteği olan bir turist profili var” diyor. Otellerine gelen turistlerin 2 ila 4 gün kalıp günlük ortalama bin Euro harcama yaptıklarını belirten Tosun, aktiviteler ve balon turizmi eklendiğinde harcama rakamının daha da yukarı çıktığını vurguluyor.

SOSYAL MEDYA ETKİSİ
Türkiye’nin en büyük sorunu olan kitle turizmi (mass turizm) sadece kıyı şeridinde yaygın değil. Kapadokya’da ve kültür turizmine hitap eden Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de ciddi bir mass turizm var.

Türk turizminin kurtuluş reçetesinde orta ve uzun vadede kitle turizminden kurtulup nitelikli turizme yönelme stratejisinin yer aldığına dikkat çekiliyor. Bu çerçevede de turist başı harcamanın 1.000 doların üzerine çıkması hedefi bulunuyor.

Türkiye turizminin pazarlanmasında sosyal medyanın etkisi büyük. Şu anda Türkiye’ye gelen hemen her turist sosyal medyada Türkiye’nin güzelliklerini
paylaşarak ülkeye yönelik beğeniyi artırıyor. Sektör temsilcilerine göre, sosyal medyada yapılan her paylaşım en az 100 yeni turist anlamını taşıyor. Bu da sosyal medyanın önemini ortaya koyuyor.

ÇİNLİ TURİST HEDEFİ
Pazarlarını çeşitlendirme çalışmaları da yapan Türkiye, bu yıl ciddi oranda Çinli turist ağırlamaya odaklandı. Fethiye, Çin’den Türkiye’ye başlayan iki alternatif uçuşla Çinli turistleri bu yaz geçtiğimiz yıllara oranla daha fazla ağırlayacak.

Deniz, kum ve güneş tatilinin yanı sıra kültür ve ekstrem sporlar için Fethiye’yi tercih eden Çinli turistler, tatillerinin bir bölümünü bu bölgede geçiriyor. Çin Survivor’ının Fethiye’de çekilmesi bölgenin Uzakdoğu’da tanınmasını sağlamıştı.

Fethiye Otelciler Birliği (FETOB) Başkanı Bülent Uysal, Fethiye’nin Çinli turistler için alternatif pazar olmaktan çıkarak ana pazar haline geldiğini söylüyor. FETOB, Çin’den gelen blog-gerları ve tur operatörlerini Fethiye’de ağırlayıp bölgenin tanıtımını yapıyor.

Bülent Uysal, İstanbul, Kapadokya, Pamukkale gibi destinasyonların yanı sıra Fethiye’nin Çinli turistlerin Türkiye’ye geldiklerinde uğramadan geçmedikleri bir tatil adresi haline geldiğini de vurguluyor.

FİRUZ B. BAĞLIKAYA
TÜRKİYE SEYAHAT ACENTELERİ BİRLİĞİ (TÜRSAB) BAŞKANI
“DAHA YÜKSEK PAY ALMAYA ODAKLANDIK”

“Türkiye’nin pazarlama stratejisinde yapılan yenilikler meyvelerini vermeye başladı.

Kongre, gastronomi, sağlık, golf, spor, kruvaziyer, yat turizmi gibi turizm çeşitlerimizi geliştirerek turizm gelirini artırmaya ve hedef pazarlardan daha yüksek pay almaya odaklandık.”



İlgili Haberler
0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu yazmak ister misiniz?

Yorum yap