100 büyük şirket arasına gireceğiz

09 Mart 2017
Yaklaşık 200 milyon dolar ciroya sahip olan Lila Kağıt, ihracatta yakaladığı başarının ardından yurtdışında tesis yatırımını gündemine aldı. Lila Kağıt CEO’su Alp Oğücü, yurtdışında tesis yatırımı için Avrupa ülkelerindeki teşvik fırsatlarını yakından takip ettiklerini söylüyor. Oğücü, Türkiye’nin en büyük 100 şirketi arasında yer alma hedefiyle stratejilerini oluşturduklarını ifade ediyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

Marmara Şirketler Grubu’na bağlı olan ve yaklaşık 200 milyon dolar ciroya sahip bulunan Lila Kağıt, gündemine yurtdışında tesis yatırımı yapmayı aldı. Sofia, Maylo, Berrak markalarıyla temizlik kağıdı sektöründe yer alan Lila Kağıt, ihracatta sergilediği çıkışın ardından yurtdışında önemli bir adım daha atmaya hazırlanıyor. Ailenin 36 yaşındaki genç kuşak temsilcisi Alp Öğücü’nün kaptanlığında yol alan şirket bu yıl yüzde 30 büyümeyi planlıyor.

Öğücü, yaklaşık 100 milyon dolar bütçeyle hayata geçirmeyi planladıkları yurtdışı yatırım için özellikle Avrupa ülkelerindeki fırsatları araştırdıklarını anlatıyor. İhracat ve yurtdışı tesis yatırımıyla Türkiye’nin en büyük 100 şirketinden biri olmayı hedeflediklerini kaydeden Öğücü, sorularımızı aşağıdaki gibi yanıtladı:

Marmara Şirketler Grubu olarak tekstilden sonra kağıt alanına da yatırım yaptınız. Grubun faaliyetleri ve Lila Kağıt’taki yatırım sürecinden söz eder misiniz?
Ailemiz iş hayatına 1933’te Hasan Öğücü’nün önderliğinde kurulan çırçır ve dokuma fabrikası ile adım attı. Ardından Güneydoğu İplik kuruldu. Gaziantep merkezli çalışırken, 1980’de Marmara Şirketler Grubu’nu kuran aile büyüklerimiz bu tarihte İstanbul’a geçmeyi tercih etti. 1930’lardan beri hep iplik örme, boyama ve tekstilin
diğer alanlarında faaliyetlerde bulunan grubumuz, 2005’ten sonra enerji ve kâğıt işine girmeye karar verdi. Böylece Lila Kâğıt ile bu işe adım attık. Tesisimiz 2007 yılında faaliyete geçti. Bu işte öyle bir başarı elde ettik ki artık ana faaliyetimiz temizlik kâğıdı oldu. Bizimki tekstilden çıkıp temizlik kağıdı ve kişisel bakım işine uzanan bir dönüşüm hikayesi aslında.

Kağıt işinin kaptanlığı sizde. Yabancı markaların güçlü olduğu bu alanda şirketin yeri nedir?
Kâğıt üretimi bir yerde ağır sanayi işi. Son derece basit bir ürün olarak görülebilir ama bu ürün dünyanın dört bir tarafından gelen selülozla, çok yüksek basınçta ve 500 derece sıcaklıkta üretimle gerçekleşiyor. Biz öncelikle sanayi alanındaki üretimimizi tamamladık yani selülozdan kâğıt üretimi yaptık. Arkasından da perakende sektöründe kendi ürünlerimizin lansmanını gerçekleştirdik. Hızlı tüketim ürünleri ise bizim için yeni bir alan. Şu an bir ıslak mendili firmamız var. Bu alanda girmeyi planladığımız farklı alanlar da var. Ev temizliği ve kişisel bakım alanında büyümek üzere çalışmalar yürütüyoruz.


Pazarda hangi markalarla yer alıyorsunuz?
Lila, Sofia, Maylo, Berrak gibi markalarla biz tüketici markaları sepetine son 20 yılda girebilen tek Türk firmasıyız. Ürünlerimiz 65 bin noktada satılıyor. Dağıtım ağını çok önemsiyoruz ve dolayısıyla güçlü bir ağ oluşturmak için başka markaları da bünyemize katmak istiyoruz. Bunun için önümüzdeki birkaç aylık süreçte hazırlıklarımız var. Hedefimiz iç pazarda 2018 yılında bir başka kuvvetli markayı da portföyümüze katarak dağıtmak. Yurtdışında ise yeni pazarlara açılmak ve yatırımlarla yerimizi sağlamlaştırmak istiyoruz.

Peki, ciro hedefiniz nedir?
Grubumuzun cirosunun büyük çoğunluğu kağıt ve tüketici ürünlerinden geliyor. Yani tekstilin ve enerjinin payı oldukça düşük. Kağıtta yaklaşık 200 milyon dolarlık ciromuz var. 2017 yılında yüzde 30 büyüme hedefliyoruz. Bunun önemli bir kısmının 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleştirdiğimiz yatırımlardan gelmesini bekliyoruz. Bununla beraber bizim kağıt ve hızlı tüketim ürünlerimizin cirosu içerisinde önemli bir pay ihracata ait. Biz yatırımlarımızı gerçekleştirirken özellikle ihracatı da kuvvetli olabilecek alanları tercih etmiştik. Temizlik kâğıtları temel temizlik ürünü olduğu için bütün dünyada ve özellikle de gelişmiş ülkelerde tüketim düzeyi yüksek. O yüzden ihracata öncelikle gelişmiş ülkelerden başladık. Arkasından Ortadoğu ve Afrika’da adını az duyduğumuz ülkelere uzanan bir ihracat stratejimiz oldu.

Üç yıl önce alanınızda en fazla ihracat yapan şirket oldunuz. Şu an ihracatta geldiğiniz durum nedir?
Geçen yıl yaklaşık 100 milyon dolar ihracatımız oldu. Dış ticaret fazlası veren bir şirketiz. En son ihracat yaptığımız ülkeler arasına Maldivler ve Danimarka’yı da ekleyerek 57 ülkeye ulaştık. Danimarka bizim için ilk İskandinav ülkesi olma özelliği taşıyor. Diğer taraftan Avusturya,Bulgaristan, Cezayir, Estonya, Letonya, Litvanya ve Romanya ile ihracatla ilgili görüşmelerimiz devam ediyor. Neticede temel tüketim ürünü olması ve son kullanma tarihi olmamasından dolayı her yerde talebin olduğu bu ürünleri Tayland’a bile taşımak istiyoruz. Sonuçta tüketimi var ve mesafe bizim için önemsiz. Hedeflerimiz doğrultusunda 2017 yılında ihracatımızı yüzde 100 artırmayı ve 2023 yılında ise Türkiye’nin en büyük 100 sanayi kuruluşu arasında yer almayı istiyoruz.

Yurtdışında nasıl bir yatırım planlıyorsunuz?
Coğrafi olarak arz-talep dengesi daha güçlü, daha istikrarlı ve günden güne daha az değişecek olan, gelişmiş ülkelerden birinde tesis yatırımı olabilir. İlk hedefimiz gelişmiş ve ağır sanayisi oluşmuş, enerjinin kesintisiz ve süresiz olduğu, teknolojik imkânları yüksek bir pazarda yer almak. Biz gayri safi milli hasılayla eş değer şekilde temizlik kâğıdı tüketiminin de arttığını görüyoruz. İkincisi kültürle ilişkisi var. Eğitim düzeyi yüksek ülkelerde tüketim bir o kadar yüksek oluyor.

Hangi ülke gündemde?
Şu an bunun araştırması içerisindeyiz ve o yüzden net bir ülke adı veremiyoruz. Tabii teşvik koşulları önemli. Avrupa’da çok önemli düzeyde teşvik veren ülkeler var. Bu bir tercih nedeni olacak. Yatırım için adres İngiltere veya başka bir Avrupa ülkesi olabilir.

Peki, böyle bir yatırımın bütçesi nedir?
Bizim sektörümüzde bir kağıt ve dönüştürme tesisi yaklaşık 100 milyon dolar civarında bir yatırımla gerçekleşebiliyor. Bizim bununla ilgili öz sermayemiz var ve yatırım yapacağımız ülkenin koşullarına bağlı olarak Dünya Bankası gibi seçenekleri değerlendiriyoruz.