109 CEO'nun katıldığı anketten çıkan sonuçlar

Yeni yıla girerken 13 soruluk CEO Anket çalışmamızı iş dünyasının 109 lideri yanıtladı.

01 Ocak 2023

Gelecek planları yaparken en önemli faktör öngörüdür. Ancak öngörülmesi zor bir dönemden geçtiğimiz de bir gerçek. 

25 Aralık 2022 - 07 Ocak 2023 tarihli sayıdan

Pandeminin ardından Ukrayna-Rusya savaşının tetiklediği global enflasyon faktörüyle birlikte 2023'te faiz oranları yüksek seviyesini korumayı sürdürecek. Üretim ve istihdam sıkıntıları devam edecek. Büyümede aşağı yönlü revizeler görmeye devam edeceğiz. 

Türkiye taratinda ise yükselen kur ve enflasyon ile yeni yıla giriyoruz. Burada yeni yılda daha iyimser beklentiler olmakla birlikte genel seçimler en önemli belirsizlik konusu. Bu nedenle yılı ikiye bölmek; seçim öncesi ve sonrası olarak bakmak daha sağlıklı olacak. 

Yine 100 yılı geride bırakan Cumhuriyetimizin ileriye daha güçlü gitmesi için atılması gereken adımlar da bulunuyor. Yeni yıla girerken 13 soruluk CEO Anket çalışmamızı iş dünyasının 109 lideri yanıtladı.

İşte anketimizden çıkan sonuçlar...

1-ENFLASYON EN ÖNEMLİ SORUN

Dünya ekonomisi zorlu bir süreçten geçiyor. 2020 ve 2021 yıllarında pandeminin etkilerini ağır şekilde hisseden dünya ekonomisi için pandeminden çıkarken en önemli sorun tedarik zincirinde kırılmalar gibi görünüyordu.

Ancak Rusya-Ukrayna arasındaki savaşla birlikte enerji fiyatları başta olmak üzere emtia fiyatlarındaki artış, Çin'in Covid politikasının getirdiği arz darboğazı sorunu, global enflasyonist ortamı körükledi. FED başta olmak üzere büyük merkez bankalarının enflasyon mücadelesi 2023 yılında da devam edecek. CEO Anket sonucu da bunu net şekilde gösteriyor. CEO'lar dünyada açık ara en önemli sorunu; küresel enflasyon olarak gösteriyor.

2- SEÇİM HESAPLARI YAPILIYOR

Türkiye ekonomisi, 2022'yi kurdaki dalgalanmalar ve yüksek enflasyon baskısı altında geçirdi. 2023 yılına girerken, kur tarafında daha öngörülebilir bir ortam mevcut. Enflasyon tarafında ise kademeli olarak düşüş eğiliminin süreceği beklentisi hakim. 

Ancak büyük bir belirsizlik, iş dünyasının gündeminin ilk sırasında. Yüzde 44,2 oranıyla ilk sıradaki seçimler ve sonrasındaki ekonomi politikaları, şirketlerin strateji belirlemelerinde etkili olacak. Bu nedenle yılın ilk yarısında ve ikinci yarısında iki farklı dönem yaşayabiliriz. Enflasyonist baskılar, kurlar, gelir dağılımındaki bozulmalar da iş dünyasının gündeminde.

3- BÜYÜMENİN HIZI YAVAŞLIYOR

Türkiye ekonomisi, büyüme ve istihdamın önceliklendirildiği, ekonomik aktivitenin canlı tutulmaya çalışıldığı bir ekonomi programı uyguluyor. Tahminler, 2022'nin yüzde 5'in üzerinde bir büyüme ile tamamlanacağı yönünde. Öncelikle şunu söylemek gerekiyor. 

Türkiye'nin katma değeri, teknolojiyi öne alan yeni bir büyüme modeline geçmesi gerekiyor. Aksi halde dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmek hayal olacak. 2023'e yönelik beklentilere bakıldığında ise beklenti yüzde 2-4 arasında büyüme olacağı yönünde. Yani 2023 yılında büyümenin hızı yavaşlayacak.

4- ENFLASYONIST BASKILAR HAFİFLEYECEK

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen hafta yaptığı açıklamada, "Enflasyonu hedeflediğimiz şekilde 2023 sonunda yüzde 20'ler seviyesine, 2024'te tek haneli rakamlara düşürmek için ne gerekiyorsa yapmakta kararlıyız. 

Açıkça söylüyorum, herkes hesabını 2023'te yüzde 20'ler seviyesinde enflasyona göre yapsın" dedi. Ancak iş dünyası 2023 hesaplarını yüzde 40-50 aralığına göre yapıyor. Hatta yüzde 30 altı enflasyon beklentisi çok düşük.

5- KURDA SERT YÜKSELİŞ BEKLENMİYOR

2022 yılına damgasını vuran, konu döviz kurundaki hareketlilik ve düşük faiz ve bunların etkisiyle enflasyonda yaşanan sert yükseliş oldu. Kur koruma mevduat ile döviz kurundaki hareketlilik baskılanmaya çalışıldı ve kısmen de bunda başarılı olundu. 

Son aylarda dolar/TL kurunda 18,50 civarında bir denge oluştu. Ancak bu kurdan ihracatçı firmaların, enflasyondaki artış dikkate alındığında rahatsız olduğunu da belirtelim. 2023 beklentilerine bakıldığında ise dolar/TL kurunda 22-24 TL aralığı ilk sırada. Bu beklenti üzerinden bütçe ve planlamalar yapılıyor.

6- İSTİHDAMI KORUMAYA DEVAM EDECEKLER

Türkiye'de son bir yıldır işsizlik rasyosu yatay bir trendde. Ağustos ayında bir ara yüzde 9,6 ile tek haneye düşen işsizlik rasyosu sonrasında tekrar çift hanelere geldi. Genç işsizlik yüzde 20 seviyelerini zorluyor. Peki bu işsizlik oranı azalır mı?

Bunu zaman gösterecek. Ancak şirketlerimizin genç yönetici adaylarını, yabancı şirketlere kaptırmakta olduğu gerçeği ile karşı karşıyayız. Bu noktalara dikkat çektikten sonra 2023 işe alım stratejilerini sorduğumuz CEO'ların yüzde 38,5 gibi yüksek oranda istihdamı koruyacağını görüyoruz. Geçen yıl yaptığımız ankette de yine benzer bir oran çıkmıştı.

7- BÜTÇELER ÇEVİK YÖNETİLMEYE DEVAM EDECEK


Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere global enflasyonist baskılar, iş dünyasının öncelikli olarak takip ettiği konu. Enerji maliyetlerindeki artış, büyümenin yavaşlaması gibi konular da sıcak gündem. 

İçerde seçim ve sonrasındaki ekonomi politikaları konusunda belirsizlikler, şirketleri dinamik bütçe yönetimine devam etmeye itiyor. Geçen yıl olduğu gibi bu da şirketlerin yıllık bütçelerden çok üç ayda bir bütçe revizyonları ile yola devam edecekleri görülüyor.

8- SEÇİMLER YABANCILARIN DA GÜNDEMİNDE

Türkiye iç gündemi ile ilgili olarak ikinci soruda da görüleceği gibi CEO'ları gündeminin ilk sırasında seçimler ve seçim sonrası ekonomi politikaları var. 

Şirketlerin yabancı ortaklarının Türkiye ile ilgili gündeminde de ilk sırada seçimlerin olduğunu görüyoruz. Geçen yıl en çok döviz kurunu sorarken, bu yıl anketimizde döviz kurları yabancı yatırımcıların gündeminin dördüncü sırasına gerilemiş durumda.


9- POLİTİKA, YENİ PAZAR ARAYIŞLARINI ETKİLİYOR

Türkiye'nin geleneksel ihracat pazarı AB Bölgesi'ne yönelik yükselen enflasyon ve büyümede yavaşlama endişeleri, Türk iş insanları tarafından da takip ediliyor. Geçen yıl ihracatta öne çıkacak pazarlarda AB yüzde 48,2 oy alırken, bu yıl AB pazarı için oy oranı yüzde 39,3 seviyesine gerilemiş durumda. 

Rusya-Ukrayna savaşının etkisiyle politik olarak alınan pozisyonla birlikte Türk iş dünyasının Rusya ve Türk Cumhuriyetlerine ilgisi artmış durumda. Yine BAE, Suudi Arabistan ve Mısır başta olmak üzere siyasi ilişkilerin pozitif yönde değişmesiyle birlikte Körfez pazarına olan ilginin arttığını görüyoruz.

10- İÇ PAZARA YÖNELİM ARTIYOR

CEO'lara şirketleri için büyümenin ana kaynağının neresi olduğunu sorduk. Geçen yıl bu soruyu sorduğumuzda yüzde 55,4 oranında iç pazar ağırlıklı büyüme verisi ortaya çıkmıştı. 

Bu yıl yaptığımız ankette ise iç pazar ağırlıklı büyüme oranı yüzde 59,8 seviyesine çıkmış durumda. Bilindiği üzere Türkiye ihracatının yüzde 55'i AB bölgesine gerçekleşiyor. AB tarafında ise işler çok yolunda gitmiyor. Bu pazardaki endişeler Türkiye'de şirketleri farklı pazarlara veya iç pazara yönlendiriyor.

11- DİJİTALE VE AR-GE'YE AYRILAN BÜTÇE ARTIYOR

Pandemiyle birlikte dijitalleşmenin hızının çok daha fazla arttığını gördük. Şirketler bütçelerinden dijital yatırımlara olan bütçeyi artırmaya devam ediyor. Şirketlerin 2023'te bütçelerinde dijital yatırımlar için kaynak ayırdığı görülüyor. 

Yüzde 39,8'lik kesim bu alana bütçeden yüzde 0-5 arasında pay ayırırken, yüzde 25'lik kesim yüzde 5-10 arasında pay ayırıyor. Yine AR-GE'ye geçen yıl yüzde 25'lik kesim pay ayırmazken bu yıl oran yüzde 22'ye gerilemiş. Şirketler en çok yüzde 0-2 arasında AR-GE'ye kaynak ayırıyor.

12- YENİ YÜZYILIN OLMAZSA OLMAZI HUKUK VE EĞİTİM

Türkiye Cumhuriyeti 100 yaşına giriyor ve yeni bir yüzyıla atım atıyor. Almanak çalışmamızda iş dünyasının yeni yüzyıla yönelik beklentilerini de aldık. Aslında iş dünyasının yeni yüz yıla girerken güçlü bir Türkiye için olmazsa olmazının hukukun üstünlüğü ve eğitim reformu olduğunu görmek çok da şaşırtıcı olmasa gerek.

CEO'lar yüzde 55,2 oranında bu iki şıkkı önceliklendirmiş. Sonrasında ekonomi politikaları, dijitalleşme yatırımları gibi başlıklar sıralanıyor.

13- GELECEĞİ İHRACAT PAZARLARINDA GÖRÜYORLAR

CEO'lara yeni yüzyılda şirketlerinin öncelikli stratejisini sorduk. En çok oyu yüzde 27,4 ile küresel pazarlardaki payı artırmak şıkkı aldı. Şirketler en aktif olduğu AB pazarlarının yanında yeni pazarlarda da büyüme planları var.

 Geleceğin olmazsa olmazı arasında, dijital altyapının geliştirilmesi, finansal kredibiliteyi artırmak, katma değerli üretim, AR-GE, Yeşil Mutabakat da şirketlerin öncelikleri arasında olacak.