AloTech Kuzey Amerika’da büyüyecek

08 Ekim 2021
Burcu Tuvay btuvay@ekonomist.com.tr

Bulut tabanlı çağrı merkezi platformu AloTech, Collective Spark liderliğinde gerçekleşen yeni yatırım turunda üç milyon dolar yatırım aldı. Şirket, bu yatırım ile global operasyonlarını daha da büyüterek, özellikle Kuzey Amerika pazarında güçlenmeyi hedefliyor.

Yurt içinde yakaladığı başarıyı global ölçeğe taşıma hedefiyle faaliyetlerini sürdüren Türkiye'nin en büyük bulut tabanlı çağrı merkezi platformu AloTech, Collective Spark liderliğinde gerçekleşen yeni yatırım turunda üç milyon dolarlık yatırım aldı.

2012 yılında Cenk Soyak ve İdris Avcı'nın kuruculuğunda beş kişilik bir ekiple faaliyetlerine başlayan, 2019 yılında Korhan Erçin'in ortaklar arasına katıldığı AloTech, günümüzde dünyanın farklı ülkelerinden 102 çalışanıyla 600'ü aşkın kurumsal müşteriye hizmet veriyor.

YÜZDE 100 BÜYÜME


AloTech'e bugüne kadar Nevzat Aydın, Ata Uzunhasan ve Mediterra Capital ortaklarından Cenk Coşkuntürk gibi sektörün önde gelen isimleri yatırım yaptı.

Collective Spark'ın en büyük yatırımcı olduğu bu yeni tura ise TechOne Ventures ile birlikte melek yatırımcılardan Nevzat Aydın (ikinci kez), Alp Saul, Galip Selçuk ve Kerim Kotan katıldı.

2020 yılını bir önceki yıla oranla yüzde 100 büyümeyle kapatan AloTech, aldığı yatırımla birlikte Call Center Studio markası ile global pazarlarda sürdürdüğü etkinliğini artırmayı planlıyor.

27 ÜLKEYE ULAŞTI


Call Center Studio markasını yaratarak global pazarlara açıldıklarını söyleyen AloTech Kurucu Ortağı Cenk Soyak, kısa zamanda aralarında İngiltere, Almanya ve Rusya'nın da olduğu 27 ülkede hizmet vermeye başladıklarını belirtiyor.

Önümüzdeki dönemde başta Kuzey Amerika olmak üzere global pazarlarda etkinliklerini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Soyak, şöyle devam ediyor: "Önceliğimizin Kuzey Amerika olmasının iki temel nedeni var.

İlki, dünyadaki tüm çağrı merkezi yazılımı pazarının yarısını Kuzey Amerika pazarı oluşturuyor. İkinci neden ise özellikle pandemi döneminde, verdiğimiz hizmet ve çözümlere yönelik talep artınca biz de global pazarlardaki çalışmalarımıza hız verdik.

O zaman gördük ki Kuzey Amerika pazarı ürün ve hizmeti alma noktasında hem daha hızlı karar veriyor hem de bu pazarın maddi imkanları daha fazla.

Onlara hitap eden bir ürün sunduğunuzda diğer coğrafyalara nazaran çok daha kolay satın alıyorlar."