Bankaların geleceği teknoloji dönüşümüne bağlı!

14 Eylül 2017
Bankalar, inovatif ürün ve hizmetler sunabilmek amacıyla finans teknolojilerinden giderek daha fazla yararlanıyor. Çünkü günümüzün gelişen teknolojisi sektörü dönüşüme zorluyor. Bankacılık sektörü, her yıl müşteri verisini anlamlandırmak ve aksiyon alabilmek için 10 milyar dolar harcıyor.

GÖZDE YENİOVA
gyeniova@ekonomist.com.tr

ThoughtWorks’e göre bu dönüşümü yapmayan bankalar hayatta kalamayacak. Bankacılık sektörü, her yıl müşteri verisini anlamlandırmak ve aksiyon alabilmek için 10 milyar dolar harcıyor.

Sektör, önümüzdeki dönemlerde yeni regülasyonlar, siber güvenlik, azalan şube kullanımı, artan müşteri edinme maliyetleri ve azalan kârlılık ile değişen müşteri talepleri gibi faktörlerle karşı karşıya kalacak.

Bu durum da tüm banka sektörünü dönüştürüyor. Kullanıcıların dijital hizmetleri hızla benimsemeleri, teknoloji ve finans sektörlerini birbirlerine daha da yakınlaştırdı. Böylece finansal teknolojiler (fintech) sektörü ortaya çıktı.

10 YIL SONRA...
“Bundan 10 yıl sonra, bankalar bugün bildiğimiz yöntemlerle çalışmayacak. Bazıları artık olmayacak. Bütünüyle müşteriye odaklı dijital çözümler tasarlamıyorsanız müşterinize hizmet etmiyorsunuz demektir. Eski sistemlerle çalışıyor, yama çözümler kullanıyor veya sağlam olmayan bir mimarinin üstüne dijital ürünler ekliyorsanız, değişime adapte olmuyorsunuz.

Büyük kuruluşların genellikle yaptığı gibi teknoloji yatırımlarından sonuç almak için aylarca beklemek zorunda kalıyorsanız, bir daha düşünün; göreceksiniz ki boşa para harcıyorsunuz. Rakibin bir adım önüne geçen, size özel, fark yaratan yeni bir ürün veya hizmeti piyasaya sürmüyorsanız, pazar payınızı kaybediyorsunuz.

Mevzuat değişiklikleri yüzünden çok pahalı ve zaman alan sistem değişiklikleri yapmak zorunda kalıyorsanız, sistemleriniz değişimle başa çıkmak için mücadele ediyorsa esnek değilsiniz ve bu nedenle yok olma riski taşıyorsunuz.” Tüm bu öngörülerde bulunan global teknoloji danışmanlık şirketi ThoughtWorks’ün Birleşik Krallık Genel Müdürü Ruth Harrison.



AVRUPA’DA İLK ÜÇTE
Peki dünyada beklentiler böyleyken Türkiye’deki durum ne? ThoughtWorks’ün Türkiye için yaptığı araştırma, çarpıcı veriler sunuyor. Türkiye son 15 yılda toplam kredi kartı, banka kartı ve POS terminali bakımından Avrupa’nın en büyük ilk üç kart pazarı arasına girdi.

Bugün müşteriler basit, güvenli, hızlı ve kullanışlı bir alışveriş ve ödeme yöntemi istiyor. Dolayısıyla Türkiye’deki bankacılık sistemlerinde daha iyi müşteri deneyimi sunan dijitalleşme, mobil, açık kaynaklı API’ler (Uygulama Programlama Arayüzleri) ve Fintech (yeni iş modellerine sahip yeni ortaklıklar) başlıca trendler olarak öne çıkıyor.

ThoughtWorks yetkililerine göre, genç nüfusun inovatif ürünlere ve tüm kanallara yayılan müşteri deneyimine yönelik artan talebi sayesinde Türkiye, son 10 yılda dijital bir erişim noktasına dönüştü.

İnternet bankacılığı kullanıcılarının sayısı, 2007 yılından bu yana yüzde 400’lük bir artış göstererek yaklaşık 45 milyona ulaştı. Bu kişilerin 15 milyondan fazlası, aktif internet bankacılığı kullanıcısı. Mobil bankacılık kullanıcılarının sayısı, 2007 yılından bu yana yaklaşık yüzde bin 400’lük bir artışla 20 milyona yükseldi. Bunların 12 milyonu aktif kullanıcı statüsünde.

FİNTECH ETKİSİ
Türkiye’de finansal hizmet sektöründe faaliyet gösteren şirketler, yalnızca arka ofis destek hizmetlerini iyileştirmek için değil, aynı zamanda müşterilerine inovatif ürün ve hizmetler sunabilmek amacıyla finans teknolojilerinden giderek daha fazla yararlanıyor.

2016’da Türkiye’de fintech işlem hacmi 14,7 milyar dolar düzeyindeydi.  2017 sonunda ise işlem hacminin 17 milyar dolar olacağı bekleniyor. Türkiye’de finans teknolojilerini ilk benimseyen sektör bankacılık, ardından sigorta sektörü oldu.

Türkiye’deki büyük bankalar daha rekabetçi ve inovatif olma yolunda fintech şirketleriyle işbirliği yapmanın önemini anladı. Türkiye’deki 200’den fazla fintech startup şirketi, ülkeye 2012 yılından bu yana 75 milyon doları aşkın yatırım çekti.