Cömert dinleme ile iş verimliliği artacak

Şirketlerde ve sivil toplumda dinleme kültürünü geliştirmek üzere çalışmalar yürüten Vuslat Vakfı Kurucusu Vuslat Doğan Sabancı, cömert dinleme ile çalışan mutluluğu, iş verimliliği ve iş birliğinin artacağını söylüyor.

19 Şubat 2023

Şirketlerde ve sivil toplumda dinleme kültürünü geliştirmek üzere çalışmalar yürüten Vuslat Vakfı Kurucusu Vuslat Doğan Sabancı, cömert dinleme ile çalışan mutluluğu, iş verimliliği ve iş birliğinin artacağını söylüyor.

05-18 Şubat 2023 tarihli sayıdan

Profesyonel hayatının önemli bir bölümünde medya sektöründe çalışan Vuslat Doğan Sabancı, geçen süreçte medyanın içinden geçtiği değişim sürecine de yakından tanıklık etti. 

Türkiye'de ve dünyada medyanın farklı seslere alan tanıyan bir platform olmak yerine kutuplaşmayı besleyen bir platforma dönüştüğüne işaret eden Vuslat Doğan Sabancı, buna karşılık 2017'de bu sorunun ötesine geçebilmek için 'dinleme' yolculuğuna çıktı.

Bu sürecin sonunda 'cömert dinleme' kavramına ulaşan Vuslat Doğan Sabancı, şimdilerde kurucusu olduğu Vuslat Vakfı ile bu kavramı yaygınlaştırmak üzere çalışıyor. Vuslat Doğan Sabancı, cömert dinleme kavramına dair sorularımızı yanıtladı.

Pandemi sonrası çalışma kültüründe büyük bir değişim oldu. İş dünyası yöneticilerinin buna uyumu ve bugün yaşanan sessiz istifa süreci konusunda izlenimleriniz nedir?

On yıllardır dünyanın pek çok yerinde, pek çok işte sürdürülen standart düzen ve buna göre tasarlanan iş akışları, kiralanan ve tasarlanan ofisler, iş yapmanın ve verimli olmanın ne anlama geldiğinin bile yeniden değerlendirilmesi gerekti. 

İş dünyası yöneticileri, pandemi sırasında müthiş bir hızla çözüm üretirken, pandemi sonrası bu sağlanan şartların, ofis dışı çalışmanın kalıcı olduğunu, artık çoğu çalışanın ya haftanın 5-6 günü 8 saat çalışmayı kabul etmediğini ya da ediyor gibi görünse de sessiz istifa olarak adlandırılan, çalışıyor gibi görünen ama motivasyonu ve verimliliği düşük, istemeyerek çalışmaya dönüştüğünü gördü.

Bu süreçte siz neler yaptınız ve değişen çalışma alışkanlıklarına siz nasıl uyum gösterdiniz?

Bu yeni düzen kalıcı. Vuslat Vakfı olarak önemsediğimiz konular; hibrid veya tamamen uzaktan çalışma olduğunda zaten zayıflayan bağlarımızı geliştirmeye odaklandık. Vuslat Vakfı ekibi olarak öncelikle toplantıları çok ardı ardına yapmamaya ve de çok uzun tutmamaya gayret ettik. 

Her toplantı başında birbirimize nasıl olduğumuzu ve hangi duygu ile orada bulunduğumuzu sormaya niyet ediyoruz. Mümkün olduğunca telefon ve bilgisayar toplantı masasında tutmuyoruz çünkü araştırmaların gösterdiği sadece masada bulunması bile dinlemenin kalitesini etkilediği yönünde. 

Söz kesmemeye özen gösteriyoruz, hiyerarşik yapıda mümkün olduğunca herkesin fikrini dinlemeye çalışıyoruz. Cömert dinlemeye dair metodolojiler ve yöntemler geliştirirken öncelikle farklı yöntemleri ekip olarak biz deneyimliyoruz.
 

Cömert dinleme konusunda bir makale kaleme aldınız. "Cömert dinleme" ne demek biraz açabilir misiniz?

Cömert dinleme, duymanın ötesinde, aklın yanında kalbi de dahil ederek dinlemektir. Cömert dinleme kendimizi, birbirimizi ve doğayı kapsayacak şekilde üç boyuttan oluşur. Cömert dinleme diyoruz çünkü cömertlik; açıklık, cesaret, merak ve duyarlılık gibi değerleri ifade eder. 

Ayrıca kişinin yaşamı konusunda cömert olması, sunabileceği ne varsa onunla dünyaya yönelmesi anlamına geliyor. Nihayetinde cömertlik, insanlığın esenliğiyle nasıl bağlantılı olduğumuzu anlamaya dayanır. Bunlarla ilişkili olaraktan cömert dinlemenin amaçları arasında anlayış, empati, iş birliği ve gerçek bağlılık yer alır.

Sizi bu konuda çalışma yapmaya iten ne oldu? Neden bu konuya eğildiniz?

Profesyonel hayatımın uzunca bir bölümünü medyada, Hürriyet gazetesinde geçirdim. Başladığım dönemden bugüne gelinen yer maalesef çok değişti. 

Şu anda Türkiye'de ve dünyada medyanın farklı seslere alan tanıyan bir platform olmak yerine kutuplaşmayı besleyen bir platforma dönüştüğünü görüyorum. Kutuplaşmanın derinleşmesinde ve yaygınlaşmasında sosyal medyanın rolü büyük.

Buna karşılık, 2017 yılında bu sorunun ötesine geçebilmek için gayet plansız bir şekilde dinleme yolculuğuna çıktık. Öteki dediğimiz herkesle oturmak, onları önyargısız bir şekilde dinlemek, anlamak istiyordum. Bu süreçte farklı suçlardan hüküm giymiş cezaevinde yatan insanların hikayelerini önyargısız bir şekilde merakla dinlemeye çalıştım.

Bu dinleme deneyimleri sadece başkalarıyla ilgili değil, kendimle ilgili de birçok şeyi fark etmemi, kendi içimdeki ötekilerle yüzleşme sürecimi de başlattı. Sürecin sonunda şu noktaya vardım: İnsan kendi zaaflarını fark edip kabullendikçe kendisine karşı daha bağışlayıcı ve şefkatli olur. Zamanla bu duygular tüm öteki gördüklerine de yansır.

Onları da oldukları gibi kabul etmeye başlar. Başka bir deyişle, insanın özüyle kavuşması, "öteki" gördüğü kişilerle korkmadan hakiki bağlar kurmasını sağlar. Bu yolculuğun sonunda hepimizin benzersiz ve aynı zamanda da doğayla birlikte bir bütünün parçaları olduğumuzun farkına varırız.

Çocuklarınız Z kuşağının temsilcileri. Onlardan neler öğrendiniz?

Çocuklarımdan öğrendiğim şeyler arasında en önemlilerinden biri, teknolojinin hayatlarımızdaki öneminin farkına varmam oldu. Ayrıca, onları dinledikçe, sosyal konulara ve doğaya karşı bu kadar sorumluluk hissetmeleri beni çok etkiledi. Kendi değerleriyle eş olmayan yerlerde ne çalışmak istiyorlar ne de bulunmak istiyorlar.

Cömert dinlemeyi ailesel, işsel ve toplumsal bir anlayışa dönüştürmek için öncelikle kendimizi dinlemek ve farkında olmak önemli. Sonrasında onu öğrenmek, uygulamak ve sürdürmek gerekli. Karşımızdaki kişinin duygularını ve fikirlerini anlamak için empati kurmak ve onların yerinde olmaya çalışmak da önemli.

Ayrıca bu konuda toplumsal bilinci artırmak ve farkındalık yaratmak, birbirimizi cömertçe dinlemenin toplumdaki öneminin anlaşılmasına yardımcı olacağı görüşündeyim. Çünkü cömert dinleme öncelikle niyet etmekle, dinlemeye vakit ayırmakla, alan açmakla ve güvenmekle başlar. Farkındalık da niyet etmek için yeterli olabilir.

Aile vakfınız var. 2020 yılında da Vuslat Vakfı'nı kurdunuz. Neden böyle bir vakfı kurdunuz, aile vakfından farklı olarak nasıl bir gündemle ilerleyeceksiniz?

Aydın Doğan Vakfı, Türkiye'de 25 yıldır özellikle kız çocukları ve eğitim konusunda çalışıyor. Binlerce kız çocuğumuzun eğitim alabilmesi doğrultusunda pek çok çalışma yapmaya devam ediyor. Bu hiçbir zaman bitmeyecek ve her zaman ihtiyaç duyulacak bir gayret. Vuslat Vakfı'nın ise global bir ana hedefi var, cömert dinleme yoluyla toplumda sahici ilişkilerin kurulması ve geliştirilmesi.


TUFTS ÜNİVERSİTESİNDE DİYALOG MERKEZİ KURDUK”

Pandemi sürecinin devrim niteliğindeki değişim sürecinde küresel bir amaçla kurulan Vuslat Vakfı, farkındalık geliştirme, araştırmaları destekleme ve metodolojiler geliştirme alanlarına odaklı çalışıyor. 

Podcast üretmekten, Davos gündemine yazı yazmaya kadar bir dizi farkındalık işleri gerçekleştiren Vuslat Vakfı, cömert dinlemeye ilişkin bilgi dağarcığını genişletmek, çeşitli dinleme araçları ya da metodolojiler geliştirmek için akademisyenler ve uzmanlarla birlikte ciddi bir mesai yürütüyor. 

Bunun desteklemesi adına Tufts Üniversitesi Tisch College’da Cömert Dinleme ve Diyalog Merkezi kurduklarını aktaran Vuslat Vakfı Kurucusu Vuslat Doğan Sabancı, şunları anlatıyor: “Merkez sayesinde; dinleme, diyalog ve sohbet üzerine disiplinler arası ve uygulamalı araştırmaları destekliyoruz. 

Bunların yanında dünyadaki sorunların çözümü için sivil toplum, iş dünyası ve devlet kurumlarıyla birlikte çalışıyoruz. 

Sorunun özüne ulaşabilecek araçları sağlamak için ortaklarımızla iş birliği yapmanın yanında, alandaki çalışmalarını geliştirmek, sürdürülebilir etkinin yaratılmasını desteklemek ve paydaşlarımızın cömert dinleme uygulamalarını kullanarak etkinliklerini artırabilmeleri için birlikte çalışıyoruz.”