Ekonomi 2017'yi hızlı büyümeyle kapattı

02 Nisan 2018
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2017'nin son çeyreğine ve yılın tamamına ilişkin milli gelir verilerini geçen hafta açıkladı.

DR. ORHAN KARACA 
okaraca@ekonomist.com.tr

Bu verilere göre ekonomi 2017'nin son çeyreğinde önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 7,3 büyürken, yılın tamamındaki büyüme ise yüzde 7,4 olarak gerçekleşti. Böylece 2017 yılı hızlı büyümeyle kapanmış oldu.

Türkiye ekonomisi, bir ara resesyonun kıyısına kadar geldiği 2016 yılında sadece yüzde 3,2 büyüyebilmişti. Esasında 2017'ye girilirken bu yıla ilişkin büyüme beklentileri de düşük ve yüzde 3-3,5 arasındaydı. Ancak ekonomi 2017 yılında biz de dahil herkesi şaşırtan bir performans gösterdi.

Eldeki revize edilmiş son verilere göre, ilk iki çeyrekte yüzde 5,4 olan büyüme oranı üçüncü çeyrekte yüzde 11,1'i buldu. Son çeyrekte ise ekonomi biraz gaz kesti ama buna rağmen 2017'yi epey hızlı bir büyümeyle kapatmayı başardı.

NASIL BÜYÜDÜK?
2017'deki hızlı büyümenin altında yatan üç faktör var. Bunlardan birincisini "baz etkisi" oluşturuyor. 2016'da ekonominin faaliyet hacmi normal seviyesinin altına indiği için, 2017'de bu hacmin normale doğru yaklaşması bile büyümenin hareketlenmesini sağladı. Bu faktör özellikle üçüncü çeyrekte önemli rol oynadı. 2016'nın üçüncü çeyreğinde yüzde 0,8 küçülen ekonomi, bu sayede 2017'nin aynı döneminde çift haneli büyümeyi yakaladı.

2017'deki hızlı büyümenin arkasındaki ikinci faktörü dış talepteki canlanma oluşturuyor. 2017'de küresel ekonomide toparlanma yaşanması pek çok ülke gibi Türkiye'yi de olumlu etkiledi. Nitekim, 2016 yılında büyümeden 0,4 puan götüren mal ve hizmet ihracatı, 2017 yılında büyümeye 2,6 puanlık katkı yaptı.

2017'deki hızlı büyümenin arkasındaki üçüncü faktörü ise hükümetin verdiği teşvikler oluşturuyor. Hükümet geçen yıl bir taraftan vergi indirimle-riyle bir taraftan da Kredi Garanti Fonu (KGF) kredileri gibi tedbirlerle ekonomiye muazzam bir destek sağladı.

Geçen yıl nisan ayında yapılan Anayasa Referandumu öncesinde ekonomiyi resesyonun kıyısından uzaklaştırıp canlandırmayı amaçlayan bu destekler bütçe açığının patlamasına yol açtı ama nihayetinde büyüme açısından işe yaradı.

DEVAM EDER Mİ?
2017 yılı artık çok geride kaldı. Hatta 2018'in ilk üç ayını da bitirdik. Şimdi merak edilen soruyu geçen yılki hızlı büyümenin bu yıl da devam edip edemeyeceği oluşturuyor. Bu soruya yukarıdaki üç faktör açısından yanıt vermek mümkün görünüyor.

Öncelikle 2017'de büyümeyi destekleyen baz etkisinin bu yıl tersine çalışacağını belirtmek gerekiyor. Baz etkisi özellikle üçüncü çeyrekte büyümeyi aşağı çekme potansiyeli taşıyor. Dolayısıyla bu yılki büyümenin kaderi daha çok diğer iki faktörebağlı gibi görünüyor. Bu iki faktörden biri olan dış talep bu yıl da büyümeyi destekleyeceğe benziyor. Diğer faktör olan hükümetin ekonomiye vereceği desteğin ölçüsü konusunda ise yine belirsizlik var.

Ekonomik kamuoyunda, geçen yılki desteklerin bütçe açığını patlatması yüzünden bu yılki desteklerin ölçüsünün o kadar güçlü olmayacağı yönünde bir görüş bulunuyor. Gerçekten de şu ana kadar açıklanmış güçlü bir destek yok.

Ancak 2019'da üç seçim (yerel, genel ve cumhurbaşkanlığı) birden yapılacak olması ve hükümetin de bu seçimlere canlı bir ekonomiyle gitmek isteyeceği konusunda şüphe bulunmaması, her an yeni bir güçlü destek paketinin açıklanma ihtimalini canlı tutuyor.

Nitekim Başbakan Binali Yıldırım'ın geçen hafta bu yönde bir açıklaması oldu. Gerçekten böyle bir durum olur ve şansımız da yine yaver giderse, ekonomide bu yıl da hızlı büyüme yaşanabilir. Ancak bunun ekonomide dengeleri iyice bozup kriz olasılığını arttıracağını söylemekte de fayda görüyoruz.