En büyük zenginliğimizi kaybetmeyelim!

29 Mayıs 2017
Bugünlerde en çok konuşulan iki konu, orta gelir tuzağı ve işsizlik... Resmi işsizlik oranımız şubat ayı itibariyle yüzde 12,6 düzeyinde. Ama bu oran gençler arasında yüzde 23,3’e kadar yükseliyor. Eğitim ortalaması malum, ortaokulu daha yeni bitirdik!

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Daha yeni ortaokul mezunu olan bir işgücüyle ileri teknoloji, inovasyon kavramları bir arada olabilir mi? Olmayacağını biliyoruz, Türkiye’nin bugünkü resmi bunu onaylıyor. AR-GE harcamalarının GSYH içindeki payı yüzde 1’e henüz ulaştı.

Aynı kulvardaki ülkelerde bu oran yüzde 3 civarında. Türkçesi, bizim üç katımız daha fazla AR-GE harcaması yapıyorlar. Bu durum doğal olarak ülkelerin ihracatındaki kg fiyatlarına da yansıyor.

Hükümetin AR-GE için verdiği teşvikleri küçümsemiyorum. Nitekim geçen sayımızda buna ilişkin bir habere de yer verdik. Lakin, mevcut hükümeti kuran AKP’nin 15 yıldır tek başına iktidar olduğunu da anımsatmak isterim. İleri teknoloji ihracatının toplamdaki oranı yüzde 3 civarında. 2000’li yılların başında da bu oran öyleydi ve bu süreçte oran yerinde saydı maalesef...

Tabloyu tersine çevirmek mümkün mü? Kesinlikle. Yeter ki insan kaynağımızı iyi değerlendirelim. İyi, dünya standartlarında kaliteli eğitim, fırsat eşitliği sağlansın. Bir süreden beri de ülkemizin yetişmiş insan kaynağındaki kayıplara dikkat çekiyor ve şirketlere “İnsan kaynağınıza sahip çıkın” çağrısı yapıyordum.

Hafta başında -günlük gazetelerin ekonomi editörleriyle bir araya gelen Sabancı Holding’in CEO’su Mehmet Göçmen’in en çok ilgimi çeken mesajı da yetenekli gençleri kaybetme riskine dikkat çekmesi oldu. Geçmişte Sabancı Holding’in İK direktörlüğü görevini de yapan Göçmen, konuya son derece vakıf bir yönetici.

Genç işsizliğe dikkat çektiği kadar, ‘sınırlı’ sayıdaki yüksek yetenekli gençlerin kaybedilmesinin şirketleri sıkıntıya sokabileceğine vurgu yapıyor. Bence çok haklı.

Kendimizi kandırmayalım! Biliyoruz ki, insan kaynağı zenginliğimiz kısıtlı ve çok sayıda yönetici yurtdışına çıkma arayışında. Eldeki yetenekleri yurt dışına kaptırırsak, sürekli olarak sayıları artan AR-GE merkezlerinden çıkacak sonuçlar da bizi memnun etmeyecektir! Dünyada rakiplerimiz bize tur bindirirken, orta gelir tuzağını aşmak için daha fazla çabaya, atılıma ihtiyaç olduğu ortada.

İyi yetişmiş, yetenekli kadrolarımızı elde tutabilmek için daha fazla çabaya ihtiyaç olduğuna inanıyorum. Bunun sorumluluğunun da sadece şirketlerin değil hükümetin de üzerinde olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Yeni hükümetin ve bürokraside beklenen değişimin, bu alanda verilebilecek en iyi mesaj olduğu görüşündeyim. Umarım yanılmam.

Sağlık, moralitesi yüksek bir hafta dileğiyle.