En tutarlı çıkış yolumuz...

05 Eylül 2016
tyesıl
İç piyasada ‘canlılık’ yok, kısa sürede olacağına yönelik iyimser bir hava da yok denilebilir. Gerçekçi konuşmak gerekirse, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra şirketlerin birbirlerine güveni konusunda da sıkıntılar yaşanıyor.

TALAT YEŞİLOĞLU
tyesil@ekonomist.com.tr

Ancak mevcut sıkıntıları dile getirerek birbirimizi doldurmaya, negatif enerji yaymaya kalkışmanın da yeri ve zamanı değil. Biz, çözüm üretme, soruna pozitif taraftan bakma yanlısıyız.

Bu yüzden kapak haberimizi, temmuz ayındaki düşüşten sonra ağustos ayında yeniden yükselen ihracata ayırdık. Bir kere mevcut, iyi olduğumuz pazarlar konusunda sıkıntılar var. Üstelik bu sıkıntılar yeni değil. İç sayfalarımızda Aram’ın hazırladığı haberde okuyacağınız gibi, 24 Kasım 2015’e kadar ciddi ticari ortağımız olan Rusya ile eskiye dönebilmiş değiliz. Sanırım bu dönüş bir süre daha zaman alacak.

İhracatın yarısını yaptığımız Avrupa Birliği’nden (AB) bütünsel olarak olumlu işaretler gelmiyor. Ancak 28 üyeli toplulukta büyüme performansı iyi olan Romanya, Polonya, Bulgaristan, Slovakya gibi ülkeler de var. Bunları gözden kaçırmamak gerekiyor.

Bir kere kabul etmek gerekiyor ki, ihracatçılar için ezberler bozuldu. AB çok güvenli bir pazardı ama 2008’den sonra ‘güven’ olgusu epey zedelendi. Bugün alacak sigortası yaptırmadan ihracat yapmak riskli hale geldi. Yıkılmaz denilen bankacılık sistemleri sorgulanıyor. Bugün Avrupa’da en çok İtalyan bankacılık sisteminin geleceği sorgulanıyor.

Afrika dünyanın ilgi odağı. Ancak yerel yapıyı bilmeden bu ülkelere girmenin, derinliğini, debisini bilmediğimiz bir nehre atlamaktan pek bir farkı yok. Afrika’da ciddi projeler yürüten Öztürkler Holding’in patronu Yusuf Öztürk, “Afrika’ya milyonlarca dolarla gider, yerel yapıyı bilmiyorsanız bütün paranızı kaybedebilirsiniz. Ama yol parasıyla gider bir yılda milyonlarca dolarla da dönebilirsiniz” diyor.

Dünyada riskli bölgeler, ülkeler, sektörler kadar fırsatlar da büyük. Tabii yerel pazarların dinamiklerini iyi algılamanın ne kadar önemli olduğunu tekrar anımsatmak isterim. Aram ve Sibel’in hazırladığı kapak haberinde, ihracatçı için en büyük ihtiyaç olan kredi, finansman desteklerine yer verdik. Gittikçe önemi artan alacak sigorta kuruluşları Coface ve Euler Hermes’in özel analizlerine, görüşlerine de yer vererek, sizlere riskler ve fırsatlar konusunda bilgi sağlamaya çalıştık.

Hiçbir pazarın kolay olmadığını biliyorum. Ama zor dönemlerde ani çıkışlarla, üstün performansla bilinen bir ülke olduğumuzu da unutmayalım.

İhracat bağlantıları yüksek bir hafta dileklerimle...