Estetik ekonomisi

22 Ekim 2017
Bakımlı ve genç görünmek, zamanında önlem alarak yaşlanmayı geciktirmek günümüzde kadın erkek herkesi peşinden koşturan bir trend haline geldi. Bu trend büyük bir estetik pazarı yarattı.

ÖZLEM BAY YILMAZ                              FATOŞ BOZKUŞ
obay@ekonomist.com.tr                       fbozkus@ekonomist.com.tr

Öyle ki Türkiye, 2 milyar doları aşan estetik pazarı hacmiyle dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girmiş durumda.

Son yıllarda sektör yıllık ortalama yüzde 10 büyüyor. Artan talep medikal estetik merkezi ve hastane sayısını da arttırırken, bu kurumlar yurtdışına da yatırım yapıyor.

Son yıllarda güzel, fit ya da yakışıklı olmak herkesin hedefi. Hepimiz estetik ve güzel görünmek istiyoruz. Akıllı telefonların yaygınlaşmasıyla birlikte çekilen selfiler yani öz çekimler çoğumuzun kendimize tüm açılardan daha eleştirel bir gözle bakmasını da beraberinde getirdi.

Fotoğraf filtreleme uygulamaları daha iyi bir görüntü yaratılmasına yardımcı olsa da maalesef kalıcı çözüm olamıyor! Bu geçici efektlerden tatmin olmayanlar ise daha kalıcı bir çözüm için estetik cerrahiden faydalanmak istiyor.

Bazı kişiler yüzlerindeki çizgilere ve kırışıklıklara takılırken bazıları da gıdılarının fazla olmasına, gözaltı torbalarına ya da kelliklerine takılıp kalabiliyor. Bu noktaya gelmiş kişiler estetik doktorlarının ya da medikal estetik merkezlerinin kapısını çalıyor.

Son yıllarda medikal estetik merkezlerinin markalaşmasının ve hızla şube-leşiyor olmasının altındaki neden de bu. Hatta sadece estetik alanında ihtisaslaşan hastane grupları var ve yeni açılacaklar da mevcut.

Üstelik bu grupların büyüme planları sadece Türkiye ile de sınırlı değil. Yurtdışında açtıkları ofislerin yanı sıra hastane ve klinik yatırımları da gündemlerinde bulunuyor.

2 MİLYAR DOLARLIK PAZAR
Estetik pazarının Türkiye’de son beş yılda hızlı bir büyüme trendine girdiğini söyleyen uzmanlar, bu büyümenin önümüzdeki dönemde artarak süreceğini öngörüyor. Şu anda Türkiye’deki estetik ekonomisinin büyüklüğü konusunda net bir veri olmasa da sektör temsilcileri pazarın yaklaşık 2 milyar dolar üzerinde bir büyüklüğe sahip olduğu yönünde tahminde bulunuyor.

Uluslararası Estetik Plastik Cerrahlar Birliği'nin (ISAPS) verilerine göre, 2011-2016 yılları ara-
sında Türkiye’de estetik operasyonları yüzde 200’e yakın büyüme gösterdi. 2011 yılında 266 bin 146 olan estetik operasyon sayısı geçen yıl 789 bin 564’e ulaştı.

DÜNYA BEŞİNCİSİYİZ
Son dönemde estetik operasyon trendleri üç ana başlık altında toplanıyor: Doğallık, sağlık-güzellik ve çabuk iyileşme. Artık eskiden olduğu gibi abartılı değişiklikler yapılmıyor. ‘İyi estetik, anlaşılmayan estetiktir’ anlayışı giderek hakim oluyor. Bu da dolgu, toksin gibi cerrahi olmayan operasyonların artmasına neden oluyor.

Zaten, her ne kadar güzelleşmek için cerrahi tedavilere başvuranlar olsa da son beş yılda asıl büyüme bu alanda yaşanıyor. Öyle ki Türkiye, dünyada cerrahi olmayan operasyonlarda 2016’da beşinci sıraya oturmuş durumda. Cerrahi olmayan operasyonlar üç ana kategoriye ayrılıyor.

Bunlar, enjekte edilebilir ürünler, enerji tabanlı cihazlar ve kozmetik olarak sıralanıyor. Enjekte edilebilir ürünler arasında ise dolgu, toksin gibi maddeler büyük pazar payına sahipler. Bunları, lazerler, radyo frekansı ve yoğun darbeli ışık (IPL) gibi enerji tabanlı cihazlar takip ediyor.

ISAPS verilerine göre, Türkiye’de 2016’da en çok uygulanan estetik operasyon toksin oldu. Toksini dolgu (hyaluronic acid) ve epilasyon izliyor. Cerrahi estetik operasyonlarda ise ilk üçte burun estetiği, meme büyütme ve yağ aldırma operasyonları var.



ESTETİK TURİZMİ BÜYÜYOR
Bu operasyonları Türkiye’de sadece Türkler yaptırmıyor. Yabancılar da estetik uygulamalar için Türkiye’yi daha çok tercih eder oldu. Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği verilerine göre, Türkiye’nin turizm gelirleri 2016’da yüzde 30 azalmasına rağmen, sağlık turizminde gelir artışı yüzde 5 olarak gerçekleşti.

Sağlık turizmi, kaplıca, estetik-kozmetik ve medikal olmak üzere üçe ayrılıyor. 2016’da bu kalemler arasında en büyük artış estetik-kozmetikte oldu. Zaten Türkiye dünyada en fazla estetik operasyon gerçekleştirilen ilk 10 ülke arasında yer alıyor. 2010’da Türkiye’ye sağlık turizmi için gelen hasta sayısı 110 bin iken bugün 600 binin üzerine çıkmış durumda.

Estetik için gelen turistlerin en büyük talebini cerrahi olmayan işlemlerden dolgu ve toksin uygulamaları oluşturuyor. Cerrahi işlemlerden ise en çok göğüs büyütme, liposuction (yağ aldırma), saç ekimi ve yüz gerdirme işlemleri talep ediliyor.

Estetik operasyonların Türkiye’de çok fazla yapılıyor olması, Türk doktorlarının başarılarını Türkiye sınırlarının da dışına taşımış durumda. Türkiye’de plastik cerrah sayısı da son beş yılda ciddi bir artış gösterdi. 2011 yılında 509 olan plastik cerrah sayısı, 2016’da bin 200’e ulaştı.

FİYAT AVANTAJI VAR
Yabancı hasta artışını getiren önemli bir neden de fiyat avantajı. Gelişmiş ülkelerle aynı teknik ve teknolojik cihazlarla tanı, tedavi ve cerrahi müdahaleler yapılıyor. Buna rağmen diğer ülkelerde Türkiye’ye göre oldukça yüksek bedeller talep ediliyor.

Türkiye’nin fiyat avantajı, verilen hizmetin kalitesi ve hastaların memnuniyetiyle birleşince estetik turizmi her yıl büyüyor. Sonuçta, İtalya, Hollanda, Norveç, Avusturya, Belçika, Almanya, İngiltere, Fransa, İspanya, Finlandiya, Irak, Bulgaristan, Cezayir, KKTC, Kuveyt, Libya, Mısır, Rusya, Türkmenistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suriye’nin de aralarında bulunduğu birçok ülkeden her yıl binlerce hasta tedavi olmak için Türkiye’ye geliyor.

ŞUBE SAYILARI ARTIYOR
Estetik sektöründeki bu büyüme, medikal estetik merkezlerinin markalaşmasını ve hızla şubeleşmesini beraberinde getiriyor. Hatta sadece estetik alanında ihtisaslaşan hastane grupları var ve yeni açılacaklar da mevcut. Üstelik bu grupların büyüme planları sadece Türkiye ile de sınırlı değil.

Yurtdışında açtıkları ofislerin yanı sıra hastane ve klinik yatırımları da gündemlerinde bulunuyor. Ethica Sağlık Grubu, 2006 yılında Özel Ethica İncirli Hastanesi ile bu alana adım atmış bir şirket. Ardından 2008 yılında Bakırköy’de Estethica Tıp Merkezi devreye girdi. Onu 2010 yılında Estethica Ataşehir Tıp Merkezi, 2011 yılında da Estethica Levent Hastanesi izledi. Grup, yılda 150 binin üzerinde hasta alıyor.

Hastalarının yüzde 50’sini yabancıların oluşturduğunu belirten MYC Partners Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Murat Akdoğan, ağırlıklı olarak Körfez ülkeleri, İspanya, Almanya, İngiltere ve İtalya’dan hasta aldıklarını söylüyor.

Bu alanda yurtdışı açılıma da başladıklarını belirten Akdoğan, ‘Yakında Bulgaristan Sofya’da yeni bir hastane yatırımımız olacak. Ayrıca Budapeşte, Prag, Belgrad arasında seçim yapacağız. Daha sonrası içinse Frankfurt ve Londra’ya açılmayı planlıyoruz” diyor.

YENİ BİR YATIRIM
Temelleri Bursa şubesiyle atılan Estetik International Sağlık Grubu bugün İstanbul, Ankara, Bursa ve İzmir’de dört farklı şehirde, yedi farklı hizmet noktasına ulaşmış durumda. Hem şube sayısının hem de estetik talebinin artmasıyla birlikte hasta sayısında da artış yaşayan grubun hastalarının yüzde 40’ını yabancılar oluşturuyor.

Ağırlıklı olarak AB ülkeleri ve Ortadoğu’dan hasta aldıklarını belirten Estetik International Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Bülent Cihantimur, yabancı hastalarınındaha çok saç ekimi, total vücut şekillendirme ve örümcek ağı estetiği operasyonları için geldiklerini söylüyor.

Bülent Cihantimur, döviz kurundaki değişimle avantaj artsa da kurum olarak fiyat avantajıyla hasta yakalamak yerine patent sahibi oldukları tekniklerle ön plana çıkmayı ve rekabet avantajı yaratmayı tercih ettiklerini belirtiyor.

Cihantimur, şunları anlatıyor: “2017 bitmeden Quasar İstanbul’a yeni bir projeyle geliyoruz. 3 bin metrekarelik projeyle estetik sektöründeki standartları yeniden tanımlamayı hedefliyoruz. Önümüzdeki yıl ise bir ya da iki şube daha açmayı planlıyoruz.

Hedefimiz 2023 yılına kadar 5 kat büyümek. Yurtdışında temsilciliklerimiz var. Ortadoğu ülkelerinden ve özellikle Dubai’den merkez açmamız için büyük bir talep var. 2015’te franchise vermeye başladık. İzmir şubemiz franchise’dır. Bundan sonra yurtdışına franchise vermeyi planlıyoruz.”

YURTDIŞINA AÇILACAK
2004 yılından bu yana sağlık ve estetik alanında faaliyet gösteren Esteworld Plastik Cerrahi Sağlık Grubu,

Bahçelievler, Etiler ve Altunizade’de kompleksler açarak büyüdü. Grubun hastalarının yaklaşık yüzde 60’ını yurt-dışından gelenler oluşturuyor. Son iki yıl içinde yurtdışından gelen hasta sayısında yüzde 15’lik artış yaşadı. Grup, geçmişte saç ekimi konusunda daha çok Ortadoğu’dan hasta alırken, Türkiye’de yükselen medikal turizmin ve yapılan başarılı uygulamaların etkisiyle bugün Kanada’dan İsveç’e kadar pek çok farklı ülkeden hasta ağırlıyor.

450 kişiye istihdam sağladıklarını belirten Esteworld Plastik Cerrahi Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Uzman Dr. Servet Terziler, 30 ülkede 100’den fazla temsilcilikleri olduğunu söylüyor.

Yurtdışında temsilcilikler aracılığıyla hizmet vermeye devam edeceklerini ve temsilcilik sayısını artıracaklarını dile getiren Terziler, şunları anlatıyor: “Şu anda franchise vermiyoruz. Ancak franchise modelinin markayı kaliteli bir biçimde korumasını sağlayacak altyapıyı şu anda kurguluyoruz.

Önümüzdeki dönemde franchise modelini gündemimize alacağız. Bundan sonraki büyüme stratejisini yurtdışına şube açmak olarak düşünüyoruz. Dubai, Katar, Moskova, Azerbaycan, Almanya gibi ülkelerden ortaklık teklifleri alıyoruz. Önümüzdeki dönemde yurtdışında şubeler açarak Esteworld’ün dünya markası olması yönünde emin adımlarla yürümeyi planlıyoruz.”

Esteworld, 2018 yılında yurtiçinde-ki şube sayısını koruyup yurtdışında da bir şube açarak adım adım yurtdışında büyümeyi hedefliyor. 2016 yılında yaklaşık 100 milyon TL ciroya ulaşan grup, bu yıl yüzde 20’lik artışla 120 milyon TL ciro hedefliyor.

CİROSUNU İKİYE KATLAYACAK
2007 yılından beri faaliyet gösteren İstanbul Estetik’in bugün İstanbul’da iki şubesi var. Ayda bin 500-2 bin hastaya hizmet veren kuruluşun hastalarının yüzde 30’unu yabancılar oluşturuyor. En çok Katar, Irak ve Suudi Arabistan’dan yabancı hasta aldıklarını belirten İstanbul Estetik kurucularından Doç. Dr. Ümit Taşkın, yabancı hastaların ağırlıklı olarak medikal estetik işlemleri, saç ekimi ve burun estetiği için geldiklerini söylüyor.

Son yıllarda 2,5 milyon dolarlık yatırım yaptıklarını anlatan Ümit Taşkın, geçen yılki 2,5 milyon TL’lik cirolarını 2017 sonunda 5 milyon TL’ye çıkarmayı hedeflediklerini ifade ediyor. Yakın dönemde yurtiçinde şube açmayı planlamadıklarını söyleyen Taşkın, “Yurtdışında, özellikle Katar ve Dubai’de merkez açmak istiyoruz. Çünkü bu bölgede çok büyük bir potansiyel var. Üstelik Türk doktorlar da güven veriyor” diye ekliyor.

FRANCHISE İLE BÜYÜYOR
Temelleri 2006 yılında atılan DentGroup, 2015 yılından bu yana franchise sistemiyle büyüyor. Bugün 13 şubeye ulaşan grup, bütün kliniklerinde diş estetiğine yönelik tedaviler de yapıyor. Estetik diş operasyonları gerçekleştiren grup, bu tedaviler için yılda 25 bine yakın hasta alıyor.

Hastalarının yüzde 10’luk kısmını ise yabancılar oluşturuyor. Yabancılar en çok implant tedavisi için geliyor. DentGroup Yönetim Kurulu Başkanı ve Estetik Diş Hekimi Efe Çelebi, yabancıların Türkiye’yi tercih etmelerinde yaklaşık yüzde 60’lık fiyat avantajının etkili olduğunu ifade ediyor.

Efe Çelebi, 2017 sonuna kadar dört şube daha açmayı planladıklarını söylüyor. Ankara, İzmir, Bursa ve Gaziantep gibi büyük şehirlerde şubeleşmek istediklerini belirten Çelebi, şunları ekliyor: “2025 yılında 200’den fazla şubeye ulaşma hedefimiz var. 2016 ciromuz yaklaşık 20 milyon TL’ydi.

2017’de ise hedefimiz 28 milyon TL. Yurtdışında anlaşmalı kliniklerimiz var. Yurtdışında merkez açmayı planlıyoruz. Bunun için ön girişimlerimiz de mevcut. Körfez Bölgesi, Avrupa ve ABD hedef pazarlarımız.”

34 ŞUBEYE ULAŞTI
1994 yılında bir aile şirketi olarak kurulan Essi Güzellik ve Estetik de 2009 yılından itibaren franchise ile büyümeye başladı. İzmir merkezli şirket, 2017 son çeyreği itibariyle toplam 34 şubeye ulaştı. Bu yılı 35 şubeyle kapatmayı planladıklarını belirten şirketin ikinci kuşak yöneticisi Bekir Nacar, yakında Londra ve Katar’daki şubelerini de devreye alacaklarını söylüyor.

2018 sonuna kadar toplamda yurtiçinde 40, yurtdışında dört şubeye ulaşma hedefleri olduğunu dile getiren Nacar, şöyle devam ediyor: “Franchise giriş bedelimiz 19 bin Euro’dan başlıyor. Kurulacak şubenin kapsamına ve şehir/ülkeye göre bu rakam artıyor. Royalty bedeli yüzde 3. Yurtiçinde Antalya, Adana, İstanbul, Tekirdağ ve Ko-caeli’de, yurtdışında ise Londra, Dubai, Abu Dabi ve Frankfurt’da franchise vermeyi planlıyoruz.”

150 MİLYON DOLARLIK YATIRIM
İnşaat, enerji, güvenlik, turizm, bilişim gibi alanlarda faaliyet gösteren Astra Group da estetik sektörüne girdi. Medikal estetik ve plastik cerrahi alanında ‘Esteticium’ markasıyla zincir haline gelmeyi hedefleyen grup, ilk şubesini 10 milyon dolarlık yatırımla Bah-çeşehir’de açtı. İkinci şubenin ise Eti-ler’de açılması planlanıyor.

2018’de Ataşehir’de Avrupa’nın en büyük estetik hastanesini devreye almayı planladıklarını belirten Astra Sağlık Grubu Genel Müdürü Ömer Özgür Atay, “İstanbul dışında Ankara, Antalya, İzmir ve Bursa’da da şubeler açacağız. Önümüzdeki üç yılda 15 hastane açmayı ve 150 milyon dolarlık sağlık yatırımı yapmayı planlıyoruz” diyor.

Grubun Academic Hospital ile bir işbirliği de söz konusu. Astra Sağlık, Academic Hospital’ın medical estetik ve plastik cerrahi biriminin işletmesini yürütüyor.

Astra Sağlık’ın yatırımlarını yurtdışına taşıma planları da var. Bugün yurtdışında 22 ülkede ofisleri bulunan Astra Sağlık’ın ilk yatırım yapmayı hedeflediği ülke ise İtalya. İlerleyen dönemde Bakü ve Dubai’de de benzer yatırımlar yapılması hedefleniyor.

HASTANE AÇACAK
2004 yılından bu yana sektörde faaliyet gösteren Maya Estetik, 2010 yılından itibaren de kurumsallaşma sürecine girdi. İlk olarak İstanbul Çapa kliniğini devreye alan Maya Estetik bugün dördü franchise olmak üzere 12 şubeye ulaştı.

Yılda 150 binin üzerinde hastaya hizmet verdiklerini belirten Maya Estetik Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Nihat Dik, cirolarının yüzde 15’inin yabancı hastalardan geldiğini söylüyor.

Yakın zamanda 5 milyon TL’ye yakın cihaz yatırımları olduğundan bahseden Dik, “Şu anda tüm planlarımız İstanbul’da açılacak olan hastanemiz üzerine kurgulanıyor. Sonrasında franchise tarafına ağırlık vereceğiz. Nüfus açısından 100 binin üzerindeki tüm şehirlerden gelen franchise taleplerini değerlendiriyoruz” diyor.

YENİ OFİSLER KURACAK
Tanfer Klinik de sektörde büyümeye odaklanan şirketlerden biri. Nişantaşı’ndaki şubesinde diş tedavisi ve estetiğine yönelik hizmet veren şirket, geçen yıl açtığı Levent kliniğinde ise estetik işlemler gerçekleştiriyor.

Tanfer Klinik Kurucusu Nihat Tanfer, önümüzdeki yıl Bodrum Türkbükü’nde Tanfer Health and Aesthetic adı altında yeni bir klinik açacaklarını söylüyor. Tanfer, sonrasında ise Antalya ve Mersin’de klinikler açacaklarını dile getiriyor.

Geçen yıl iki kliniklerinde 14 bin hasta ağırladıklarını ifade eden Nihat Tanfer, şöyle devam ediyor: “Geçen yıl 3 milyon Euro ciroya ulaştık, bu yılki hedefimiz ise 5 milyon Euro. Stuttgart’ta geçen ay irtibat ofisimizi hayata geçirdik. MENA Bölgesi’nde iş dünyasının önde gelen Ortadoğulu aileleriyle ortak olarak benzer ofis ve klinik projelerimiz var. Ayrıca Ukrayna Kiev’de irtibat ofisi açma çalışmalarımız devam ediyor.”