Finansal okur yazarlığımız yeterli mi?

20 Eylül 2022
TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

Geçen hafta içinde sermaye piyasaları konusunda uzman bir yönetici ile sohbet etme imkanı buldum. Özellikle son dönemde hisse senedi piyasasında yaşanan ralli ve ardından gelen satış dalgasını değerlendirmesini istedim.

Borsada uluslararası çarpanlara göre düşük değerlemelere, şirketlerin bilanço performanslarındaki yükselişe dikkat çeken yönetici, yine de piyasalarda bazı hisselerde olması gerekenden fazla hareketlilik gözlendiğini aktardı.

Son dönemde sermaye piyasasında 2,5 milyona dayanan yatırımcı sayısının dikkat çekici olduğunu söyleyen sermaye piyasası uzmanı, borsanın yatırımcılar için iyi bir alternatif olduğunu söyledi. Ancak burada finansal okur yazarlığın önemine de dikkat çekti.

Bakıldığında, İstanbul Borsası’nda yatırım yapan yatırımcı maalesef kısa vadeli hareket etme eğiliminde. Arkadaşlardan duyduğu bilgilerle, araştırma yapmadan, aracı kurumunun raporlarını okumadan, analistlere danışmadan hisse senedi alımı yapabiliyor.

Bu durumda da trenin son vagonuna binebiliyor. Sermaye piyasasında işlem yapan özellikle amatör yatırımcıların mutlaka çalıştıkları aracı kuruluşların uzmanları ile fikir alışverişi yapması gerekiyor.

Finans kurumlarının araştırma servislerinin temel ve teknik analize dayanan raporları dikkatle takip edilmeli. Çünkü kulaktan dolma bilgiyle yüksek kâr edeceğini düşünenler aynı şekilde yüksek zarar da yazabilirler.

Yatırımcıların finansal okur yazarlık konusunda da kendisini geliştirmesi gerekiyor. Burada sermaye piyasalarının tüm paydaşlarına da önemli görevler düşüyor. 1990’lı, 2000’li yılların başında olduğu gibi yeni borsa küskünleri yaratmama adına çalışmalar yapılmalı.

Gayrimenkul tarafında fiyatların çok yükseldiği ve yeni yeni denge bulmaya başladığı, 1,3 trilyon TL’ye dayanan kur korumalı mevduat ve dışarıdan gelen döviz ile denge bulmaya çalışan dolar ve maalesef yüksek enflasyon dikkate alındığında, yatırımcı için borsa iyi bir alternatif gibi görünüyor.

Bu sayımızda Ceren Oral Balaban arkadaşımın hazırladığı kapak haberinde de piyasa uzmanlarının portföylerde hisse senedi ağırlığını son dönemde yaşanan düzeltmelere rağmen yüksek oranda tutmaya devam ettiği görülüyor.

Dokuz aylık süreçte 2,1 milyon yatırımcı kur korumalı mevduatı (KKM) tercih etmiş durumda ve portföylerde KKM oranı önemli bir tercih konumunda. Portföylerde çok fazla TL yatırım aracı tercih etmiyor.

Sağlıklı günler diliyorum.