Gayrimenkul, lojistik ve enerjide büyüyeceğiz

26 Temmuz 2018
Babacan Holding, ana faaliyet alanı inşaata turizm, lojistik ve enerji sektörlerini de ekleyerek büyümeye devam ediyor. Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, lojistik ve enerji sektörlerinde yeni yatırım planları yaptıklarını söylüyor.

LEVENT GÖKMEN DEMİRCİLER
lgokmen@ekonomist.com.tr

İnşaat sektöründeki 16 yıllık deneyimini 15'nci yılında holdingleşerek başka sektörlere de taşıyan Babacan Holding, inşaat, turizm, enerji ve lojistik sektörlerinde yeni yatırımlarla büyüyecek. 2017'de 320 milyon TL ciro yapan şirketin bu yılki ciro hedefi ise 390 milyon TL'yi buluyor.

Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan, yeni sektörlerdeki yatırımlarla önümüzdeki beş yılda 1,2 milyar TL ciroya ulaşmayı hedeflediklerini söylüyor.

Babacan Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Babacan ile yeni dönemdeki yatırım planlarını konuştuk.

Babacan Holding olarak kaç sektörde, kaç şirketle faaliyet gösteriyorsunuz?
İnşaat, turizm, enerji ve lojistik sektörlerinde altı şirketimiz faaliyette bulunuyor. İnşaatın cirodaki payı yüzde 75 iken, turizm, lojistik ve enerji sektörlerinin payı ise yüzde 25 seviyesinde. Ayrıca şirketlerimizi gayrimenkul yatırım ortaklığına (GYO) dönüştürüp halka arz etmek için Borsa İstanbul (BİST) ile çalışmalarımız var. BİST'in Koç Üniversitesi ile verdiği Kurumsal Dönüşüm Programı'na katıldık.

Gayrimenkul dışında hangi alanlarda yatırım planlarınız var?
Enerji sektöründe yatırım kararı çerçevesinde kurulan Babacan Enerji şirketimizle enerji ihalelerini takip ediyoruz. Önümüzdeki üç yılda enerjiye 500 milyon TL'lik yatırım yapacağız. Aydın Söke'de jeotermal elektrik santrali ihalesi almıştık. Buraya 2020 yılına kadar 250 milyon TL'lik yatırım yapacağız ve çevredeki seralara sıcak su vereceğiz.

Yeni yatırımlar için araştırmalarımız sürüyor. Trakya, Ege Bölgesi ve İstanbulArnavutköy'de 10-12 yerde rüzgar ölçümleri yapıyoruz. Uygun olması halinde rüzgar enerjisi için yatırım planlıyoruz. Güneş enerjisi için de Şanlıurfa'da ölçüm yapıyoruz. 1 MW'a kadar lisans dışı birkaç başvuru yapacağız.

Üçüncü Havalimanı bölgesinde lojistik merkez kurma planınız vardı. Burada son durum nedir?
Ülkemizin 'İpek Yolu' üzerinde olması lojistikte avantaj yaratıyor. Dünyanın fabrikası konumundaki Çin ile Avrupa arasında gemiden sonra en hızlı ulaşım raylı sistem. Ülkemizde raylı sistemlerle ilgili ciddi gelişmeler oldu. Üçüncü Köprü, dünyadaki raylı sistemlerin ortasındaki boşluğu dolduracak. Lojistiğin gelecekte büyüyeceği düşüncesiyle, Üçüncü Köprü'deki raylı sistemin devreye alınmasıyla birlikte, Arnavutköy'deki arsalarımızda 200 milyon TL'lik depo yatırımı planlıyoruz. Sonra bu yatırımı büyütebiliriz.

Devam eden projelerinizden ve toplam yatırım büyüklüklerinden bahseder misiniz?
Şu anda devam eden iki projemize 1,1 milyar TL'lik yatırım yapıyoruz. Esenyurt'taki Babacan Premium bin 200 konut, 200 işyeri ve özel okuldan oluşuyor. Bu yılın son çeyre-ğinde teslim edeceğiz. Yeşilköy'ün karşısındaki Babacan Port Royal ise 800 konut, 100 ticari alandan oluşuyor.

Planladığınız yeni projeler var mı?
Beylikdüzü'nde Babacan Central projemizin ruhsatını aldık. Burada 485 milyon TL'lik yatırımla 866 konut, 144 işyeri yapacağız. Ön talep toplamaya başladık. 2019'un ilk çeyreğinde inşaatına başlarız. Gaziantep'te geçtiğimiz yıllarda Köy Hizmetleri'nin arsasını almıştık.

Orada 150 milyon TL'lik yatırımla 200 konutluk bir proje üreteceğiz. Gaziantep'te takip ettiğimiz ihaleler de var. Bu kentte başka projelerimiz de olacak. Nüfusu 2,5 milyona çıkan kentte potansiyel bulunuyor. Silivri, Çatalca ve Kanal İstanbul civarında Arnavutköy'deki arazilerimiz üzerinde projeler yapmayı planlıyoruz. Beylikdüzü Kavaklı'da 65 dönümlük arazi aldık. Orada şehirden sıkılanlara bir sahil kasabası yapacağız. 2019'da projelendireceğiz. Yaklaşık 200-250 konutluk, iki katlı yapılardan oluşan, 300 milyon TL'lik yatırımla özel bir proje olacak.

Kredi faizlerinin geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kredi faizleriyle ilgili hepimizin hassasiyeti var. Dünyanın en iyi projesini üretseniz de finans sektörüyle birlikte hareket etmeden satamıyorsunuz. Faiz oranlarının yüzde 0,98'lere indirilmesi satışlarımızı destekledi. Emlak Bankası'nın tekrar faal hale gelip sektörde gayrimenkullerin sürdürülebilir bir biçimde alınmasını arzu ediyoruz.

Gayrimenkullerin ihracattan sayılıp Eximbank'ın imkanlarından yararlanmasını istiyoruz. Sektörümüz yüzde 18 KDV'yi kaldıramıyor, KDV indirimleri de uzun vadeli yapılmalı. Vergiler, faizler ve arazi maliyetleri makul seviyelerde olduğunda sektörümüz harekete geçiyor, aksi halde sıkıntılar oluyor. Tüketici Yasası da çeşitli sıkıntılar doğuruyor. Önümüzdeki dönemde bu nedenle çok sıkıntılı vakalar duyabiliriz.

Tüketici Yasası ne gibi sıkıntılar yaratıyor?
Tüketici Yasası, "Tüketici haklıdır, canı isterse iptal eder, satıcı parasını geri ödemekle mükelleftir" diyor. Yabancılara dövizle satış yapmamız engellendi. Araziyi dövizle alıyoruz, girdi maliyetlerinin çoğu da dövizle... Kurlardaki artışın yanı sıra ürün fiyatlarının döviz bazlı yükselmesi de maliyet artışına neden oluyor. Yılda 2 bin-2 bin 500 konut üretiyoruz.

Bunların hepsi "Yeterince prim yapmadı" diye alımını iptal etmeye kalkışırsa ne yapacağız? Örneğin yurtdışı müşterisi 100 bin dolarını bozdurup 450 bin TL'ye gayrimenkul almış, kur artışından dolayı kâr edememiş, benden parasını geri istiyor. Ben buna ne yapabilirim? "Benim zarar ettim" deme şansım yok ama tüketicinin var. Bu duruma çözüm getirilmezse mağduriyetler artacaktır.

"SAHİLDE VE ANADOLU'DA OLACAĞIZ"
"Önceden barınma amaçlı ev alınırken şimdi sahil kasabalarında yaşamaya geçtik. Sektörde onu gözlemliyoruz ve bu trende uygun projeler üretiyoruz. Ayrıca aralarında İzmir, İzmit, Bursa ve Trabzon'un da olduğu 10 kentte araştırmalar yapıyoruz. Oralarda ihalelere giriyoruz. Fırsatlar çıkması halinde değerlendireceğiz.”