Gıda takviyesi ile asırlık aile işine geri döndü

23 Ekim 2021
Özlem Bay Yılmaz obay@ekonomist.com.tr

İlaç sektörünün köklü şirketlerinden Embil İlaç, 1918 yılında kuruldu ve 2014 yılında İspanyollara satıldı. Embil ailesinin dördüncü kuşak temsilcisi İpek Embil, sektöre yeniden dönüş yaptı. Empharma'yı kuran Embil, doğal içerikli gıda takviyeleri üretmek için kolları sıvadı.

KOBİ Girişim Ekim 2021 tarihli sayıdan

Türkiye'de 100 yılı aşmış geçmişe sahip çok fazla şirket yok. Temelleri 1918 yılında Hikmet Embil tarafından temelleri atılan Embil İlaç o köklü şirketlerden biri.

Ancak 100 yılı aşkın ilaç sektöründe yer almış şirket, 2014 yılında İspanyollara satılınca sektörden çekilmiş oldu. Ailenin dördüncü kuşak temsilcisi olan İpek Embil ise yeniden sektöre adım atarak tercihini doğallıktan yana kullandı ve Empharma'yı kurdu.

Tamamen doğal içerikli gıda takviyeleri üretmek için kolları sıvayan İpek Embil, ilk ürünlerini de satışa sundu. İpek Embil, girişimcilik öyküsünden hedeflerine kadar birçok konu hakkında şunları anlattı:

İlaç sanayinin öncülerinden Embil Ailesi’nin, dördüncü kuşağısınız. Embil İlaç’ın sektöründeki hikayesini bizimle paylaşır mısınız?

Embil İlaç'ı babamın dedesi Hikmet Embil, 1918 yılında kurmuş. Düşünün daha Cumhuriyet bile ilan edilmemiş. Türkiye'nin içinde bulunduğu Kurtuluş Savaşı yıllarında, askeri ecza depolarının başında olmak dışında kendi ilaçlarını üretmenin önemli olduğunu görmüş ve son derece değerli bir adım atmış.

Soyadımız da bundan dolayı Embil ilan edilmiş, “Em” eski Türkçe'de ilaç anlamına geliyor, bilmek ile birleşince Embil soy ismi doğmuş. 2014 yılına kadar ailemizin jenerasyonları şirkette aktif olarak çalıştılar. Ben de dördüncü kuşak olarak aile işimizi devam ettirmeye karar verdim.

Biraz da kendinizden bahseder misiniz?

Ben ilaç sektörüne 6 yaşındayken mikrobiyoloji laboratuvarında bulaşık yıkayarak giriş yaptım. Babam fabrikada çeşitli görevler verirdi. Lise eğitimimi tamamladıktan sonra İngiltere'de işletme okumaya başladım. Üniversitemin son senesinde eş zamanlı olarak yaklaşık bir buçuk sene lüks markalar ile çalışan bir halka ilişkiler firmasında görev aldım.

Eğitimime yüksek lisans ile devam etmek için Londra'da kaldım. Lüks marka yöneticiliği masterı yaptım ve Türkiye'ye döndüm. Yurtdışında olduğum süre içinde eczane gezmekten çok keyif alırdım, bazen ülkemizde olmayan ürünleri görüp heyecanla babamı arardım.

Döndükten sonra ise çocukluk hayalim olan moda sektöründe çalışmaya başladım. Çok seyahat etmem gereken bir işim vardı ve yurtdışında kendimi hep eczanelere girip ve ürün incelerken bulurdum. Bu sayede aslında ne yapmam gerektiğini fark ettim.

Aileniz 2014 yılında Embil İlaç’ı İspanyollara sattıktan sonra sektörden çekilmişti. Siz neden geri dönmek istediniz?

Aslına bakarsanız, babamın işine tutkulu çalışma hali beni çok etkilemişti. Aynı tutkuyu kendi çalışma hayatımda da devam ettirmek istedim. Sektörün içinde büyüdüm ve algılarım da ona göre gelişti. Amacım, işimi günümüzün dünyasına uyarlayarak yapmak.

Çünkü günümüzde tüketim alışkanlıklarımız ve ihtiyaçlarımız şekil değiştirdi. Artık her şeyin daha doğalı makbul. Ben de çalışmalarımı bu doğrultuda belirledim ve kendime hedefler koydum.

Empharma olarak ilaç çalışmalarımız var, fakat bir yandan günümüzde ihtiyacımız olan ürünleri de çalışmaktayız. Sektörde eksiklerin bir kısmını gözlemledim ve aslında bunları da doldurma istediğimden sektöre dönüş kararı aldım.

Empharma ilaç nasıl kuruldu?

Ben sektörün içinden geldiğim için hiç yabancısı olmadığım bir alanda çalışmaya başlayacaktım. Fakat daha hayalperest bir algım var; bazı şeyler mümkün, bazıları da değil. Bundan dolayı sektörde 60 yıllık tecrübesi olan babam Dr. Koral Embil öncülüğünde formüllerimiz yapılıyor.

Ayrıca Embil zamanından beri birlikte çalıştığımız Dr. Lale Kavak ve kimya mühendisi Lara Kaytanlıoğlu desteğiyle ilerliyoruz. Dolayısıyla birbirini tamamlayan bir ekip olduğumuzu düşünüyorum. Kararları ortak alıyoruz, yapacağımız çalışmalara birlikte karar veriyoruz. Amacımız ise ihtiyacı karşılamak, yeni formüllerle hizmet etmek.

Şirketiniz, Türkiye dışında başka ülkelerde de faaliyet gösteriyor mu?

Elbette ki var, Embil zamanında 40 ülkede ruhsat almış bir ekip olarak çalışıyoruz. Şimdilik bu çalışmalarımız bize kalsın, eminim ki ilerleyen süreçte isimlerini ve yararlarını sıkça duyacaksınız zaten.

Empharma ilaç’ın ilk ürünü; Hengo adında bir doğal gıda takviyesi. Empharma neden ilk ürün olarak Hengo’yu seçti?

Daha önce de belirttiğim gibi hengo benim ilk projem; bu yüzden yeri bende her zaman ayrı olacak. Müthiş bir ekip oluşturduk, her aldığımız güzel yorumda ekibim ile tekrar tekrar gurur duyuyorum. Projenin aslında ben ve arkadaşlarımın ihtiyacından doğduğunu söyleyebilirim. Çocukluğumdan beri yurtdışındaki eczane marketleri keyifle gezer ve ülkemizdeki olmayan ürünlerle ilgilenirdim.

Eğitimimi yurtdışında aldım ve orada yaşadığım süre boyunca zor sabahlarıma eşlik edebilecek bir sürü alternatifle tanıştım. İstanbul'a döndükten sonra ise burada olmayan ürünleri Türkiye ile tanıştırmak için çalışmalara başladım. Hengo'nun muadili olabilecek ürünlerde ağır ilaçlar olduğunu da görünce, tercihimi bu yönde kullanarak, proje üzerinde çalışmaya başladım. Kısaca hengo zor sabahlar için yaratılmış bir gıda takviyesi olarak tasarlandı.

Bundan sonda Empharma’yı hep bu kategoride mi göreceğiz?

Empharma'nın Adyabloom serisinin mottosu doğallık olacak. Çünkü çağımızın insanı bunu arıyor, bunu istiyor. Ama sağlık sektörü içinde tek bir alana yoğunlaşmak gibi bir planımız yok açıkçası. Ama doğal ürünlerle ön plana çıkardığımız birkaç yeni projemiz var

"TÜKETİCİ BİLİNCİ ARTIYOR"

DOĞALLAŞMA EĞİLİMİ
Son zamanlarda özellikle daha bilinçli anneler tarafından gelen bir doğallaşma eğilimi görüldü. Kısaca özetlemek gerekirse yabancı veya sentetik herhangi bir maddeyi kabul etmemek. Vücudunuzda olmayan bir hormonu almama gibi veya sadece doğada olan bitkileri şifa niyetine tüketmek gibi.

Her ülke gibi Türkiye’de de doğallık konusunda giderek bilinç kazanıyor. Bundan 10 sene önce marketlerde bile kimse tükettikleri paketlerin üzerini okumazken, şimdi çoğunluk önceden araştırıp öyle satın alıyor.

ÇİFT HANELİ BÜYÜME
Son yıllarda ilaç sanayinde yaşanan ‘aşırı sentetikleşme’ ve gıda ürünlerindeki ‘genetik bozulma’ durumu, tüketicileri doğal ürünler kullanmaya yönlendiriyor. Ülkemizdeki doğal ürünler pazarı 2019 verilerine göre 1 milyar TL’yi buldu. Her yıl çift haneli büyümesini sürdürüyor.

Önümüzdeki her 5 yıl ortalama yüzde 15 ile 35 arasında büyüme öngörülüyor. Bu da bizim doğru yolda olduğumuzun bir göstergesi bence. Bizim gibi birçok sağlığa ve insana değer veren şirket doğallaşma yönünde ilerliyor.