Glütensiz ürünlerde hızlı büyüme var

02 Mart 2017
Türkiye’de glüten içeren ürün tüketemeyen çölyak hastalarının sayısı giderek artıyor. Pek çok kişi de çölyak tanısı konmadığı halde glüten duyarlılığı yüzünden glütensiz beslenme biçimini tercih ediyor.

BURCU TUVAY
btuvay@ekonomist.com.tr

Bu trend Eti, Mado, Polonez gibi şirketleri bu alanda üretici olmaya teşvik etti. Buna bağlı olarak özel beslenme sektöründe faaliyet gösteren yerli üretici sayısı da giderek yükseliyor. Çölyak hastalığı, buğday, arpa, yulaf ve çavdar gibi tahıllarda bulunan ve günümüzde pek çok gıdada kıvam verici madde olarak kullanılan glütene karşı ince bağırsağın hassasiyet göstermesinden kaynaklanıyor.

Çölyak hastalığının tek tedavisi olan ‘glütensiz beslenme’ için ise buğday, arpa, yulaf, çavdar ve içinde glüten bulunan diğer gıdalardan uzak durmak gerekiyor. Şu ana kadar yapılan araştırmalara göre Türkiye’de her 100-150 kişiden birinin çölyak hastası olduğu tahmin ediliyor. Sağlık Bakanlığı’nın 2015 yılı verilerinde kayıtlı hasta sayısı 65 bin kişi olsa da tanı konulamayan çölyak hastası sayısının 1 milyon 23 bin civarında olduğu tahmin ediliyor.

Son yıllarda tüm dünya ile paralel olarak Türkiye’de de glütensiz bes-lenme konusuna bir eğilim gözlemleniyor. Artan sağlık algısı nedeniyle tüketicinin özellikle beslenme konusundaki kaygıları da her geçen günartıyor.

Glüten alerjisi konusundaki farkındalık arttıkça bu durum kaçınılmaz olarak bireylerin besin intoleransı konusuna duyulan ilginin artmasını da tetikliyor. Pek çok kişi çölyak tanısı konmadığı halde glüten duyarlılığı yaşaması nedeniyle glütensiz beslenme biçimini tercih etmeye başladı. Buna bağlı olarak glütensiz beslenme pazarı da her geçen gün büyüyor. Biz de bu pazarın önemli oyuncularının büyüme stratejilerini ve pazara yönelik yatırım planlarını araştırdık.

ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞBİRLİĞİ
Eti, glütensiz ürünler geliştirme kararı alan Türkiye’deki ilk şirketlerden biri. Eti, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı ile birlikte ETİ Pronot’u geliştirdi. ETİ Pronot, glütene aşırı duyarlı olan kişilerin beslenmelerinde önemli bir ihtiyacı karşılıyor. ETİ Pronot’un ürün gamında sade kurabiyeye ek olarak glütensiz kakaolu kurabiye, zeytinli kekikli kurabiye, kakaolu mini kek ve bebek bisküvisi bulunuyor.

Polonez de bu yıl glütensiz ürün pazarına giriş yaptı. ‘Polonez Glütensiz’ ürünleri kategorisini oluşturan şirket, glüten diyeti yapanları doğru yönlendirmek amacıyla ambalaj üzerindeki etiketlerde bunu daha da dikkat çekici bir şekilde belirtmeye başladı.

Polonez Genel Müdürü Andaç Günsoy, “Çemeni nedeniyle pastırma hariç tüm Polonez ürünleri glütensiz gıdalar listesinde yer alıyor. Glütensiz gıdalar, glüten içeriği 20 mg/kg ile sınırlandırılan gıdalar olarak tanımlanıyor. Polonez markalı füme et, jambon, kavurma, salam sucuk ve sosisler bu sınırlar çerçevesinde üretiliyor” diyor.

YURTDIŞINA DA AÇILACAK
FSM Form Sağlık’ın markası olan Mader, özel beslenme sektöründe yaklaşık 15 yıldır faaliyet gösteriyor. Bu anlamda da Türkiye’nin ilk yerli markası olma özelliğini taşıyor. Daha önce glütensiz ürünleri Türkiye’ye getiren şirket daha sonra ithalat sürecinin uzun olması ve yüksek ithalat maliyetleri nedeniyle Özel Beslenme Amaçlı Gıda Ruhsatı’nı aldı ve bu alanda üretici oldu.

Şirket, Mader markasıyla 45 çeşit özel beslenme ürününün imalatını yapıyor. Bunlardan 30 adeti glütensiz ürün, 15 adeti ise protein tüketeme-yen bireyler için üretilen düşük proteinli ürün.

FSM Form Sağlık Genel Müdürü Kamuran Özmen, makarna ve atıştırmalıklar denilen kurabiye, tatlı ve tuzlu ürünler üzerinde de çalışmalarının sürdüğünü ifade ediyor. Özmen, “Ayrıca halihazırda günlük olarak ürettiğimiz glütensiz ve düşük proteinli ekmeklerin dağıtımını yaygınlaştırmak istiyoruz. İhracat için beş ülkeyle de görüşmelerimiz sürüyor” diyor.

KEÇİ SÜTÜNE ODAKLANDI
Keçi sütü, glüten içermeyen bir gıda. Bu pazara 2008 yılında giren Baltalı Gıda, yüzde 100 keçi sütünden yapılan katkısız ürünler sunmaya başladı. Baltalı Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Funda Özer Baltalı, “Keçi sütü anne sütüne en yakın değerlere sahip olmasına rağmen zorlukları nedeniyle yatırımcıların ilgi göstermediği bir alandı.

Biz bu yolda önce iyi bir süt keçisi ırkı elde etmek ve hammadde tedariğimizi en sağlıklı şekilde sağlamak için bir keçi çiftliği kurarak yola çıktık. Daha sonra da yüzde 100 keçi sütünden günlük süt ve peynir üretmek üzere bir tesis kurduk” diyor.

Baltalı Gıda, ayrıca alerjik çocuklar ve yetişkinler için üniversitelerle işbirliği içinde ürün geliştirme çalışmaları yapıyor. Funda Özer Baltalı, kefir ve baharatlı büş alanında da iki yeni ürün üzerinde çalıştıklarını sözlerine ekliyor.

Bal da doğası gereği glüten içermeyen ürün grupları arasında yer alıyor. Bu nedenle çölyak hastaları ve glütensiz ürünler yemek zorunda olanlar balı ve ballı ürünleri tüketebiliyor. Ancak balın glüten içermemesi her zaman tek başına yeterli olmuyor. Balın içinde doğal olarak glüten bulunmasa da, toplanma ve paketlenme aşamasında, tedarikçilerden alınan yardımcı malzemelerden veya personelden glüten bulaşma riski bulunuyor.

Anavarza Bal Genel Müdürü Can Sezen, “Balın kontrollü koşullarda üretilmesi konusuna dikkat ediyoruz. Ürünlerimiz tesisimizde bulunan Ari Gıda Laboratuvarı’nda 70 parametre kontrolden geçerek tüketiciyle buluşuyor” diyor.

GLÜTENSİZ DONDURMA
Mado da glütensiz ürün pazarına yönelik ürünler sunuyor. Bu pazara yönelik olarak dondurma, sütlü tatlı ve sıcak içecekler sunduklarını belirten Yaşar Dondurma ve Gıda Maddeleri AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Sait Kanbur, şunları söylüyor: “Vegan ürünleri de menülerimize koymak istiyoruz.

Doğal şeker kullanarak ürettiğimiz dondurmalarımız büyük beğeni topladı. Bu anlamda özellikle süt kullanmadığımız dondurma da vegan müşterilerimiz için pazara sunulmak üzere. Bu ürünlerimizi ayrıca başta Körfez ülkeleri olmak üzere yurtdı-şındaki 30’dan fazla Mado mağazasında satışa sunacağız.”