Teknik mühendisler Arif Yeşiltepe ve Selami Erdoğan’ın girişimiyle 2002 yılında kurulan İLK İnşaat, küçük ölçekli taahhüt işleriyle başladığı yolculuğunu bugün uluslararası ölçekte EPC (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat/Kurulum) hizmetleri sunan bir mühendislik ve müteahhitlik şirketi olarak sürdürüyor. Şirket, 24 yıllık tarihinde 200’ün üzerinde projeyi tamamlamış ve toplam sözleşme hacminde 8 milyar doların üzerine çıkmış bulunuyor.
Uzmanlık alanlarının başında ise offshore petrol ve gaz projeleri geliyor. Bugüne kadar Dragon Oil ve Petronas için açık deniz platformları ve terminaller inşa eden şirketin; STAR Rafinerisi, Türkmenistan Etan Kraker ve Polipropilen Tesisi, SOCAR HAOR rafinerisi modernizasyonu, Basra Rafinerisi, Bakü Kongre Merkezi, çeşitli deniz üsleri ve hastane, otel ve konut projeleri gibi çok farklı ölçeklerde işlerde imzası var. Şirketin bugüne kadar tamamladığı portföyün yaklaşık yüzde 90’ı yurt dışı projelerden oluşuyor.
Önümüzdeki dönemde uzmanlık alanlarını derinleştirmeye, doğru coğrafyalarda büyümeye ve yeni iş modellerine odaklandıklarını belirten İLK İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Deniz Yeşiltepe, geçen yıl yaklaşık 500 milyon dolar hasılatla tamamlandıklarını 2026’yı ise yeni projelerin temellerinin atıldığı bir ‘konsolidasyon yılı’ olarak gördüklerini söylüyor. Yeşiltepe, sorularımızı şöyle yanıtlıyor:

İLK İnşaat’ın kuruluşdan sonraki kırılma noktaları neler oldu?
24 yıllık yolculuğumuza baktığımızda, büyümemizi belirleyen birkaç önemli kırılma noktası görüyoruz. Bunların ilki, 2006 yılında aldığımız ilk anahtar teslim offshore platform projesiydi. Bu proje, bizi klasik bir taahhüt şirketinden, offshore alanında kendi mühendislik ve uygulama kabiliyetine sahip bir mühendislik şirketine dönüştüren önemli bir eşik oldu. Ardından Azerbaycan’daki Port Baku projesiyle hem yeni bir coğrafyaya hem de yeni bir iş koluna açıldık. Pandemi döneminde Adana Hunutlu Termik Santrali’nin liman işlerinde gösterdiğimiz performans ise bize Ürdün’deki su alma yapısı projesinin kapısını açtı. Böylece bir ülkede tamamladığımız iş, başka bir ülkede yeni bir referansa ve yeni bir fırsata dönüştü.
Bugüne kadar ne kadarlık bir proje üstlendiniz?
İlk yıllarda büyük uluslararası müteahhitlerin alt paketlerini üstlenirken, zamanla anahtar teslim EPC ana yükleniciliğine geçtik. Bugün yedi ülkede faaliyet gösteren, özellikle offshore ve endüstriyel projelerde uluslararası ölçekte EPC hizmeti sunan, mühendislik ve uygulama kabiliyeti güçlü bir şirketiz. 24 yılda 200’ün üzerinde proje tamamladık; kuruluşumuzdan bu yana üstlendiğimiz toplam sözleşme hacmi 8 milyar doları aştı. Bugün kendimizi, özellikle en zorlu offshore ve endüstriyel işlerde uluslararası işverenlerin güvendiği, teknik derinliği ve kendi kaynaklarıyla iş yapabilme kabiliyetiyle öne çıkan bir Türk müteahhitlik markası olarak görüyoruz. Portföyün yaklaşık yüzde 90’ı yurt dışı projelerden oluşuyor. Faaliyetlerimizin ve ciromuzun büyük bölümünü yurt dışında gerçekleştiriyoruz.
Önümüzdeki 5-10 yıl için hedefleriniz neler?
Offshore ve endüstriyel EPC’deki uzmanlığımızı derinleştirirken, güçlü olduğumuz coğrafyalarda büyümeyi ve yeni pazarlara açılmayı sürdüreceğiz. Bunun yanında konut ve üstyapı gibi alanlarda seçici şekilde ilerlemeye devam edeceğiz. İzmir’de Vakıf GYO ile 12,5 milyar TL yatırım değerine sahip ‘VYeniKonak’ projemizle ilk kez geliştirici tarafına geçiyoruz. Önümüzdeki dönemde uluslararası taahhüt tecrübemizi nitelikli konut, karma kullanım ve ticari gayrimenkul projeleriyle desteklemeyi amaçlıyoruz. Bununla birlikte dijitalleşme ve yapay zeka yatırımları ile şirketin rekabet gücünü artırmayı hedefliyoruz.
Çalışan sayınız nedir?
Şu anda yaklaşık 9 bin 500 kişilik bir ekibimiz bulunuyor. Ancak bu rakamlar proje yoğunluğuna göre değişkenlik gösteriyor. Geçmişte 15 bin kişiye ulaştığımız dönemler oldu.
Yeni yatırım bölgeleriniz nereler olacak?
Bugün Türkmenistan, Azerbaycan, Türkiye, Polonya, Cezayir, Libya ve Irak olmak üzere yedi ülkede faaliyet gösteriyoruz. Özellikle Türkmenistan ve Azerbaycan, uzun yıllara dayanan saha deneyimimiz ve güçlü işveren ilişkilerimizle en önemli pazarlarımız. Bunun yanında son dönemde Polonya, Cezayir ve Libya’daki projelerimizle bu bölgelerdeki varlığımızı pekiştirdik. Önümüzdeki dönemde ise mevcut coğrafyamıza yakın, özellikle offshore ve endüstriyel projelerin yoğunlaştığı yeni bölgeleri hedefliyoruz.
Gelir dağılımınız iş kollarınıza göre nasıl şekilleniyor?
Gelirimizin tamamını taahhüt/EPC modeli üzerinden elde ediyoruz. İş hacmimizin yaklaşık yüzde 70’i endüstriyel tesislerden, yüzde 30’u ise altyapı ve üstyapı projelerinden oluşuyor. Projelerimizin tamamını EPC modeliyle yürütüyoruz. Dolayısıyla EPC’nin toplam iş hacmimiz içindeki payı yüzde 100. Mühendislik, tedarik ve inşaat süreçlerini tek elden yönetmemiz, müşterilerimize baştan sona entegre bir hizmet sunmamızı sağlıyor. Portföyümüzün de yaklaşık yüzde 70’i endüstriyel tesis, yüzde 30’u ise altyapı ve üstyapı projelerinden oluşuyor. Endüstriyel tesisler ana uzmanlık alanımızı oluştururken, altyapı ve üstyapı projeleri faaliyet alanımızı tamamlıyor.
En güçlü olduğunuz uzmanlık alanı hangisi?
En güçlü ve en ayırt edici olduğumuz alan, offshore petrol ve gaz projeleri. A’dan Z’ye her türlü offshore işini gerçekleştirebilen tek Türk şirketiyiz. Kendi mühendislik ekiplerimiz, kendi ekipmanlarımız ve kendi saha kadrolarımızla çalışıyoruz. İşin hiçbir kritik aşamasında alt yükleniciye bağımlı kalmıyoruz. Bu, bizim en büyük güçlerimizden biri. Çünkü mühendislikten imalata, saha uygulamasından kuruluma kadar sürecin tamamı bizim kontrolümüzde. Böylece kaliteyi, zamanlamayı ve maliyeti baştan sona yönetebiliyoruz. Özellikle Hazar Denizi gibi teknik ve operasyonel zorlukları yüksek sahalarda bu yetkinlik, bizim için önemli bir rekabet avantajı oluşturuyor.
Bugüne kadar tamamladığınız en önemli projeler hangileri?
Portföyümüz rafineriden petrokimyaya, açık deniz platformundan deniz üssüne uzanan geniş bir mühendislik yelpazesini kapsıyor. Offshore ve petrol-gaz tarafında Dragon Oil ve Petronas için inşa ettiğimiz açık deniz platformları ve terminaller önemli referanslarımız arasında. Endüstriyel tarafta STAR Rafinerisi, Türkmenistan Etan Kraker ve Polipropilen Tesisi, SOCAR HAOR rafinerisi modernizasyonu ve Basra Rafinerisi öne çıkıyor. Deniz yapılarında Garshy ve Ekeren deniz üsleri, farklı dalgakıran projeleri ve Ürdün’de gerçekleştirdiğimiz Ölü Deniz su alma yapısı önemli işlerimiz arasında. Üstyapı tarafında ise Bakü Kongre Merkezi, Crescent Development ile birlikte çok sayıda hastane, otel ve konut projesi bulunuyor.
2025 yılı hasılatınız ne oldu? 2026 yılını nasıl kapatmayı hedefliyorsunuz?
2025 yılını yaklaşık 500 milyon dolar hasılatla kapattık. Projelerimizin neredeyse tamamının yurt dışında olması sebebiyle ülkemize döviz kazandırıyoruz. 2026’yı bir konsolidasyon yılı olarak değerlendiriyoruz. Bu yıl başladığımız büyük projelerin önemli bir bölümü 2029’a kadar devam edecek. Dolayısıyla önceliğimiz yeni projelerimize sağlam bir zemin oluşturmak ve mevcut işlerimizi zamanında teslim etmek. Önümüzdeki üç yıllık iş yükümüzün önemli bölümünü şimdiden güvence altına almış durumdayız, büyümeyi asıl bu dönemde görmeyi bekliyoruz. Şu anda gündemimizde somut bir halka arz planı bulunmuyor.
Hangi projeleri üstlendi?
Üstlendiği projelerin yüzde 90’ı yurt dışında olan İLK İnşaat’ın portföyünde öne çıkan projeler şöyle:
- Türkmenistan Savunma Bakanlığı için gerçekleştirilen Akdepe Askeri Havaalanı.
- Dragon Oil için Hazar Denizi’nde yürütülen Merkezi Enerji Üretim ve Gaz Kompresyon Platformu.
- Polonya’daki Orlen Olefins genişleme projesi.
- Cezayir’deki Konstantin Onkoloji Hastanesi.
- Azerbaycan’daki Umid Babek saha işleri.
- Türkiye’de Vakıf GYO iş birliğiyle hayata geçirilen yaklaşık 12,5 milyar TL yatırım değerindeki ‘VYeniKonak’ projesi.
Dünyada ilk 150’de
Engineering News-Record’un (ENR) ‘2026 Yılı Dünyanın En Büyük 250 Uluslararası Müteahhitlik Firması’ listesinde 138’inci sırada yer alan İLK İnşaat, dokuz basamak yükselerek küresel ölçekteki konumunu güçlendirdi. Şirket ayrıca, ENR Global Sourcebook uzmanlık sıralamalarında; Açık Deniz ve Sualtı Tesisleri’nde sekizinci, Oteller, Moteller ve Kongre Merkezleri’nde 13’üncü, Deniz ve Liman Tesisleri’nde 22’nci, Petrol Sektörü’nde ise 49’uncu sırada bulunuyor. Üretim tarafında kendi imalat kabiliyetlerinin çok gelişkin olduğuna vurgu yapan Yeşiltepe, şunları söylüyor: “İstanbul’da kendi imalatımızla gerçekleştirdiğimiz ‘Captain Lychkin’ isimli çalışma platformu bunun önemli örneklerinden biri. Platformu Hazar Denizi’ne taşıyarak üzerine bin 600 ton kapasiteli vincimizi ve 239 kişilik yaşam mahallini entegre ettik. Bugün platformu hem kendi operasyonlarımızda kullanıyor hem de uluslararası işverenlere kiralıyoruz.”
“16 projeyi eş zamanlı yürütüyoruz”
“Şu anda yedi ülkede 1,5 milyar doların üzerinde toplam portföy büyüklüğüyle 16 projeyi eş zamanlı olarak yürütüyoruz. Portföyümüzün en büyük işlerinden biri, Türkmenistan Savunma Bakanlığı için gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 530 milyon dolarlık Akdepe Askeri Havaalanı projesi. Proje; 3 bin 200 metrelik pist, apron ve hangarların yanı sıra konut kompleksini de içeren anahtar teslim bir yatırım. Offshore tarafında ise Dragon Oil için Hazar Denizi’nde yaklaşık 280 milyon dolarlık Merkezi Enerji Üretim ve Gaz Kompresyon Platformu (CPGC) projesini yürütüyoruz. Beraberinde ise yine Dragon Oil için 13 mevcut açık deniz platformunun yapısal güçlendirmesini gerçekleştiriyoruz. Uluslararası portföyümüzde Polonya’daki Orlen Olefins genişleme projesi, Cezayir’deki Konstantin Onkoloji Hastanesi ve Azerbaycan’daki Umid Babek saha işleri de önemli yer tutuyor. Libya’da da Zueitina Terminali’ndeki çalışmalarımız devam ediyor.”