‘Herkes için iyilik’ diyen markalar kazanıyor

18 Ağustos 2022
Özlem Bay Yılmaz obay@ekonomist.com.tr

‘Z Jenerasyonu'nun markalardan beklediği ‘iyilik' arayışı her geçen gün artıyor. Yeni nesil, raflarda daha fazla ürün görmek yerine, markaların sürdürülebilir tarımdan iklim değişikliği ile mücadeleye kadar pek çok alanda ‘iyiliğe' ağırlık vermesini istiyor.

Dijital çağın çocukları olarak adlandırılan Z kuşağını anlamak markaların yeni gündem konusu haline geldi. 100 milyar dolar harcama potansiyeline sahip Z kuşağının markalardan beklediği iyilik arayışı her geçen gün artıyor.

Yeni nesil markalarda raflardaki ürün çeşitliğini artırmasından çok sürdürülebilir tarımdan iklim değişikliği ile mücadeleye kadar pek çok alanda iyiliğe ağırlık vermesini istiyor.

Bu bilince sahip olan ve farklı alanlarda 'iyilik hareketi'ne soyunan markalar, onlardan tam not alıyor. 140 yılı aşkın bir geçmişe sahip olan Bel Group da onlardan biri.

Fransa'da kurulmuş, uluslararası bir aile şirketi olan Bel Group'un dünya çapında 31 üretim tesisi ve 12 binin üzerinde çalışanı var.

ANLAMLI MARKA İLETİŞİMİ


Çorlu'da bulunan 14 bin metrekarelik üretim tesislerinde yerli hammadde kullanım oranlarının yüzde 80 seviyesinde olduğunu ve bunu yüzde 90'a çıkarmayı amaçladıklarını kaydeden Bel Group Türkiye'nin Ülke Müdürü Selim Ardıçdalı, satın alma planlarında, değişen jeopolitik ve ekonomik şartlar nedeni ile artık daha fazla yerli ürün kullandıklarını ifade ediyor.

Tedarikçiden tüketiciye kadar tüm paydaşlarıyla olan faaliyetlerini 'For all for good' (Herkes için iyilik) fikri çatısı altında şekillendirdiklerini ifade eden Ardıçdalı, "Bu bağlamda pazarlama planlarımızı oluştururken iki önemli ayaktan besleniyoruz. Birincisi pozitif ürünler, ikincisi ise pozitif ve anlamlı marka iletişimi olarak yer alıyor" diyor.

30 MİLYON EURO HEDEFLİYOR


Grubun ana markaları arasında La Vache Qui Rit, Karper, Kiri yer alıyor. Türkiye'deki varlığı 90 yılı aşan Bel Group Türkiye; Filistin, Irak, İsrail, Ürdün'e ihracat yapıyor. Şirketin bu yılki ciro hedefi ise yaklaşık 30 milyon Euro.

Sağlıklı ve sorumlu gıda üretiminde dünya şampiyonu olmayı hedeflediğini kaydeden Ardıçdalı, 2018 yılından önce sürdürülebilir tarım, sağlıklı gıda/zenginleştirilmiş içeriğe sahip gıda, ambalajlar ve paketleme, iklim değişikliği ile mücadele ve erişilebilirlik gibi beş ana alan belirlendiğinin değerlendirmesini yapıyor.

Kadın istihdamına da önem verdiklerini aktaran Ardıçdalı, 250 çalışanlarının yüzde 38'inin kadın olduğunu, bunu yüzde 40'a çıkarmayı hedeflediklerini söylüyor.

SORUMLU AMBALAJ TÜKETİMİ


Ardıçdalı, hem ham maddeleri hem de paketleme malzemelerinin tedarikini mümkün olduğunca yurtiçinden sağlamaya çalıştıklarını söylüyor. 'Herkes İçin İyilik' mottosuyla sürdürülebilir tarım ve çiftçilik alanında global olarak çalışmalarını yürüten grubun gelecek dönem planları arasında sorumlu ambalaj tüketimi de yer alıyor.

Böylece 2025'in sonuna kadar bütün paketlerin yüzde 100 geri dönüştürülebilir olması hedefleniyor. Bel Group Türkiye, iklim değişikliğine karşı karbon ayak izini azaltma hedefiyle birlikte Türkiye'deki fabrikasında su ve enerji kullanımını da son beş yılda yüzde 30'lara varan oranlarda düşürmeyi başardı.

GIDA İSRAFINI ÖNLEMEK


Grup çatısı altındaki La Vache Qui Rit markası, 100'üncü yaşını 'Gülümseyince Her Şey Değişir' kampanyası ile kutladı.

Gülmek İyileştirir Derneği iş birliğiyle, ciddi hastalıklar ve travmalar nedeniyle psiko sosyal destek ihtiyacı içinde olan çocuklar ve ailelerinin ihtiyaçlarına uygun özel koşulların sağlandığı Hijyenik Oyun Merkezi'ni Pendik'te açtı.

Gıda israfına da eğilen grup, Fazla Gıda ile iş birliği yaptı. Türkiye'de israf edilen gıda miktarı yıllık 26 milyon tonu buluyor. Bu miktar, 215 milyar TL'ye karşılık geliyor.