İşsizlikte tablo bozuluyor

Ekonomide faiz artışlarının yarattığı durgunluk ve döviz kurları ile paralel artan maliyetler, son aylarda yatay seyreden işsizlik oranlarında yukarı yönlü hareketlenme yaratmış durumda.

17 Mart 2024

TÜİK'in açıkladığı iş gücü istatistiklerine baktığımızda, Ekim 2023'ten beri hem işsizlik oranı hem de geniş tanımlı işsizlik artıyor. Son açıklanan Ocak 2024 verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 9,1'e yükseldi. 

İşsiz sayısı da aylık bazda 85 bin kişi artarak 3 milyon 214 bine çıktı. Ocakta iş aramayan ancak iş bulsa çalışmaya hazır olanların da dahil olduğu, geniş tanımlı işsizlik olarak nitelendirilen atıl iş gücü oranı önceki aya göre 1,7 puanlık artışla yüzde 26,5'e yükseldi. 

Bu rakam, geniş tanımlı işsizlik verisinde pandemi dönemi dışındaki en yüksek oranın görüldüğüne işaret etti. Geçen yıl mayıs ayı itibarıyla yüzde 9,5 ile tek haneye düşen işsizlik oranı, ekim ayına kadar düşüşünü sürdürmüştü.

Öte yandan ocakta 15 ve daha yukarı yaştaki nüfus 43 bin kişilik artışla 65 milyon 726 bine, iş gücü 245 bin kişilik artışla 35 milyon 436 bine çıktı. İstihdam edilenlerin sayısında 160 bin kişilik artış oldu ve 32 milyon 222 bine yükseldi. 

Bu arada genç nüfustaki işsizlik oranı ise 1,1 puanlık artışla yüzde 16,6'ya çıktı. Erkeklerdeki genç işsizlik yüzde 11,9'dan yüzde 14,1'e çıkarken, kadınlardaki genç işsizlik ise yüzde 22,1'den yüzde 21,1'e geriledi.

2024 ZOR GEÇECEK

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) tarafından 2024 başında açıklanan "Dünyada İstihdam ve Sosyal Görünüm: Eğilimler 2024" raporuna göre hem işsizlik hem de iş açığı pandemi öncesi seviyelerin altına düştü. 

Ancak 2024 yılında küresel işsizliğin artması ve giderek artan eşitsizliklerin ve üretkenlikteki durağanlığın endişe kaynağı olması bekleniyor. Bu tablodan Türkiye de nasibini alacak gibi gözüküyor. 

Zira Türkiye'de yaşanan yüksek enflasyon nedeni ile başlayan faiz artırımı süreci, ister istemez ekonomide bir soğumaya neden olacak. Bu ise işten çıkarmaları hızlandıracak bir anafora neden olabilir. 

Halihazırda geçen yıl sadece tekstil sektöründe 800 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını hatırlarsak, 2024'te işsizlik açısından tam bir sırat köprüsü bizi bekliyor diyebiliriz.