Kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmeli

14 Ocak 2018
TÜRKONFED Başkanı Tarkan Kadooğlu, Türkiye'nin acilen hukuk ve vergi alanında reform yapması gerektiğini söylüyor. Kadooğlu, "Birkaç yıldır tüm sektörlerde kayıt dışı ekonomi artıyor. Kayıt dışı ile mücadele etmesi gereken kurumlar ise harekete geçmiyor" diyor.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Çatısı altında 25 federasyon, 190 dernek ve 40 bine yakın şirketin yer aldığı Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED), yılda 75 milyar dolarlık ihracat ve 7 milyon istihdam yaratan üyeleriyle dev bir iş dünyası örgütü. 2013 yılında yayınladığı "Orta Gelir Tuzağı" raporu ile Türkiye'nin kişi başına düşen gelirde yerinde saymaya başladığını ortaya koyan TÜRKONFED, 2018'de ise yargı ve hukuk sistemindeki sorunların etkilerini tartıştıracağı "Orta Demokrasi Tuzağı" raporunu açıklamaya hazırlanıyor.

Biz de bu vesileyle Türk Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Başkanı Tarkan Kadooğlu ile buluştuk ve iş dünyasının 2018'e ilişkin beklentilerini konuştuk.

Türkiye'nin 2017'de yüzde 7 civarında büyüdüğü tahmin ediliyor. Ancak bu büyümenin sokağa ve sanayiye yansımadığı iddiaları var. Siz ne dersiniz?
Ülkemizin gelişimi, zenginleşmesi sanayiye bağlı. Ama son 10 yılda büyümenin tamamen inşaat ve gayrimenkulden geldiğini görüyoruz. Bu durum sanayici kimliğinin zayıflamasına yol açtı. Pek çok sanayici bu dönemde inşaat sektörüne kaydı. Bu alanda verilen teşviklere ve desteklere baktığınızda da sanayicileri suçlayamıyorsunuz. İnşaattaki kâr marjı çok yüksek. Pek çok kentimizde sanayi arazileri hızla konut alanlarına dönüştü. Burada bir rant alanı oluştu maalesef. Ancak ben oluşan bu konut balonunun yavaş yavaş söndüğünü düşünüyorum. Öte yandan Türkiye'de insanlarımızda genel bir mutsuzluk var. İş yapıyorsunuz, para kazanıyorsunuz ama ülke genelinde bir mutsuzluk hakim. Yargıya ve hukuka güvenmeyen bir toplumda sadece ekonomik refahla bir yere varamıyorsunuz. Bu yüzden Olağanüstü Hal (OHAL) uygulamasının biran önce kaldırılması gerektiğini düşünüyorum.

Ekonomi dünyası açısından nasıl bir 2018 görüyorsunuz?
Kredi Garanti Fonu'nun (KGF) özel sektörümüzü rahatlatan adımları başarılı oldu. Bu sayede büyümede önemli iyileşmeler ortaya çıktı. Ancak öte yandan enflasyon ve işsizlik alanında büyümenin olumlu etkisini göremiyoruz. Faizlere baktığımızda bugün Türkiye'de yüzde 17-18'lerden bahsediyoruz. Bu oranlarda bir faizle yatırımcının Türkiye'de yatırım yapmayacağı çok aşikardır. Buna rağmen ben Türkiye'deki yerel dinamiklerin performansına güveniyorum. Bu nedenle 2018'in de 2017 gibi ekonomi dünyası açısından iyi bir yıl olacağını öngörüyorum.

İş dünyasının en geniş çatı kuruluşlarından biri olarak, 2018'de ekonomi yönetiminden en acil beklentiniz nedir?
Büyümenin sürdürülebilir olması için acilen yapısal reformlar yapmaya ihtiyaç var. Özellikle vergi reformu iş dünyası için çok önemli bir ihtiyaç. İş dünyasından her şekliyle vergi almaya çalışıyorsun, ama şirketlerin giderleri konusunda kolaylık sağlamıyorsun. Ayrıca Türkiye'de toplam vergilerin yüzde 67'sini dolaylı vergiler oluşturuyor. Bu oran OECD ortalamasının iki katından fazla. Bu çok haksız bir vergilendirme sistemi. O yüzden bizim hükümetten 2018'de ciddi anlamda beklentimiz kayıt dışı ile mücadeleye ağırlık vermesi. Son birkaç yıldır tüm sektörlerde kayıt dışı ekonomi artıyor. Vergi sistemindeki sorunlar ne yazık ki bu olumsuzluğa yol açıyor. Ancak kayıt dışı ile mücadele etmesi gereken kurumlar ne yazık ki harekete geçmiyor.

İstanbul Sanayi Odası Başkanı Erdal Bahçıvan, İstanbul'un yeniden bir sanayi kenti olması için Avrupa ve Anadolu yakalarına iki büyük Organize Sanayi Bölgesi (OSB) kurulması önerisi yaptı. Sizce ekonominin merkezi olan İstanbul'da sanayiyi yeniden canlandırmak için neler yapılmalı?
İstanbul büyüdükçe artan nüfus, kent merkezindeki sanayi tesislerinin taşınması zorunluluğunu ortaya çıkardı. Sanayiciler önce kent merkezinden Beylikdüzü, Büyükçekmece taraflarına taşındı. Son yıllarda ise bu kez Beylik-düzü'nden Çerkezköy, Silivri'ye doğru bir kayış başladı. Dolayısıyla sanayicimiz bu işten fena halde usanmış durumda. Sanayici 20 yılda bir fabrikasını taşıyacaksa, o işi yapamaz hale gelir. Göçebe sanayicilik olmaz. Erdal Bey'in önerisine ben sıcak bakıyorum. Ama bu iki dev OSB kurulduktan sonra bir daha kimsenin 'taşının' dememesi gerekiyor. Bununla da kalmayıp OSB'lerin tamamen özerk hale getirilmesi ve OSB çevresinde konut yapımına izin verilmemesi şart. Bakın bu durum şu an İstanbul'un problemi olsa da, birkaç yıla kadar Denizli, Gaziantep, Bursa, Kayseri gibi Anadolu kentlerinde de bu sorun yaşanacak.

2017'de Londra Borsası ile birlikte gerçekleştirdiğiniz etkinlik iş dünyasında çok ses getirdi. Bu süreç nasıl gelişti?
TÜRKONFED kuruluşundan beri KOBİ'lere yönelik bilimsel çalışmalarıyla öne çıkmış bir kurum. 2017'de de bu duruşumuzu devam ettirdik. Önceki yıllardan farklı olarak, bu kez tabana indik ve görünmeyen başarılı KOBİ'leri ön plana çıkarmak istedik. 'Türkiye'nin Yükselen Liderleri' adıyla 100 şirket belirledik. Bunlar Türkiye'nin büyümesinden iki kat daha hızlı büyüyen, istihdamda ülke ortalamasının üç katı gelişim kaydeden şirketler. Bu firmaların ortak yönü AR-GE ve dijitalleşmede çok ileride olmaları. En sonunda Londra Borsası'nda gerçekleştirdiğimiz gong töreniyle de bu şirketlerimizi dünyaya tanıttık. 2018'de Londra Borsası ELIT Programı'nın benzerini Türkiye'de ELITE Türkiye adıyla kurumsallaştırıp doğrudan Türk şirketlerine hizmet vermeyi planlıyoruz.

"ORTA DEMOKRASİ TUZAĞINA DÜŞÜYORUZ"

"TÜRKONFED bugüne kadar 26 önemli bilimsel çalışmaya imza attı. Bunların zamanlaması çok önemli. Örneğin kadın işgücü konusunu kimse konuşmazken gündeme getirdik.

Yine KOBİ'lerin finansman sorununu hep gündeme getirdik. Bölgelerarası eşitsizlik ve orta gelir tuzağı gibi önemli konuları kamuoyunun gündemine taşıdık.

Bu yıl ise 'Orta Demokrasi Tuzağı' araştırmamızı yayınlayacağız. Ardından da 'Orta Eğitim Tuzağı' araştırmamız gelecek. Türkiye'nin siyaset ve yargı mekanizmasındaki sorunları ve Türkiye'nin demokrasi envanterini ortaya koyacağız.

Bu konuda İstanbul Politikalar Merkezi ile ortak çalışıyoruz. 2018'in ilk yarısında çalışmamızı tamamlayarak kamuoyuna duyurmayı hedefliyoruz. Ulusal bazda tanıtımın ardından, bölge bölge gezerek üyelerimizle de raporumuzun içeriğini tartışacağız. Çözüm önerilerimizi ortaklaştıracağız."