Kendi hammaddemizi beş yılda üreteceğiz

05 Ocak 2021
Erdemoğlu Holding, pandemi sürecine rağmen yakın zamanda devreye aldığı yatırım hamlesiyle hedef büyüttü. Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, beş yıl içinde kendi hammaddelerini üretecek noktaya gelmeyi planladıklarını söylüyor.

SİBEL ATİK
satik@ekonomist.com.tr

undan altı yıl önce Sabancı Holding'e ait Sasa'nın yüzde 51'ini alarak polyester sektörüne giriş yapan Erdemoğlu Holding, pandemi sürecine rağmen kısa bir süre önce devreye aldığı yatırımla hedef büyüttü. Önümüzdeki beş yılık süreçte halı ve polyester alanında kendi hammaddesini üretecek noktaya gelmeyi planlayan holding, 1,1 milyar dolarlık cirosunu ise beş yılda dört katına çıkarma hedefiyle çalışıyor.

Erdemoğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erdemoğlu, SASA Polyester'de kurdukları ve devreye giren üç yeni tesisin yanı sıra hammadde üretecek PTA tesisinin de 2023 yılında üretime başlayacağını aktarıyor. Çalışan sayısını 20 binin üzerine çıkaracak bir planlamayla önümüzdeki beş yıla hazırlık yaptıklarını söyleyen İbrahim Erdemoğlu, 2021 yılı beklentilerini anlattı.

Öncelikle pandemi sürecinde Türkiye ekonomisinin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye ekonomisi son 30 yılda tarımdan sanayiye, kırsaldan şehirleşmeye, üretimde, lojistikte haberleşmede ve bankacılıkta ciddi bir mesafe kaydetti. Bu birikimlerin üzerine 2020 yılında karşılaştığımız pandemi süreci her ne kadar ekonomik ve sosyal hayatı olumsuz etkilemiş olsa da başta sağlık sektörü olmak üzere tüm üretim kademelerinde yeni bir vizyon geliştirdi.

Bu zorlu süreçte başta sağlıkçılar olmak üzere Türkiye sanayicisi çalışanların sağlığını ön plana alarak üretimini devam ettirdi.

Türkiye ekonomisi ve sektör açısından 2021 yılı beklentiniz nedir?

2021 yılının Türkiye ekonomisi açısından daha iyi olacağı kanaatindeyiz. Özellikle 2021 yılı ikinci yarısı Türkiye ekonomisinin kayıplarının telefi edildiği bir süreç olacaktır. Pandemi süreci boyunca gerek üretimde gerekse tüketimde yeni normallerle karşı karşıya kaldık.

Tedarikten lojistiğe, üretimden tüketime kadar kısa zamanda kendimizi online bir sürecin içinde bulduk. Pandeminin getirmiş olduğu zorlukları yeni normale hep birlikte ayak uydurarak bir nebze olsun aşabildik. Bu durumun geçici olmadığını, gelecekteki yaşantımızda da etkilerinin artarak devam edeceğini söyleyebiliriz.

Türkiye ekonomisinin gelişmiş ülkelerin ekonomik gücüne yükselmesi veya ilk 10 ekonomi arasında yer almasının koşullan nelerdir?

Türkiye ekonomisinin gelecek süreçte mutlaka ilk 10 ekonomi arasında olacağını düşünüyoruz. Ancak bunun çok ciddi koşulları var. İlk 10'a girebilmek için kesintisiz, en az 10 yıl, yüzde 7 ve üzerinde büyümemiz gerekiyor.

Bunu da hammadde üretimi ile cari açığı azaltarak, ihracatta da katma değeri yüksek ürünler üretip ihraç ederek başarabiliriz. Bunun yanında sadece üretim değil hukuk sistemimizi, finans sistemimizi ve yetişmiş insan kalitemizi dünya normlarının üstüne çıkararak ekonomimizi ilk 10 sokabiliriz.

Türkiye'nin önümüzdeki süreçte fırsatları neler olacaktır? Bu fırsatlar yabancı sermaye yatırımlarını ikna etmeye yetecek mi?

Türkiye önümüzdeki süreçte hukuk ve ekonomi alanında yapabileceği reformları maksimum düzeyde ve hızlı bir şekilde gerçekleştirebilirse ve bunları sosyal hayatın içerisine de sokabilirse yabancı yatırımcıların ülkeye gelmelerinin önünü açmış oluruz. Bugün dünyada en çok olan şey para, paranın yatırıma dönebilmesi için en çok ihtiyaç olan şey güven, Türkiye bunu sağlayabilirse yabancı yatırımcıyı ülkemize çok kısa sürece çekebilir.

Belirsizliğin hakim olduğu bu süreçte her ne kadar öngörü yapmak zor olsa da sanayide dijitalleşme adımları da düşünüldüğünde Türkiye bu dönüşümü yakalayabilecek mi?

Önümüzdeki beş yılda gerek siyasal iktidar, gerekse bürokrasi, üniversiteler ve sanayi şirketleri çok ciddi reformlara imza atarsa Türkiye sanayisinde bir sıçrama ve değişimi görebiliriz. Sanayide dijitalleşme endüstri 4.0 ve endüstri 5.0 gibi kavramların ülke sanayicisinin vizyonunda zaten var olduğunu biliyoruz. Üniversiteler ve sanayi kuruluşları el ele vererek bu dönüşümü daha da hızlandırabilirler.

Önümüzdeki beş yıllık süreçte grubu nerede görmek istiyorsunuz ve buna nasıl hazırlanıyorsunuz?

Grubumuzun lider olduğu halı ve polyester alanında yeni yatırımlarla dünya ile rekabet edebilecek bir noktaya taşınacağız. Bu süreçte devreye alacağımız yatırımlarla kendi hammaddesini üreten, cirosunu mevcudun en az dört katına çıkartan, çalışan sayısını 20 bin üzerine çıkartacak bir planlamayı yaparak önümüzdeki beş yıla hazırlık yapıyoruz.

Bugün SASA Polyester de kurmuş olduğumuz üç yeni tesis devreye girmiş olup, PTA tesisi de 2023 yılı ilk aylarında üretime başlayacaktır. Bu hazırlıkları yaparken yeni teknolojilerden, donanımlı insan gücünden, ciddi AR-GE ve planlama çalışmalarından en üst düzeyde istifade etmeyi planlıyoruz.

Pandemi sürecini daha önce yaşadığınız krizlerle değerlendirdiğinizde size neler öğretti?

Pandemi süreci bize öncelikle işçi sağlığı ve iş güvenliğinin, üretim güvenliğinin tedarik zincirindeki çeşitliliğin ne kadar önemli olduğunu çok iyi hatırlattı. Online çalışmanın, evden çalışmanın önemini bir kez daha hatırlattı.

Bu süreçte hiçbir işçimizi işten çıkarmayarak, gelirlerinde herhangi bir kısıtlamaya gitmeyerek ve müşterilerimizin de taleplerini yerine getirerek başarılı bir performans izledik. Yine bu sürecin yeni bir üretim yeni bir yöneticilik süreci olduğunu ve bu sürecinde yönetilebileceğini hep birlikte öğrendik.

"EKONOMİDEKİ GELİŞMELERİ SİZDEN TAKİP EDİYORUM"
Ekonomist dergisinin 30'uncu yılını da değerlendiren İbrahim Erdemoğlu, şunları aktarıyor: "Ekonomideki gelişmeleri Ekonomist dergisi ile uzun yıllardır keyifle takip ediyoruz. Önümüzdeki dönemde de başarılarınızın devamını diliyoruz."

"EN ÖNEMLİ GÜNDEM YENİ NORMALE DÖNEBİLMEK"
"2021 yılında ajandamızdaki en önemli şey, ülkemizin ve dünyanın içerisinde bulunduğu pandemi sürecinden hızla çıkmasını sağlayarak üretimde, lojistikte ve tedarikte yeni normale yakın çalışma sürecini hayata geçirmemiz olacak."