Kısa vadeli hedefimiz bin KOBİ’ye ulaşmak

04 Mart 2021
ABD'de 2008 krizi sonrası kurulan ve dünyanın en büyük banka-dışı işletme sermayesi platformlarından biri olan C2FO, Türkiye pazarına da giriş yaptı. C2FO Türkiye Direktörü Serden Keçecioğlu, "Dünyada 1 milyonu aşkın işletme platformu kullanıyor. Türkiye'de kısa vadeli hedefimiz, yılda 20 milyar TL tutarında faturanın işleme alındığı ve binden fazla KOBİ'nin aktif olarak alacaklarını erken tahsil ettiği bir platform olmak" diyor.

Aram Ekin Duran
eduran@ekonomist.com.tr

KOBİ Girişim Şubat 2021 tarihli sayıdan

Türkiye’de KOBİ’lerin finansal kaynaklara erişimi ve likidite sorunları, pandemi döneminde alt üst olan ticari faaliyetler nedeni ile çok daha hayati hale geldi. Bu dönemde, alacak tahsilatı konusunda ortaya çıkabilecek riskleri en aza indirmeyi vaat eden dijital platformlar da öne çıkıyor.

Bunlardan biri de 2008 krizinden sonra ABD’de kurulan C2FO. Platformu kullanan tedarikçiler, 2020’de yaklaşık 40 milyar dolar tutarında alacağı erken tahsil ederken, şirket 2020 yılında Türkiye pazarına da giriş yaptı. C2FO Türkiye Direktörü Serden Keçecioğlu ile platformun işleyişini ve Türkiye hedeflerini konuştuk.

Sorularımız ve aldığımız yanıtlar şöyle:

C2FO global ölçekte nasıl ortaya çıktı?

C2FO, 2008 yılında ABD’deki finansal kriz döneminde ortaya çıkmış. Banka sahibi bir aileden gelen ve uzun yıllar kendi bankalarının CEO’luğunu üstlenen Sandy Kemper, kredi aktarım mekanizmasının sağlıklı çalışmadığını ve değer üretme şansı olan pek çok KOBİ’nin krediye erişimdeki zorluk ve nakit sıkışıklığı nedeniyle iflas ettiklerini gözlemlemiş.

Gerçekten de küresel üretim ve dağıtım zincirini incelediğinizde, bir tarafta nakit pozisyonu son derece güçlü, ucuz krediye erişmekte hiçbir zorluk çekmeyen büyük ölçekli şirketler, diğer tarafta ise bu şirketlere vadeli mal ve hizmet tedarik eden, işletme sermayesi kısıtlı ve her finansal çalkantıda işini kapatma riskine maruz kalan milyonlarca KOBİ olduğunu görüyoruz.

Bu sorunu çözmeye talip olan C2FO’nun geliştirdiği yazılım sayesinde büyük ölçekli şirketler, tedarikçileri ve müşterileri ile olan finansal ilişkilerinde yepyeni bir iş birliği anlayışını devreye alıyor. İnternet üzerinden çalışan bu platforma gelen tedarikçiler alacaklarını erken tahsil edebilirken, distribütörler ise borçları için ek vade elde edebiliyorlar ve böylece ticaretin tüm tarafları ihtiyaçları doğrultusunda nakit akışlarını düzenleyebiliyorlar.

Şirketin bugün ulaştığı büyüklük nedir?

Bugün geldiğimiz noktada, hemen her sektörden dünyanın en büyük şirketleri, tedarik zincirlerinde yer alan ve çoğu KOBİ ölçeğindeki 1 milyonu aşkın işletmeye C2FO platformundan yararlanma imkânı sunuyor. Platformumuzu kullanan tedarikçiler, 2020’de yaklaşık 40 milyar dolar tutarında alacağı erken tahsil etti.

C2FO şimdiden dünyanın en büyük banka-dışı işletme sermayesi platformu konumunda. Amacımız, KOBİ’lerin nakit akış sorununu çözen, sadece iki tuşa dokunarak alacaklarını erken tahsil ettikleri ve ödemeleri için ek vade kazandıkları küresel bir işletme sermayesi platformu olmak.

Türkiye C2FO'nun radarına nasıl girdi?

Türkiye, sermayesi ve finansmana erişimi sınırlı ancak imkân sağlandığında son derece üretken ve nitelikli iş üretebilen KOBİ'lerin ülkesi. Öte yandan, artık güçlü sermaye birikimine sahip büyük ölçekli şirketlerimiz ve Türkiye'yi bölgesel üs olarak seçmiş çok uluslu yatırımcılarımız var.

Yeterince büyük bir iç pazarımız ve geniş coğrafyanın gerektirdiği tedarik ve dağıtım ağlarımız var. Büyümek, üretmek ve ticaret yapmak isteyen Türkiye'nin, C2FO'nun teknolojisi, global networkü ve fonlama imkânlarıyla buluşması gerekiyordu ve 2019 yılı sonlarında bu yönde yatırım kararı alındı.

Türkiye’ye ilişkin gelecek planlarınızı anlatır mısınız?

2020 yılını bir tanışma, hazırlık ve mevcut alt yapıyı Türkiye'nin şartları ile uyumlu hale getirme yılı olarak belirlememize rağmen, C2FO'nun ortaya koyduğu farklı çözümü hemen iş modellerine katmak isteyen ve pandemi koşullarında tedarik zincirini desteklemek isteyen şirketlerle çalışmaya başladık.

2021 yılında hem büyük ölçekli yerli sanayi ve hizmet kuruluşlarımızla hem de Türkiye'de yatırımları olan uluslararası müşterilerimizle çalışmayı planlıyoruz. Okurlarımız, uzun müşteri listemizi web sitemizi ziyaret ederek inceleyebilir ya da doğrudan bizimle temas kurarak spesifik müşterileri hakkında bilgi alabilirler.

Türkiye'de kısa vadeli hedefimiz, yılda 20 milyar TL tutarında faturanın işleme alındığı ve binden fazla KOBİ'nin aktif olarak alacaklarını erken tahsil ettiği bir platformu müşterilerimize sunmak.

Türkiye'de KOBİ'ler sistemden nasıl faydalanabilir?

KOBİ'lerin neden C2FO modelini hızla benimsediklerini anlamak için, alacak finansmanı alanına getirdiğimiz yeniliklere değinmekte yarar var. Biz büyük ölçekli alıcı firma nezdinde sistem kurulumunu tamamladığımız anda, tedarikçiler yeni, hızlı, kullanımı son derece kolay ve masrafsız bir finansman kanalına kavuşuyorlar.

Tek bir ekranda, C2FO'yu kullanan tüm müşterilerinden olan alacaklarını görüntüleyerek erken ödeme talep edebiliyorlar ve para direkt alıcıdan her zamanki tahsilat hesaplarına ödeniyor. Geleneksel tedarikçi finansmanı sistemlerinin aksine, zaten kurumsal müşterisine mal satabilmek için uzun vadeli çalışan KOBİ, bir de finansman sistemine girmek için vadeyi daha da uzatmak zorunda kalmıyor.

Vade uzatımı koşulu olmadığı için, her faturasında bankaya faiz ödemek yerine, sadece nakde ihtiyaç duyduğu zaman müşterisine iskonto ödeyerek erken ödeme alıyor. C2FO sisteminin çok beğenilen ve tercih edilen bir özelliği de “dynamic discoun-ting” olarak bilinen, dinamik fiyatlama özelliği.

Sistemimiz, her bir tedarikçinin, belli bir günde belli bir faturayı erken tahsil etmek için ödemeyi makul gördüğü iskonto tutarını teklif etmesine olanak sağlıyor. Tedarikçiler belki kredi kapamak belki peşin iskontolu mal almak belki de maaşları ödemek için erken ödeme talep ediyorlar ve her bir tedarikçi kendisi için uygun ve tasarruflu olan bir iskonto ile alacağını erken tahsil ediyor.