KOBİ’lerin yol haritası yeniden çiziliyor

24 Ocak 2018
Kalkınma Bakanlığı öncülüğünde Girişimcilik, KOBİ, Esnaf ve Sanatkârlar Özel İhtisas Komisyonu tarafından bir çalıştay düzenlendi. Çalıştay raporunda, girişimciliğe yönelik desteklerin ekosistemin tümünü geliştirmeye odaklanması öneriliyor.

BURCU TUVAY
btuvay@ekonomist.com.tr

ürkiye 11'inci Kalkınma Planı'na hazırlanıyor. Bu kapsamda Kalkınma Bakanlığı öncülüğünde 6 Ocak tarihinde Girişimcilik, KOBİ, Esnaf ve Sanatkârlar Özel İhtisas Komisyonu tarafından 'On Birinci Plan Dönemi Perspektifi: Politika Çerçevesi' konulu bir çalıştay düzenlendi.

Koordinatörlüğünü Kalkınma Bakanlığı'ndan Dr. Mehmet Cansız'ın yaptığı komisyonda, yüksek teknolojili yenilikçilik tabanlı girişimlerin, start up, melek yatırım ağları, KOBİ'lerin temsilcileri, mikro işletmeleri ve bu kapsamda özellikle de esnaf ve sanatkârlar, kooperatifler, OSB ve TGB yöneticileri, tüm bu kesimlere yönelik politika geliştiren ve hizmet sunan kamu kurumları ve STK'lar yer aldı.

Koton Yönetim Kurulu üyesi Gülden Yılmaz'ın başkanlığında yapılan çalışmalara, Ekonomist Dergisi'nin yayın yönetmeni Talat Yeşiloğlu da katıldı ve önerilerini aktardı.

Rapordan çıkan sonuçlar ve tavsiyeler aşağıdaki gibi özetlenebilir.

START UP'TA ORTADOĞU'DA ÜÇÜNCÜYÜZ

2016 yılındaki erken aşama yatırımı alan işletme sayısı 137, yatırım miktarı 70 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2017'nin ilk 11 ayında 125 yatırım turunda, 66 milyon dolarlık melek yatırım ve girişim sermayesi yatırımı yapıldı. Aynı dönemde 74 milyon dolarlık özel sermaye yatırımı gerçekleştirildi.

Türkiye'deki start up'lara yapılan yatırımlar, Batı Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında hala çok düşük. Ortadoğu coğrafyasında ise İsrail ve Birleşik Arap Emirlikleri'nden sonra en büyük start up yatırım faaliyeti Türkiye'de bulunuyor.

Öte yandan kredi Garanti Fonu (KGF) kredilerindeki artışa benzer bir şekilde, 2007-2016 döneminde yılda ortalama 10 bin KOBİ kredi faizi desteğinden faydalanırken, bu sayı 2017 Eylül'de 289 bin oldu ve kredi hacmi 7,7 milyar TL'ye ulaştı.

Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) ve Halk Bankası aracılığıyla esnaf ve sanatkarlara kullandırılan indirimli faizli krediden faydalanan esnaf ve sanatkar sayısı 2012'de 258 bin iken 2017 yılında 449 bine ulaştı.

DESTEK MİKTARI ARTTI
Raporda yer alan sonuçlara göre, son yıllarda KOSGEB'in programlarında çeşitlilik, miktar ve kapsanan firma sayısı açısından önemli bir artış görülüyor. KOBİ başına ortalama destek tutarı 2011'de yaklaşık 9 bin lira iken, 2017'de 15 bin liraya yükseldi.

2016 ve 2017'de KOSGEB desteklerinin 3'te 1'i esnaf ve sanatkarlara tahsis edildi. Bu oran 2011 öncesinde yüzde 5'in altındaydı. KOSGEB veri tabanına kayıtlı işletme sayısı 1,3 milyon iken bunun yüzde 48'ini (642 bin) esnaf ve sanatkarlar oluşturuyor.

10'uncu Plan döneminde girişimcilik eğitim ve desteklerinde önemli bir artış yaşandı. KOSGEB'in girişimcilik eğitimlerine 20102017 arasında toplam 668 bin kişi katıldı ve 71 bin işletme destek aldı.

Teknolojik girişimciliğin geliştirilmesi amacıyla, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından 2009 yılında başlatılan Teknogirişim Sermaye Destek Programı kapsamında 2009-2015 yılları arasında bin 933 girişimci desteklendi. Bu program 2016 yılında TÜBİTAK'a devredildi. TÜBİTAK tarafından 2017 yılında 206 girişime destek verildi.

FONLARA ULAŞIM KOLAYLAŞTIRILMALI
Ülkemizin küresel endekslerdeki sırasında 10'uncu Plan döneminde önemli ilerlemeler sağlandığı ifade edilen raporda, özellikle yakın dönemdeki kamu desteklerinin ve vergi indirimlerinin göstergelere olumlu yansıdığıvurgulandı.

Türkiye'nin mesafe kat edemediği Küresel Rekabetçilik Endeksi'nin ise diğer endekslerden farklı şekilde ağırlıklı olarak iş dünyası algı anketine dayanıyor olmasının önemine dikkat çekildi.

Raporda, 64 ülkede düzenli yapılan nüfusun girişimcilik tutumlarını ölçen anket sonuçlarına göre kadın girişimciliği, sanayiye yönelik girişimcilik ve başarısızlıktan korkmak gibi konularda ülkemizin sıralamasının oldukça geri olduğuna yer verildi.

Bu bağlamda girişimciliğe yönelik desteklerin ekosistemin tümünü geliştirmeye odaklanması, yabancı fonlara ulaşımı kolaylaştırması, karar sürecinde özel sektör ve piyasaların öncü olması, kısıtlayıcı şartlardan ziyade esnekliğin ve küreselleşme perspektifinin benimsenmesinin önemine dikkat çekildi.

Raporda ayrıca şu ifadelere yer verildi: "KOBİ'lerde dijitalleşme ve otomasyon yatırımları için finansman desteğine yönelik yeni bir teşvik aracı oluşturulmalı; bu kapsamda geliştirilecek projelerin finansman sağlayıcı, talep eden KOBİ, çözümü sağlayacak olan teknoloji şirketinden oluşan üçlü bir kurguya sahip olmasına önem verilmeli."

KOBİ PROGRAMLARI İÇİN 6 ÖNERİ
Raporda teknoloji firmalarının ve büyüme evresindeki KOBİ'lerin oldukça rekabetçi olan uluslararası pazarlara açılma öncesi yeterli pazar tecrübesine, referansa ve kaynağa erişebilmesi için iç pazardan pay alabilmesinin önemli olduğu ifade edildi.

11'inci Kalkınma Planı döneminde bu alandaki yaklaşımlar kurgulanırken şu noktaların dikkate alınması tavsiye edildi:

1- Programların tasarım, uygulama, izleme ve değerlendirilmesinde uzun vadeli bir perspektife sahip olunmalı. Savunma sanayiinin gelişiminde olduğu gibi, gelişim fazlarından ve yetkinlik inşası aşamalarından oluşan bir yaklaşım benimsenmeli.

2- Yerlileştirme uygulamaları girişimci ve KOBİ'lerde yetkinliklerin oluşmasına odaklanmalı. Odak, zorunlu yerlileştirmenin ötesinde yerel verimlilik artışlarının hızlandırılması ve yetkinliklerin güçlendirmesi olmalı.

3- Kamu alımları dışında da yerli olarak üretilebilecek teknolojilere talep yaratılmasına öncelik verilmeli. Buna yönelik düzenlemeler ve destek mekanizmaları teknoloji üreticileriyle istişare halinde dinamik biçimde geliştirilmeli. Örneğin, inşaat sektöründe kompozit malzeme kullanımını artırmaya yönelik olarak belediyelerle işbirlikleri içinde, yapılaşma ve imara yönelik düzenlemeler bir araç olarak kullanılabilir.

4- Programların üretim kalitesine olumlu yansımasını temin etmek için kamu alımlarında sadece ihale maliyetine değil, toplam satın alma maliyetine öncelik verilmeli.

5- Kamu ihtiyaçlarına yönelik uzun vadeli alım programları, erken aşamada yerel üreticilerle paylaşılmalı. Bunlara yönelik AR-GE ve girişimcilik faaliyetlerinin tetiklenmesi sağlanmalı.

6- Belirli alanlardaki kamu alımlarında kadın ve genç girişimciler için pozitif ayrımcılık uygulanmalı.