Sektörler 2019 için 'özel teşvik' bekliyor

23 Ocak 2019
Türkiye ekonomisinde yavaşlayan çarklar, üretimi sırtlayan sektörlerde endişe yaratıyor. Hükümetin açıkladığı bir dizi destek paketine rağmen, sektör temsilcileri her sektör için ayrı ayrı uygulanacak 'özel teşvik' talep ediyor. Ortak talep ise yerli üretimin artırılması.

ARAM EKİN DURAN
eduran@ekonomist.com.tr

Son dönemde gerileyen iç talep ile birlikte yavaşlayan ekonomi, 2019 yılında zorlu bir sınav verecek. Özel sektörün yüksek döviz borcu nedeni ile yaşadığı sıkıntılara, ekonomideki yavaşlama ile birlikte gerileyen tüketici güveni de eşlik ediyor.

Tabloyu görmek için görsellere tıklayın.



Bu nedenle şirketler, 2019 yılında ihracat odaklı üretime ağırlık verecek; ürünlerini daha çok yurtdışında pazarlamaya çalışacak. Bu nedenle otomotivden makineye, tekstilden turizme Türkiye ekonomisinin öncü sektörleri, 2019'da küresel rekabet gücünü kaybetmemek ve iç talepteki gerilemeye karşı ayakta durabilmek için hükümetten 'özel teşvik' talebinde bulunuyor.

İÇ PAZARA ÖNLEM
2018'de yeni otomobil satışları son 15 yılın en düşük seviyelerinde gerçekleşirken, uzatılan ÖTV ve KDV indirimlerine rağmen otomotiv pazarı yüzde 35 daraldı.

Otomotiv Sanayi Derneği (OSB) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, ABD ile Çin arasında başlayan ticaret savaşları ve korumacılık eğilimlerinin yansıra, Türkiye'nin en önemli ihracat pazarı olan AB'de pazar büyümesinin yavaşlaması ve Brexit sürecinin Türk şirketler için 2019'da çok kritik hale geleceğini söylüyor.

Yenigün, "Bunların yanında iç pazarda büyüme trendinin yeniden oluşması, en önemli gündem maddelerimizden biri olacak. Tüm bu veriler çerçevesinde, 2019'da sanayimizin ihtiyacı olan destek ve teşvikler var" diyor.

Haydar Yenigün, özellikle iç pazarın büyümesi için bir an önce tedbir almak gerektiğinin altını çiziyor. Kamu alımlarında otomobillere uygulanan menşe imtiyazının ticari araçlara genişletilmesi, yatırım teşvik mevzuatında iyileştirme yapılması ve biriken KDV alacaklarının daha hızlı ödenmesini talep ettiklerini vurgulayan Yenigün, şöyle konuşuyor: "İthalata karşı yerli üretimin rekabet kaybı yaşadığı alanlarda iyileştirme yapılması gerekiyor.

Örneğin üretim girdilerine getirilen ilave gümrük vergisi, ek mali yükümlülük ve diğer koruma önlemlerinin otomotiv sanayi rekabetçiliğini bozmayacak şekilde uygulanması, mükerrer ÖTV uygulamasına çözüm getirilmesini talep ediyoruz."

YERLİ ÜRETİME DESTEK
2018 yılında ihracatını en çok artıran sektörlerden biri olan makine sektörü de 2019 için özel teşvik isteyen sektörlerden biri. Geçen yıl yüzde 15,5 artışla 17,1 milyar dolar ihracata imza attıklarını kaydeden Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu, "Türkiye sanayii artık yeni bir sayfa açmalı ve dövizle borçlanarak makine ithal etme anlayışı tamamen bırakmalı" diyor.

Türkiye'nin makine ithalatı nedeniyle 10 milyar dolar dış ticareti açığı verdiğine dikkat çeken Karavelioğlu, şunları söylüyor: "Teşvik mekanizmasının yerli makine ve teknolojiye ayrıcalık tanıyacak şekilde revize edilmesi gerektiğine inanıyoruz.

Özel maksatlı makineler üretmeye ve niş alanlarda teknoloji geliştirmeye uygun bir sektörel yapımız var. Mevzuatta yapılacak iyileşme, makine imalatçılarının AR-Ge yatırımlarını daha da artıracaktır."

ÖZEL TEDBİR ALINMALI
İç talepteki gerilemeden en çok etkilenen kesimlerden biri olan ev ve mutfak eşyaları sanayicileri de 2019'da yaşanacak sıkıntılara karşı daha spesifik ve özel tedbirler uygulanması gerektiği görüşünde.

Ev ve Mutfak Eşyaları Sanayicileri ve İhracatçıları Derneği (EVSİD) Başkanı Burak Önder, "Kısa vadeli çözümler yerine biraz daha orta ve uzun vadeli teşvik sistemini ortaya koymak gerektiğini düşünüyoruz.

Özellikle orta-yüksek teknoloji ürünleri imal ve ihraç eden firmaları teşvik etmek önemli" diyor. Firmaların tasarım teşviklerini kullanabilecekleri, özellikle KOBİ düzeyindeki firmaların bu kültürü edinmeleri için farklı bir 'tasarım teşvik modeli' üzerinde çalışılması gerektiğinin altını çizen Önder, şunları söylüyor:

"Ne yazık ki, ekonomik sıkıntıların olduğu dönemde firmalarımızın ilk kestiği harcamaların başında pazarlama faaliyetleri geliyor. Bunun önüne bu dönemde geçmek için, fuar, heyet, pazar araştırması gibi teşviklerinin mümkün olduğu kadar hızlı şekilde firmalarımıza dönüşünü sağlamak; bu dönemde firmaları rahatlatacaktır."

KDV İADELERİ SORUNU
Türkiye ekonomisini hem ihracat hem de istihdamda sırtlayan sektörlerden biri olan tekstilde ise özellikle nitelikli eleman ve tekstil mühendisi eksiğine karşı harekete geçilmesi talebi öne çıkıyor.

İstanbul Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçılar Birliği (İTHİB) Başkanı Ahmet Öksüz, yeni dönemde Türkiye Tekstil İşverenleri Sendikası ve YÖK işbirliği ile gençlerin tekstil mühendisliğini tercih edebilmeleri için cazip fırsatlar yaratmayı hedeflediklerini söylüyor.

Dünya'nın en büyük yedinci, AB'nin en büyük ikinci tedarikçisi olan tekstil ve hammaddeleri sektörünün küresel ölçekteki başarısını kaybetmemesi için tekstilin Serbest Ticaret Anlaşmaları (STA) kapsamı dışına çıkarılması gerektiğini ifade eden Öksüz, "Ayrıca KDV iadelerinin sağlanması, elektrik ve doğalgaz fiyatlarına ilişkin açıklanan yüzde 10'luk indirimin sanayide de uygulanması ve ilave asgari ücret desteklerinin sağlanması; rekabetçi gücümüzü arttırmada önemli bir rol oynayacaktır" diye konuşuyor.

İstanbul Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği (İDMİB) Başkanı Mustafa Şenocak ise 2019 yılında 2 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek deri ve deri mamulleri ihracatını hedeflediklerini söylüyor.

Şenocak, sektörün başlıca talebinin ihtiyaç fazlası yatırımların önüne geçilmesi ve kurulu kapasitelerin uluslararası kriterlere de uygun olarak üretim yapmasına yönelik mekanizmaların oluşturulması olduğunu kaydediyor.

ADNAN ASLAN ÇELİK İHRACATÇILARI BİRLİĞİ BAŞKANI
"KORUMACILIĞA KARŞI MÜCADELE SÜRMELİ"
“Dünya Ticaret Örgütü kuralları çerçevesinde ticaret gerçekleştiren Türk çelik sektörümüz, Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu (AKÇT) mevzuatının da gerektirdiği üzere devletten herhangi bir teşvik ve destek almıyor.

Türk çelik sektörü olarak devletten beklentimiz; korumacılık önlemleri sebebiyle ABD, Avrupa Birliği, Kanada gibi ülke ve bölgelerde yaşadığımız sorunların çözümüneyönelikyürütülmekte olan girişimlerin artarak sürdürülmesi.

Hali hazırda devam eden Türkiye Korunma Önlemi Soruşturması'nda varılacak nihai kararın, bahsi geçen ülkelerin iç pazarımızda ve ihracatımızda yarattığı tehlikeli etkiyi bertaraf edecek şekilde sonuçlanacağını umuyoruz.”