TCMB 24 Temmuz'da faiz artırır mı?

17 Temmuz 2018
Yeni kabinenin açıklanması ile birlikte, Türk varlıklarında önemli satışlar gündeme geldi. Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak'ın MB bağımsızlığı vurgusuna rağmen piyasa satışları sürdü. Gözler 24 Temmuz'daki TCMB toplantısında...

TALİP YILMAZ
tyilmaz@ekonomist.com.tr

Genel seçimler ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından gözler açıklanacak yeni kabineye çevrildi. Pazartesi günü akşam geç saatlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan kabineyle birlikte özellikle yurtdışı döviz piyasasında sert hareketler gördük.

Dolar/TL yurtdışı piyasalarda 4,9738 ile rekor seviyeleri test etti. 10 yıllık tahvil faizi yüzde 18,00'in üzerine çıkarak rekor kırarken, iki yıllık gösterge faizde de yüzde 22,38 seviyeleri test edildi.

Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın mali disiplinden taviz vermeden istikrarlı büyümenin süreceğini, Merkez Bankası'nın bağımsızlığını vurgulamasına rağmen, yabancı yatırımcılar, tahvil satıp döviz alarak çıkışlarını sürdürdü.



500 BAZ PUAN ARTIRDI
Piyasalarda yaşanan dalgalanmalar sonrasında gözler ilk olarak 24 Temmuz'da yapılacak Merkez Bankası PPK toplantısına çevrilmiş durumda. Hatırlanacağı üzere Merkez Bankası, bu yıl biri olağanüstü toplantıda olmak üzere üç kez politika faizini artırdı. Toplamda 500 baz puan artışla politika faizi yüzde 17,75 seviyesine çıkarken, sadeleşme adımları da atıldı.

Haziran ayı enflasyon rakamının yüzde 15,39 olması ve yükseliş eğiliminin devam edeceği endişeleri ve son olarak kurdaki hareketlilikle birlikte Merkez Bankası'nın 24 Temmuz'daki toplantısında faizi artıracağına yönelik beklentiler oluştu. Yapılan değerlendirmelerde 50-100 baz puan gibi bir faiz artırımından söz ediliyor.



HÜKÜMETTEN BEKLENTİLER
Piyasa oyuncuları yeni hükümetten özellikle yapısal reformlar ve kamu mali disiplini konusunda somut adımlar atmasını bekliyor. Yeni dönemde ekonomik reformların devreye alınıp alınmaması durumu ön planda olacaktır. Özellikle, enflasyon gibi, cari işlemler dengesi gibi majör konularda çözüme ilişkin hızlı adımlar atılması beklentileri mevcut. Çünkü piyasaya sürekli mesajı verilen yapısal reformlar, ilgili kalemlerde iyileşme açısından kritik önemde.

ABD ile Çin dış ticaret savaşının genişleyeceği endişesi ile dünyada riskli varlıklarının elden çıkarılma eğiliminde olduğunu belirten İş Yatırım analistleri, emin liman olarak görülen altın, İsviçre Frangı, Yen ve dolar dışında neredeyse tüm varlık gruplarının değer kaybettiğini belirtiyor. İçerde ise küresel risk iştahına duyarlı Türkiye varlıklarının küresel satış dalgasından en çok hasar görenler arasında yer aldığı görülüyor.

İş Yatırım uzmanları "Açıklanan kabinede Mehmet Şimşek, Naci Ağbal gibi isimlerin olmamasını piyasa dostu politikalardan uzaklaşılacağının işareti olarak gören Türkiye varlıklarında sert kayıplar görüldü. Ancak biz zarfa değil mazrufa bakmayı tercih ediyoruz. Piyasaların ihtiyacı olan doğru politikaların uygulanması önemli. Bekleyip göreceğiz" değerlendirmesini yaptı.

ÇIKARIM İÇİN ERKEN
Turkish Yatırım Araştırma Bölüm Başkanı Mehmet Baki Atılal'ın analizine göre TCMB'nin başkan ve yardımcılarının atanmasını ve görev sürelerini düzenleyen değişiklikle, piyasalarda satışlar gelmeye başladı. Satış süreci, yeni bakanlar kurulunun açıklanmasını takiben özellikle yabancı kurumlar bazında artarak devam etti.

Türkiye'deki yeni bakanlar kurulu atamaları hakkında çıkarımda bulunmak için erken olduğunu kaydeden Atılal, "Yeni Maliye ve Hazine Bakanı net Ortodoks mesajlar vermesine rağmen yabancıların satışlarının devam ettiğini gördük" diyor.

ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının tırmanacağı, yayılacağı endişesi, gelişmekte olan ülke piyasalarından çıkışa ve para birimlerinde de değer kaybına neden oluyor. Ek olarak bizde devam eden hisse tarafındaki yabancı satışı ve kurun oynaklığı artarak yeniden 4,85'lere çıktı. Bu ortamın enflasyon beklentilerinde bozulmaya neden olacağını söyleyen Baki Atılal, yükselen enflasyon sürecinin üç ay daha devam edeceğini ve yıl sonu enflasyon beklentilerinin de yukarı çekildiğini söylüyor.

KUR NEREYE?
Atılal, bu atmosferde mevcut durumda fiyatlamaların 75-100 baz puanlık bir artışa işaret ettiğini belirtiyor. Kurun 4,85 seviyesinde olduğunu hatırlatan Atılal sözlerine şöyle devam ediyor: "Yurtiçi piyasalar kapalı bile olsa hafta içinde 4,97'leri gördük.

Hissede satış, tahvil tarafındaki satışla birleşince 'likidi-tasyon sorunu' ortaya çıkıyor. Tahvilde alıcı bulunamayınca daha yüksek tahvil faizinde satış, bu satış da daha yüksek kur sarmalına sokuyor. Birçok bilinmeyeni içinde barından dolar/TL'de 4,85'in üzerinde kalınması durumunda grafiklerde 4,72- 5,12 bant riski var."

Piyasalarda beklentilerin bozuk olduğunu söyleyen Ata Portföy Genel Müdürü Mehmet Gerz ise "Ekonomi yönetimi ve TCMB güven veremezse, dolar kurunun 5'in üstüne çıkması da muhtemel. Bu seviye piyasa psikolojisi açısından önem taşıyor" diyor. Yatırımcılara portföylerinde panikle değişiklik yapmamaları tavsiyesinde bulunan Mehmet Gerz, yüksek mevduat faiziyle birlikte değeri çok düşen 'blue chip' hisselerde kademeli alımlar yapılabileceği yorumunu yapıyor. Yine buna uygun yönetilen hisse senedi fonlarının tercih edilebileceğini belirtiyor.

MEHMET GERZ ATA PORTFOY GENEL MÜDÜRÜ
"FAİZ ARTIŞI MB'NİN BAĞIMSIZLIĞININ GÖSTERGESİ"
"Yabancı satışları geçen hafta panik düzeye ulaştı çünkü yeni kabine açıklamasından sonra, ekonomi politikasına dair belirsizlik zirve yaptı. Türkiye'nin yükselen enflasyonu ve cari açığı düşürmek için temkinli bir yumuşak iniş politikası uygulaması gerek.

Ancak, yeni hükümetin bu çerçeveyi ne derece benimsediğini Orta Vadeli Plan'da (OVP) yer alacak büyüme hedefinden göreceğiz. Döviz kurunun hem seviyesi hem de dalgalanmasının artması, enflasyon beklentilerini daha da bozduğu için TCMB'nin 24 Temmuz'da tekrar faiz artırması gerekecek. Faiz artışının seviyesi ise TCMB'nin bağımsız karar almasının bir ölçüsü olarak görülecek."