TCMB’den kararlı duruş

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yeni başkan Fatih Kara-han yönetiminde ilk faiz kararını 22 Şubat'ta açıkladı.

05 Mart 2024

Buna göre, TCMB sekiz ay sonra ilk kez politika faizinde artışa gitmedi ve faizi yüzde 45 seviyesinde sabit bıraktı. Karar sonrası yapılan açıklamada ise “Para politikasındaki kararlı duruş, dezenflasyonun ana unsurlarından olan Türk Lirası reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdürecektir" cümlesi dikkat çekti. Bundan sonraki süreçte, 31 Mart yerel seçimlerine kadar faizde herhangi bir hamle beklenmiyor. 

Seçim sonrası ise nasıl bir yol izleneceğine dair farklı görüşler var. En ciddi olasılık ise enflasyondaki hareketlenmeye göre faizin bir miktar daha artırılması. Faiz indiriminin ise 2024 sonu ve hatta 2025'in ilk çeyreğinde yapılması muhtemel gözüküyor.

YÜZDE 45 YETERLİ Mİ?

Merkez Bankası, 28 Mayıs seçimlerinin ardından ekonominin başına Mehmet Şimşek'in getirilmesinden sonra, haziran ayından bu yana 36,5 puanlık faiz artırımı gerçekleştirdi ve politika faizini yüzde 8,5'ten yüzde 45'e çıkardı. Ancak aynı dönemde enflasyonun da yüzde 38'den yüzde 65'e çıkması, mevcut faizin yetersiz olduğuna dair eleştirilerin artmasına neden oluyor. 

Örneğin Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı'nın (TEPAV) geçtiğimiz günlerde yayınladığı “Para Politikası Değerlendirme Notu - VI" raporunda enflasyondaki artışa dikkat çekilerek, politika faizinin daha da artırılması gerektiği vurgulandı. TEPAV raporunda, mayıs ayında enflasyonun zirveye çıkmasının beklendiği belirtilerek, Merkez Bankası'nın politika faizini yüzde 47,5'e yükseltmesi ve bunun yanı sıra yeni sıkılaştır-ma hamleleri yapması gerektiği dile getirildi.

ENFLASYON BEKLENTİSİ YÜKSELİYOR

TCMB'ye göre enflasyon mayıs ayında yüzde 70'i aşarak tepe noktayı görmüş olacak. Öte yandan Merkez Bankası'nın reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 68 katılımcıyla gerçekleştirdiği şubat ayı Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre, cari yıl sonu TÜFE artışı beklentisi de yüzde 42,04'ten yüzde 42,96'ya yükseldi. Yıl sonu dolar kuru beklentisi 40,0212 olurken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi 40,6370'ten 41,1543'e yükseldi. 12 ay sonrası için politika faizi beklentisi ise yüzde 36,62 düzeyinde oluştu.

Para Politikası Kurulu metnine yakından baktığımızda, güçlü vurgulara dayalı sözlü yönlendirmenin öne çıktığını görüyoruz. Bir önceki metinde yer alan enflasyon görünümü üzerinde belirgin ve kalıcı riskler oluşması durumunda parasal sıkılığın 'gözden geçirileceği' ifadesinin, 'para politikası duruşu sıklaştırılacaktır' olarak değiştirilmesi önemli. 

Zira bu ifade değişikliği ile TCMB, enflasyon kalıcı bir düşüş patikasına girene kadar faiz artışlarına devam edeceği taahhüdünde bulunmuş oldu. Son haftalarda artan talep ve yükselen döviz kurlarına karşı da PPK metninde para politikasında kararlı duruşun TL'nin reel değerlenme sürecine katkı vermeyi sürdüreceği ifadesi yer aldı. Bu da demek oluyor ki, Merkez Bankası kurlardaki artışın enflasyon altında seyretmesi için elindeki araçları kullanmaya devam edecek.

PROF. DR. ERHAN ASLANOĞLU / İSTANBUL TOPKAPI ÜNİVERSİTESİ

“Bir faiz artırımına daha ihtiyaç var”

"31 Mart yerel seçimleri sonrasında politika faizinin yüzde 50'ye yaklaşacak şekilde son bir kez artırılması gerekiyor. Merkez Bankası'nın faiz politikasındaki sıkı duruşunu sürdürebilmesi halinde, enflasyonla mücadelede önemli bir kazanım elde edilebilir. Türk Lirası'nın değer kazanması için ise Merkez Bankası'nın çok dikkatli hareket etmesi gerekiyor. 

Tahminim ekonomi yönetimi büyüme ve ihracatı gözden çıkaramayacağı için TL'deki değerlenme süreci zamana yayılacaktır. Faizde ise seçim sonrası bir artış yapılması doğru olur. Yüzde 45'ten yüzde 48-49'a bir artırım yapılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak faiz artırımı yapılıp yapılmayacağı konusunda hem dış koşullar hem de siyaset belirleyici olabilir.”