Yabancı yatırımcılar hangi adımları bekliyor?

Yabancı yatırımcıların TL varlıklara ilgisinin yeniden artması için ekonomide ortodoks politikalara hükümetin desteğiyle dönülmesinin gerekliliğine dikkat çekiliyor.

09 Temmuz 2023

Yabancı yatırımcıların TL varlıklara ilgisinin yeniden artması için ekonomide ortodoks politikalara hükümetin desteğiyle dönülmesinin gerekliliğine dikkat çekiliyor. Kurun cazip fiyatlarda denge bulması ve reel faizin pozitife dönmesi de beklentiler arasında.

25 Haziran - 08 Temmuz 2023 tarihli sayıdan

Geçmiş yıllarda aldıkları pozisyonlarla BİST'i yabancı yatırımcılar domine ediyordu. Borsada yabancı payının arttığı dönemler BİST-100'ün atağa geçtiği dönemlere denk gelirken yabancı satışlarının yükselmesiyle de BİST'te düşüş kaçınılmaz oluyordu. Ancak özellikle 2020'nin ikinci yarısından itibaren hem bu denge bozuldu hem de borsadaki yabancı satışları tarihi yüksek seviyelere çıktı.

YÜZDE 66'DAN YÜZDE 27'YE KADAR DÜŞTÜ

Borsadaki yabancı takas payı 2020'nin başlarında yüzde 66'larla tarihi yüksek seviyelerindeydi. Bugün yüzde 29'larda seyreden yabancı takas payında minimum seviye de bu ayın başlarında yüzde 27,43 ile görüldü. Yabancı yatırımcılar 2020'nin ortasına kadarki dönemde dolaşımdaki hisse senetlerinin yaklaşık 3'te 2'sini elinde tutarken bu oran da 3'te 1'e inmiş durumda.

Yabancı payındaki bu tarihi düşüşün aksine BİST-100 ise son üç yılda en hızlı atak dönemlerini yaşadı. 2020'nin başından 2023 Haziran ortasına kadarki süreçte; yabancı takas payı yüzde 66'dan yüzde 28'lere düşerken, 2020'ye 1.159'dan başlayan BİST ise 5.500 sınırında bulunuyor. 

Hem bu tablo hem 2020'de 2 milyona yakın olan borsadaki toplam yatırımcı sayısının bugün 5 milyonu aşması hem de bu 5 milyon yatırımcı içinde yabancının aldığı payın yaklaşık yüzde 0,40'larda kalması borsadaki yükselişin yerli yatırımcıların önderliğinde gerçekleştiğini de gözler önüne seriyor.

YABANCI, NEDEN SATIYOR?

Yabancı satışları her ne kadar 2020'den bu yana hız-lansa da yıllık bazdaki verilere baktığımızda yabancıların 2018'den itibaren satış tarafında yer aldıkları göze çarpıyor. Neden yabancılar son beş yılda, ağırlıklı olarak da son 2,5 yılda satışa geçtiler?

Ahlatcı Yatırım Genel Müdürü Tuncay Kara-han; yabancıların BİST'ten gidişinin genel olarak uygulanan ekonomi politikalarıyla alakalı olduğunu söylüyor. "Kendi bakış açılarıyla geleneksel ekonomi politikalarından farklı uygulamaları tercih etmemizin yarattığı belirsizlik, yabancı çıkışların ana etmeni olmuştu" diyen Karahan, özellikle son 1,5 yılda heterodoks ekonomi politikalarına daha fazla ağırlık verilmesiyle yabancı çıkışlarının da hız kazandığını kaydediyor.

Bu süreçte TCMB'nin bağımsızlığıyla ilgili oluşan soru işaretleri ile para ve maliye politikalarda yaşanan ani değişimin Türkiye ekonomisine ilişkin belirsizlik yaratması yabancı algısını olumsuz etkiledi. Türkiye'nin yatırım yapılabilir ülke notunu arka arkaya kaybetmesi ve kredi notu görünümünün durağana ve negatife dönmesi de sıcak para hareketini tersine çevirdi.

ÖNEM ARZ EDEN KONULAR

Önceki bakanlık döneminde yurtdışıyla iyi ilişkileri olan, yabancılar tarafından sevildiği algısına sahip Mehmet Şimşek'in yeniden Hazine ve Maliye Bakanı olmasıyla yabancı yatırımcıların yeniden TL varlıklarla dönmesi olasılığı da sıkça konuşuluyor. Nitekim piyasalarda yeni ekonomi yönetimiyle birlikte TCMB'nin politika değişikliğine giderek faiz artışı yapacağı beklentisi de oluştu. 

22 Haziran'daki Para Politikası Kurulu'nda da TCMB politika faizini, piyasadaki ağırlıklı beklentinin altında, 650 baz puan artırarak yüzde 15'e yükseltti. Yabancı yatırımcıların, atılan bu adımı ortodoks politikalara geçişin bir işareti olarak okuyarak TL varlıklara ilgilerini artırabileceği öngörülüyor. Ancak bu sürecin çok hızlı ve kolay olmayacağının da altı çiziliyor.

A1 Capital Genel Müdür Yardımcısı Baki Atılal; yabancı yatırımcı açısından büyük önem taşıyan konuları; tarihi düşüş seviyedeki net uluslararası rezervlere, yüksek enflasyona, cari denge ile bütçe dengesinde artan çift açık riskini düşürmeye ve Kur Korumalı Mevduat'a (KKM) ilişkin atılacak adımlar olduğunu söylüyor. 

Atılal, hem makro ihtiyati önlemlerle hem de regülasyonlarla sıkışmış ve kredi arzının neredeyse durduğu bankacılık sektörüne yönelik hamlelerin de yabancıların radarında olduğunun altını çiziyor.

HÜKÜMET DESTEKLEYECEK Mİ?

Mehmet Şimşek hamlesinin yabancı yatırımcılarının ilgisini hafif artırdığını kaydeden Dinamik Yatırım Başekonomisti Enver Erkan; "Ancak mevcut hükümetin, önceki söylemlerini baz aldığımızda, ortodoks politikalardan yana olmayan anlayışı özellikle uzun vadeli yatırım yapan yabancılar açısından soru işareti olmaya devam ediyor" diyor. 

Erkan'a göre; yabancı yatırımcıların ilgisinin artabilmesi adına ortodoks politikalarda atılacak somut adımlar ve bu adımların hükümet tarafından desteklenmesi yabancıların en önem verdiği konular arasında olacak.

İntegral Yatırım Araştırma Müdürü Seda Yalçınkaya Özer; ekonomide atılacak adımların yeni bir hikâye yazabilecek ve yabancı ilgisini çekebilecek nitelikte olabileceğini düşünse de bunun o kadar da kolay gerçekleşmeyeceği görüşünde. 

Yalçınkaya Özer; 1,5 yıl süren yeni ekonomi modelinin tamamen ortadan kalkması ve bu politikalarla bozulan dinamiklerin iyileşmesi için yeni politikaların hayata geçirilmesinin gerekliliğine dikkat çekiyor. "Yabancı ilgisi, ekonomide ortodoks politikalar çerçevesinde alınacak adımları gördükçe artabilir" diyen Seda Yalçınkaya Özer, uzun süredir baskılanan kurun serbestlik kazanmasının da yabancı yatırımcının önünü açabileceğini belirtiyor.

"TÜRK ŞİRKETLERİ RADARA GİREBİLİR"

Ziraat Yatırım Genel Müdürü Uğur Boğday; "Kur seviyesi de önemli olmakla birlikte uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not değerlendirmeleri sermaye akımları üzerinde etkili olabilir" diyor. Daha esnek yatırım ortamının oluşması durumunda genel olarak iyi yönetilen Türk şirketlerinin yabancı yatırımcıların radarına girebileceğini öngören Boğday; benzer şekilde bir noktada Türk tahvillerinin de yatırımcı çekebileceğini sözlerine ekliyor.

DR. NURİ SEVGEN / YATIRIM FİNANSMAN DİREKTÖRÜ
"ŞİMŞEK'İN GÖREV SÜRESİNİN KISA OLMAMASI ÖNEMLİ"

"Mehmet Şimşek'in yeniden ekonomi yönetimi başına geçmesi yabancı yatırımcı açısından olumlu karşılanmış ya da karşılanacak olsa da yatırımcılar öncelikle Şimşek'in alacağı kararları izlemek isteyebilir. 

Bu adımlar;
KKM uygulamasının yumuşak şekilde sonlandırılması, dolar/TL'nin yükselişine kontrollü izin verilmesi ve bu kontrolün TCMB politika faiziyle desteklenmesi, katma değer yaratacak ürünlerin imalatında devlet teşviklerinin artırılması ve TCMB yabancı para varlığının yeniden eski seviyelerine çıkarılması olmalı. 

Mehmet Şimşek'in görev süresinin kısa olmaması da yabancı yatırımcılar için önem arz ediyor. Yabancıların beklentilerinin başında kurun cazip fiyatlarda denge bulması ve reel faizin yeniden pozitif tarafa dönmesi de bulunuyor."