Yabancılar alım için hangi yanıtları arıyor?

06 Eylül 2018
Yabancılar satışlarını artırarak sürdürüyor. Alım için finansal piyasalardaki dalgalanmanın azalması, cari açık ile enflasyonu düşürmeye ve TL'deki değer kaybını azaltmaya yönelik adımların atılması gerektiği vurgulanıyor. ABD ile ikili ilişkiler de yabancıların radarında.

CEREN ORAL
coral@ekonomist.com.tr

2018'de piyasalar yabancı yatırımcılar açısından 2017'nin aksine parlak olmayan bir tabloyla karşı karşıya bulunuyor. Borsa İstanbul'un (BİST) verilerine göre, hisse tarafında ocak ayında net 22 milyon dolarlık alım yapan yabancılar, şubatta başladıkları satış ağırlıklı işlemlere yılın ikinci yarısında da devam ediyor.

Tabloyu görmek için görsele tıklayın.



2018'in ilk yarısında yabancı yatırımcılar, toplamda 1 milyar 722 milyon dolarlık hisse satışı yaptı. Oysa 2017'nin ilk yarısında 1 milyar 633 milyon dolarlık net alım söz konusuydu.

Yabancı yatırımcıların temmuz ayında da nette 323,3 milyon dolarlık satış işlemi gerçekleştirdiği görülüyor. Böylece 2018 Ocak-Temmuz'da toplam satışlar 2 milyar 61 milyon dolara ulaşmış YUNUS KAYA bulunuyor. Yedi ayda ulaşılan bu satış rakamının 2011'in tamamındaki 2 milyar dolarlık net yabancı satış rakamını bile geride bıraktığı dikkat çekiyor.

ALINAN-SATILAN HİSSELER

Bu süreçte yabancıların en çok hangi hisselerde işlem yaptığı da önem arz ediyor. Tablomuzda bu hisseleri görebilirsiniz. Yabancıların en çok alım yaptığı ilk 10 hisse arasında sadece bir banka hissesi var. O da Albaraka Türk.

Ancak bu 10 hisseden sekizinin negatif getiri elde etmesi, altı çizilmesi gereken bir diğer nokta. Satışta ise Garanti Bankası, Halkbank, İş Bankası C ve Vakıfbank olmak üzere dört banka hissesi yer alıyor. 2017'de yabancıların sattığı ilk 10 hisse arasında hiç banka hissesi yoktu.

NEDEN BANKALAR?
17 Ağustos'ta Türkiye'nin kredi notunu Moody's Ba2 Durağan'dan Ba3 Negatif'e, S&P BB-'den B+'ya düşürdü. S&P, görünümü 'durağan' olarak belirledi. Geçen hafta ise Moody's 14 bankanın kredi notunu bir kademe, dört bankanın notunu iki kademe, iki finans kurumlunun notunu da bir kademe indirdi. Görünüm ise 'negatif' olarak belirlendi. Moody's, aşağı yönlü senaryo riskinin artmasını not indiriminin temel gerekçesi olarak açıklıyor.

Alnus Yatırım Araştırma Müdürü Yunus Kaya, kredi notu için en kolay göstergenin TL'nin değeri olduğunu söylüyor. TL değer kaybettikçe döviz borçlusunun borcunu geri ödeyebilme kapasitesi azaldığından kredi notlarının da düştüğünü kaydeden Kaya, dolar yükseldikçe banka hisselerinde satışların arttığına değiniyor.

Yunus Kaya, "Sanayi endeksi bu yılbaşından beri yüzde 4, banka endeksi yüzde 41 değer kaybetti. Üstelik analist önerileri alım yönünde olduğu halde. Çünkü bankalar kârlılıklarını sürdürüyor" diyor. Asıl sorunun henüz gözükmeyen sıkıntılar olduğunu aktaran Kaya, bilançolarda bozulma görülmezse banka hisselerinin yeniden gözde olmasını bekliyor.



YÜZDE 61,3'E GERİLEDİ
Yabancı takas oranı yılbaşından bu yana yüzde 65,7'den yüzde 61,3'e geriledi. Ahlatcı Yatırım'ın araştırma uzmanı Muammer Demir, ağustos ayında dolarda çok sert yukarı yönlü hareketlerle 550'lere varan CDS'lere (kredi risk primi) dikkat çekiyor. Demir, borsada yabancı satışlarının bu dönemde daha da yoğunlaştığını belirtiyor.

"ilk çeyreğin ardından Türkiye piyasalarının gelişen ülke piyasalarından negatif ayrıştığı bir döneme geçtik" diyen A1 Capital Araştırma Uzmanı Vahap Taştan, bu durumda ekonomik belirleyicilerin yükselen faizler ve enflasyon olduğunu, seçim sürecinin de etkileri artırdığını söylüyor. Taştan, dövizde azalan öngörülebilirliğin, finansal göstergelerdeki volatilitenin ve TL'deki değer kaybını tetik-leyen yüksek cari açığın yabancıların Türkiye algısını olumsuz etkilediğine değiniyor.

ALIM MÜMKÜN MÜ?
Peki, yabancı yatırımcılar sıcak para ihtiyacı yüksek Türkiye piyasasında alıma döner mi? Ahlatcı Yatırım'dan Muammer Demir, ABD ile ilişkilerde düzelmeler olur ve sınırda artan jeopolitik riskler azalırsa yabancıların tekrar Türkiye pazarını öne çıkarabileceğini düşünüyor. Demir, Orta Vadeli Program (OVP) ve yapısal reformlara yönelik adımların da yabancılar için önemli olduğunu vurguluyor.

A1 Capital'den Vahap Taştan, yabancıların enflasyonla mücadelede ekonomi yönetiminin tutumunu izlediğinin ve piyasanın maliye politikasındaki sıkılığı görmek isteyeceğinin altını çiziyor. Türkiye varlıklarının ucuz olsa da yabancıların ilgisini çekecek kadar cazip görünüm sunmadığı görüşündeki Taştan, "Bu algıyı kırarsak BİST-100 için 100.000 üzerinde yeni bir hikâye mümkün olacak" diyor.

İC BORÇLANMA SENETLERİNDE DE SATIŞ VAR
Yabancı yatırımcıların hissedeki satışlara ek olarak devlet iç borçlanma senetlerinde de (DİBS) 2018 itibarıyla son yılların en hızlı satışını yapması da önemli bir ayrıntı. TCMB'nin verilerine göre, yabancıların elinde 2005'in başında 12,4 milyar dolarlık DİBS varken bu rakam 1 Ağustos 2008'de 32,3 milyar dolara, 22 Nisan 2011'de 44,2 milyar dolara, 10 Mayıs 2013'te 71,8 milyar dolarla rekora ulaştı.

25 Temmuz 2014'te 57 milyar dolara gerileyen yurtdışı yerleşiklerin elindeki DİBS miktarı, 16 Ocak 2015'te 53,9 milyar dolara, 15 Temmuz 2016'da 37,7 milyar dolara, 22 Eylül 2017'de 34,6 milyar dolara düştü. Son verilere göre ise 10 Ağustos itibarıyla yabancıların DİBS stoku 17,8 milyar dolar seviyelerinde. Bu da 2009'daki 15,4 milyar dolarlık DİBS stokunun ardından son dokuz yılın en düşük rakamı.

YABANCI KURUMLAR NE DİYOR?
• "Türkiye'de çalkantı, çözüme kavuşmayan ekonomik sorunlar nedeniyle sürüyor" diyen JP Morgan ekonomistleri, Türkiye'de dipten alım için çok erken olduğu görüşünü paylaşıyor. JP Morgan, OVP'nin ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Para Politikası Kurulu'nun (PPK) kredibilite ve piyasa güveninin yeniden inşasında anahtar olacağını vurguluyor.

• Citibank stratejistleri ise yatırımcılarına üç aylık forward işlemleri aracılığıyla Euro ve dolar sepetine karşı TL'de satış yapmalarını tavsiye ediyor. Stratejistler, bu tavsiyeye gerekçe olarak ağustos ayı enflasyon verisinin yukarı yönlü sürpriz yapması beklentisini gösteriyor.